Kumarın zararları

Yazar: Haziran 24th, 2010 in Ruhsal Sağlık by admin

Cevaplayan: candle
Günümüzde kumar, tüm dünyada oldukça yaygın olan, hatta birçok kişi için bir tür eğlence sayılan bir sektör haline gelmiştir. İnsanlar kumara çok büyük miktarlarda paralar harcamaktadırlar. Öyle ki, sırf zevk için yapılan bu para tüketimi, birçok muhtaç insanın refaha kavuşmasına yetecek boyutlardadır.

Oysa kumarın insanlara ne kadar büyük zararlar verdiğini her gün gazetelerde ve televizyonlarda, görmek mümkündür. Kumar borcu yüzünden intihar eden, her şeyini kaybettiği için ailesi dağılan, senelerce uğraşıp kazandığı mal varlığını birkaç saat içinde tamamen kaybedip bunalıma giren, bundan dolayı gözünü kırpmadan cinayet işleyebilen insanların haberleri her gün karşımıza çıkmaktadır. Yıkılan ailelerin, parçalanmış evliliklerin, haksız yolla kazanılan paraların üzerine bina edilen bu sektör, ahlaki dejenerasyonun çok önemli bir örneğidir. Günümüzde sadece reel değil sanal ortamlarda da kumar oynanmakta ve bu durum gün geçtikçe daha büyük yıkımlara yol açmaktadır.

Histeri

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık by admin

Konversiyonun kelime anlamı döndürmedir.
77
Konversiyon bozukluğu, altta yatan organik bir neden bulunmaksızın ortaya çıkan, bayılma, felç olma ve duyu kaybı gibi nörolojik belirtilerdir. Hastalar sorunlarının ruhsal olduğunun farkında değildir ve istemli olarak bu belirtileri kontrol edemezler, yani belirtiler bilinçli olarak ortaya çıkmaz. Konversiyon bozukluğu çok eski çağlardan beri bilinmektedir. Halk dilinde histeri olarak geçer. M.Ö. 400 yıllarında Mısırlılarda bu hastalığın belirtileri tanımlanmış ve nedeninin beden içinde dolaşan rahim olduğu ileri sürülmüştür. Konversiyon terimini ilk kullanan Freud’dur. Freud’a göre bilinç dışında bastırılmış ve rahatsızlık veren düşünceler döndürme mekanizmasını kullanmak suretiyle bu hastalığa neden olmaktadır. Bu hastalık kişinin ruhsal sıkıntısının beden diliyle ifade edilmesi olarak ta yorumlanabilir.

Zeka GeriliÄŸi

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık by admin

Zeka Geriliği Bir insanın toplumsal yaşamını etkileyecek derecede normalin altında zeka seviyesine sahip olması durumuna verilen isim. Zeka geriliğine sahip insanlar sırasıyla idiyot, embesil ve moron şeklinde sınıflandırılırlar.

Zekâ geriliğinin sebepleri:

1. İrsî (soyaçekim) zekâ gerilikleri: Hafif derecedeki zekâ geriliklerinin büyük bir kısmını bu grup meydana getirir. Anne ve babanın geri zekalı olması hâlinde çocuk da geri zekâlı olabilecektir. Alkolizm, toksikomani, aşırı yaşlılık buna etken olabilir.
69
2. Gebelik sırasında annenin ve bebeğin karşılaştığı tehlikeler, önemli birer sebep sayılabilir: Çocuğu düşürme denemeleri, özellikle hâmileliğin ilk üç ayında annenin kızamıkçık, çiçek, toksopalsmosis, kabakulak, kızamık, çocuk felci, su çiçeği, mikrobik sarılık, grip, boğmaca, tifüs, kızıl, sıtma geçirmesi gibi. Bu hastalıklardan birine yakalanan kadının, doğacak çocuğunun muhakkak geri zekâlı olması söz konusu değildir. Gebelikte röntgen çektirme, sigara ve alkol kullanma yine zekâ geriliğine sebep olabilir.

3. Doğum sırasında çocuğun beyninin zedelenmesi, beynin oksijensiz kalması yine önemli sebeplerdendir.

4. Dört-beş yaşına kadar beyin ve sinir sistemi hızlı bir olgunlaşma (tekâmül) hâlindedir. Bu olgunlaşmayı engelleyen sebepler (enfeksiyonlar, kafa travmaları ve zehirlenmeler), zekâ gelişiminin duraklamasına veya aksamasına yol açabilirler. Beynin, daha çok virüs adı verilen mikroplarla ortaya çıkan, ansefalit dediğimiz iltihâbî hastalığında hayâtî tehlikeleri olabilir. Hastalığı atlatanların bir çoğunda zekâ geriliği görülür. Küçük yaşlardaki boğmaca diğer bir sebeptir. Menenjit, ciddî kafa darbeleri, ağır orta kulak iltihapları, beyni etkileyen zehirlenmeler zekâ geriliğine yol açabilirler.

Panik Atak

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık by admin

Yeterince nefes alamadığınızı hissediyorsunuz, kalbiniz yerinden fırlayacakmış gibi atıyor, içiniz sıkışıyor. Herkesin günlük yaşamında yaptığı bazı şeyleri yapamıyorsunuz; süpermarkete ya da sinemaya gitmek, uçağa ya da asansöre binmek gibi. Kaygılanıp, korkuyorsunuz. Korkularınızın herhangi mantıklı bir nedeni olmadığını biliyorsunuz ama yine de bu duygunuzla başedemiyorsunuz. Aklınızı yitireceğinizi, tümüyle kontolünüzü kaybedeceğinizi, bayılacağınızı hatta kalp kirzi geçirip öleceğinizi düşünüyorsunuz. Yalnız değilsiniz!

510
Panik atak aşağıda sayılan 13 bedensel ve bilişsel belirtilerden en az dördünün eşlik ettiği yoğun korku ve rahatsızlık hissidir.

Paranoya

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık by admin

Paranoya
Paranoya Büyüklük, aleyhte olunma, eziyet edilme gibi hezeyanlarla kendini belli eden akıl hastalığı. Bu psikozlarda zeka korunmuştur, hissi cevaplar mantıklıdır, yanlış idrakler (halüsinasyonlar) nadiren görülür. Paranoya durumları (paranoid psikozlar) üç grup altında incelenir:

1. Paranoya: Çok nadirdir, gerçek bir olayın uygulamasının abartılması veya yanlış anlaşılması üzerine kurulan bir hezeyan sisteminin yıllar boyunca yavaş yavaş gelişmesidir. Bunlar arasında kendisini mehdi veya peygamber olarak görenler en çarpıcı örneklerdir.

2. Paranoid durumu: Paranoyadan daha sık olarak görülmekle beraber, bu da seyrek bir durumdur. Hastanın düşüncesinin çoğunu kaplayan hezeyanlar daha az düzenlidir. Kişilik paranoya durumuna göre daha az zarar görmüş olup, kişi günlük ihtiyaçlarını az çok yerine getirebilir.

3. Paranoid şizofreni: Düzensiz hezeyanlar, görme ve işitme halüsinasyonları, düşünce bozukluğu, kişilik dağılması ile kendini belli eder.

Majör depresyon

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık,Sağlık Haberleri by admin

TIBBİ BİR HASTALIK
48

Majör depresyon (klinik depresyon) tıpkı diğer hastalıklar gibi, örneğin kalp ya da mide ülseri gibi tıbbi bir hastalıktır ve özgül bir fizyolojik mekanizması vardır. Depresyonun umut verici yanı tedavi edilebilir olmasıdır. Fakat talihsiz yönü ise, depresyonda olan kişilerin çoğunun tıbbi yardım almayı düşünememeleri ve bunun sonucunda da büyük bir acı çekmeleridir.

YAYGIN BİR HASTALIK

Klinik depresyonu olan çoğu kişi kendini yalnız hisseder. Kendilerinin bu hastalıktan dolayı acı çeken tek kişi olduklarını sanırlar. Aslında klinik depresyon oldukça yaygın bir hastalıktır.

Yapılan araştırmalar her 5 kadından 1?inin ve her 10 erkekten 1?inin yaşamı boyunca bir kez depresyon geçirdiğini göstermiştir.

Katalepsi

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık by admin

Katalepsi
En karakteristik olarak katatonik şizofrenide (bkz.) görülen bu durum, kas tonüsünde spesifik bir kasılma ve değişimdir. Yüz ifadesi donar ve vücut normal bir insan için zor veya imkansız olan hareketsiz bir biçim alır. Hastanın aldığı vücut biçimini değiştirmek için gösterilecek herhangi bir çaba sonucunda da hasta ya direnç gösterir (bkz. Negativizm) veya vücudunu başka bir biçime sokar (bkz. Fleksibilitas Serea).

Nevzat Tarhan’ dan Depresyon

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık,Sağlık Haberleri by admin

Prof.Dr.Nevzat Tarhan

DÜNYA SAÄžLIK TEÅžKİLATI (WHO) depresyonu geleceÄŸin en büyük saÄŸlık sorunu olarak ilan etti, ABD’de iÅŸ gücü kaybına neden olan hastalıklar sıralamasında, kalp hastalıklarında sonra ikinci sırayı depresyon alır.
311

Dünyada her gün 1000′den fazla kiÅŸi intihar ediyor. İngiltere?de intihar edenler, trafik kazalarında ölenlerden daha fazla; ABD’de her yıl eriÅŸkin nüfusun %10′u depresyon geçiriyor. Her insanın hayatının bir noktasında depresyona girme ihtimali %20′dir. Åžu anda Türkiye’de 3,5 milyon insan sözünü ettiÄŸimi depresyon hastalığına tutulmuÅŸ durumda. SaÄŸlık ocaklarına baÅŸ vuran hastaların %26′sının, depresyonda olduÄŸu belirlenmiÅŸtir.

Depresyon zayıflık, acizlik değil, bir hastalıktır. Kendisine göre tedavi yöntemleri vardır. Asıl önemli olan depresyona giden yolu kesmektir.

Anksiyete

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık by admin

Anksiyete bir sinir sistemi hastalığıdır. Anksiyete (bunaltı), hemen hemen her insan tarafından yaşanan bir duygudur.
Asıl amacı, yaşamın sürdürülmesi ve uyum davranışının gelişimini sağlamaktır. Ancak bir yere kadar sağlıklı olan bu duygunun yaşanması, bir noktadan sonra kişinin yaşamını ve diğer insanlarla olan ilişkilerini olumsuz olarak etkilemeye başlar. Bunaltı duygusu, olaylara içerdikleri tehlikelerle orantısız, uygunsuz ve abartılmış yanıtlar verilmesine neden olur.
218
Bunaltı, çeşitli bedensel ve ruhsal belirtilerle kendini gösterir. Başlıca bedensel belirtiler arasında çarpıntı, kalp hızında artma, tansiyon yükselmesi veya düşmesi, yüz kızarması, nefes darlığı, yorgunluk hissi ve çabuk yorulma, titreme, karın ağrısı, bulantı-kusma, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, terleme ve ateş basması sayılabilir. Sıklıkla gözlenen ruhsal belirtiler ise, kontrolünü yitirme, aklını yitirme ve ölüm korkusudur. Tüm bu belirtiler, kişide endişe, dehşet, tedirginlik, gerginlik, sinirlilik ve çaresizlik gibi duyguların yaşanmasına neden olur.

Bunaltı, kalıtımsal, biyokimyasal, çevresel, kişisel etmenlerle ortaya çıkabildiği gibi,
çeşitli hastalıklar ve kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak da oluşabilir.

Bunaltı en sık gözlenen ruhsal belirtilerdendir. Fobiler, panik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk gibi çeşitli tipleri mevcuttur. Bunların arasında en sık karşılaşılanı fobiler, yani korkulardır.

Fobi, gerçekte tehlikeli olmayan bir nesne, etkinlik veya durumdan dolayı kişide sıkıntı yaratan ve mantıksız olan bir korku duyulması durumudur. Kişiler, kedi, köpek, böcek gibi hayvanlardan kan görmekten, yaralanma veya sakatlanmadan, doktor veya diş hekiminden, kapalı yerlerde kalmaktan, yükseklikten veya uçağa binmekten aşırı derecede korkabilirler. Bu tür durumlar, özgül fobi, yani belli bir nedeni olan aşırı korku olarak adlandırılır.

Kişinin, sosyal ortamlarda veya beceri gerektiren etkinliklerin yapılması söz konusu olduğunda, utanç duyacağı durumlara düşecek davranışlar yapabileceği korkusuyla bu tür ortamlara girmekten çekinmesi ise, sosyal fobi olarak adlandırılır. Kişiler az tanıdıkları insanların önünde konuşmaktan, yemek yemekten, toplantılarda söz almaktan kaçınmaya başlarlar.

Panik atak; aniden baÅŸlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehÅŸet içinde bırakan yoÄŸun sıkıntı ya da korku nöbetleridir. Hastalarımızın çoÄŸu zaman ‘kriz’ adını verdiÄŸi bu nöbetlere biz PANİK ATAÄžI diyoruz.

Panik bozukluÄŸu

Tekrarlayan, beklenmedik Panik Atakları ve
Ataklar arasındaki zamanlarda başka
Panik Ataklarının da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma yada
Ataklara ve olası kötü sonuçlara karşı önlem olarak ( işe gtimeme, spor, ev işi yapmama, bazı yiyecek yada içecekleri yiyip içmeme, yanında ilaç, su ,alkol, çeşitli yiyecekler taşima gibi) bazı davranış değişikliklerinin görüldüğü ruhsal bir rahatsızlıktır.
Panik atak geçirme endişesi, kişinin sosyal, mesleki ve ailevi yaşantısını önemli ölçüde etkileyebilir. Dışarı yalnız çıkmak istemeyebilir. Toplu taşıma araçlarına binmekten kaçınır. Kalabalık yerlerde bulunmak, kapalı yerlere girmek yoğun bir endişe yaratır. Kendisini emniyette ve rahat hissetmek için ilaç, kolonya, şeker gibi nesneleri yanında taşıyabilir.

Akıl Bozukluklarına Yol Açan Organik

Yazar: Haziran 27th, 2009 in Ruhsal Sağlık by admin

Gripten ve diÄŸer virüs enfeksiyonlarından sonra sık sık depresyon görülür. Bu durumun, gribin gittikçe azalarak gösterdiÄŸi bir seyir olarak deÄŸil de, “depresyon” olarak teÅŸhisi önemlidir. Bedeni zayıf düşüren baÅŸka hastalıklar da aynı etkiyi gösterebilir. DiÄŸer bozuklukların önemi ise, hastanın hayat koÅŸullarına ve kiÅŸiliÄŸine göre deÄŸiÅŸir. ÖrneÄŸin, nispeten hafif bir kalça osteoartriti, bir postacıyı hayata karşı baÅŸarısız kılarak psikiyatrik semptomlara yol açabilir. Aynı ÅŸekilde, bir hasta genel veya spesifik fizik bozukluklara karşı birtakım özel psikolojik duyarlılıklar gösterebilir. Bu durum hipokondriak bir kiÅŸilik, spesifik travmatik bir tıbbi anı, ya da özellikle yaÅŸlılarda fizik aksaklığın çok kere yol açtığı toplumdan uzaklaÅŸma gibi nedenlerden ötürü olabilir.

Ameliyat ve doÄŸum

Ameliyat ve doğum komplikasyonları olarak majör psikiyatrik hastalıklara sık rastlanır. Semptomlar ameliyat ya da doğumdan ortalama 10-14 gün sonra başgösterir. Bu tür psikiyatrik ruhsal çöküntü, başka komplikasyonlarla, kullanılan anestetik ve sepsis tipiyle ilgili görülmemiştir. Ancak, hastanın ameliyatla ilgili anksietesini yatıştırmak ya da uygun doğum-öncesi hazırlıklarını yerine getirmek yoluyla, bu durumun insidansının azaltılabileceği ispatlanmıştır. Yaşlı hastalardaki arteryel hastalık veya katarakt gibi durumlar için yapılan ameliyatların sonradan konfüzyon veya paranoid psikozlara yol açması muhtemeldir.

Santral sinir sistemindeki organik bozukluklar

Demans, yaygın lezyonlar ve vitamin yetersizliÄŸi (örneÄŸin, B12 vitamini) genellikle tipik bir “organik” akıl bozukluÄŸu biçiminde belirir. Oysa hastada, dolaylı olarak organik bozukluktan ileri gelen “fonksiyonel” semptomlar da belirebilir. Hastanın performansını ve çalışma yeteneÄŸini düşüren bir beyin tümörü, nörotik semptomların oluÅŸmasına yol açabilir. Böylece, daha önce dengeli olan ve orta yahut ileri yaÅŸta histerik veya diÄŸer nörotik semptomlarla hekime baÅŸvuran bir hastaya hemen “histerik” teÅŸhisi koyulmamalıdır. Daha önce dengeli bir kiÅŸiliÄŸe sahip bir hastada beliren bir histeri semptomunun nedenlerinin araÅŸtırılması gerekir.

Sonraki Sayfa »
Saðlýk ve Týp