Rahim ağzı kanseri nedir?, Rahim ağzı kanseri ne kadar yaygındır?, Rahim ağzı kanserinin sebebi nedir?, Rahim ağzı kanserine kimler yakalanılır?, Rahim ağzı kanserine ne zaman yakalanılır?, Rahim ağzı kanseri nasıl tespit edilir?, HPV virüsü nedir?, Nasıl bulaşıyor?, HPV virüsü bu kadar tehlikeli mi?, vs.. gibi birçok soruya yanıt bulabileceğini geniş içerikli makalemizi sizler için hazırladık…
Rahim ağzı kanseri çok kişinin sandığından daha sık görülmektedir. İsveç’te, 20-44 yaş grubundaki kadınlarda en sık rastlanan üçüncü kanser türüdür (meme ve cilt kanserinden sonra). İsveç’te her yıl yaklaşık 450 kadında rahim ağzı kanseri görülmekte olduğu, çoğu kimsenin bilmediği bir gerçektir. Rahim kanserinin kalıtsal olmadığı ve bir virüsten kaynaklandığı da çok kişi tarafından bilinmemektedir. Neyse ki rahim kanserinden etkin biçimde korunmak mümkündür. Aşağıda bu hastalık ve en iyi korunma yolları hakkında bazı bilgiler yer almaktadır.

Rahim ağzı kanseri nedir?
Rahim ağzı kanseri, rahim ağzı hücreleri kontrol edilemez biçimde büyüyüp çevre dokuları tahrip etmeye başladığında ortaya çıkar. Çoğu vakada, rahim ağzı kanseri,rahim ağzının iç ve dış yüzü arasındaki bölgede gelişme gösterir. Bu bölge, ergenlik, gebelik, doğum ve menopozda değişime uğrayan bir bölge olduğu için
daha yüksek bir hassasiyete sahiptir.
Rahim ağzı kanseri ne kadar yaygındır?
Dünyada her yıl yaklaşık yarım milyon kadında rahim ağzı kanseri görülmektedir. Bu, Avrupa’da* 15-44 yaş grubundaki kadınlar arasında en sık rastlanan ikinci kanser türüdür. İsveç’te ise her yıl yaklaşık 450 kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konmakta ve bu hastalıktan dolayı üç günde bir, birden fazla kadın (yani yılda
yaklaşık 150 kadın) hayatını kaybetmektedir.
Rahim ağzı kanserinin sebebi nedir?
Rahim ağzı kanseri bir virüsten kaynaklanır, dolayısıyla kalıtsal değildir. Bu(insan papillom virüsü) yaygın bir virüs türü olup cinsel yoldan bulaşır. Neyse ki bu virüsün yol açtığı enfeksiyonlar genellikle kendiliğinden kaybolur –virüsü taşıdığınızı dahi bilmezsiniz- ancak bazı kadınlarda virüs hücre tahribatına yol
açabilir ki, bu da ender vakalarda rahim ağzı kanserine dönüşür.
Rahim ağzı kanserine kimler yakalanılır?
Rahim ağzı kanseri cinsel temas yoldan bulaşan bir virüsten kaynaklandığından, çoğu kadın rahim ağzı kanserine yakalanma riski taşır. Neyse ki virüsü taşıyan kadınların sadece pek azında rahim ağzı kanseri gelişmektedir (İsveç’te her yıl yaklaşık 450 kadında görülür). Buna karşılık maalesef hangi kadınların bu hastalığa yakalanabileceğini önceden söylemek mümkün değildir. Bu yüzden, her kadının kendini bu virüsten bizzat koruması önemlidir.
Rahim ağzı kanserine ne zaman yakalanılır?
Rahim ağzı kanseri normalde uzun bir süreç içinde gelişir (gelişim süreci genellikle 10-15 yılı aşar) Çoğu kadında rahim ağzı kanseri 30 ile 59 yaşları arasında ortaya çıkar, ama aslında muhtemelen virüs bu kişilere daha genç yaşlarda bulaşmıştır.
Rahim ağzı kanseri nasıl tespit edilir?
Rahim ağzı kanseri, tarama olarak da bilinen PAP smear testi (jinekolojik hücre testi) ile tespit edilir. PAP testi rahim ağzındaki hücrelerin sağlıklı olup olmadığını gösterir. Bu işlem, rahim ağzındaki çözük hücrelerin küçük bir tahta çubukla toplanarak mikroskop altında incelenmesiyle yapılır. Bu şekilde, rahim ağzındaki
hücre tahribatlarının daha kansere dönüşme fırsatı bulamadan tespit edilmesi mümkündür. Ve bu hücreler ne kadar erken farkedilirse, hastalığın tedavisi de o kadar kolay olur. İsveç’teki 23 yaşından itibaren tüm kadınlara PAP smear testi hizmeti sunulmaktadır.
Hücre tahribatlarının kanser olmadığını unutmamak gerekir. Hücre tahribatlarının çoğu kendiliğinden iyileşir ve çoğu vakada tedaviyle ortadan kalkar. İsveç çapında her yıl kadınlara gönderilen servikal smear testi sonuçlarından yaklaşık 35 000’i anormal hücre gelişimi göstermektedir. İleri bir aşamaya gelmiş olan rahim ağzı kanserinin en sık görülen belirtisi, cinsel ilişki sırasında kanamadır. Pelvis ağrısı, siyatik, idrar ve barsak rahatsızlıkları ile bacak şişmesi diğer belirtilerdendir. Bu belirtilerden birisi varsa mümkün olan
en kısa zamanda doktora görünmek önem taşır. Ancak, bu belirtilerin ille de rahim ağzı kanseri anlamına gelmeyeceğini; başka nedenleri de olabileceğini unutmayın.
HPV virüsü nedir?
HPV (Human Papilloma Virus) cinsel ilişki ile geçen bir virüstür. Rahim ağzı kanseri ve kanser öncesi değişikliklerin yüzde 80’ine bu virüs neden olur. Son yıllarda önemi daha çok anlaşılan HPV virüsünün ABD’de yapılan bazı çalışmalarda, kadınların yüzde 60-70’nde mevcut olduğu görüldü ve son yıllardaki en büyük önemi rahim ağzı, vajina ve vulva kanserinde etken olmasının keşfedilmesiyle ortaya çıktı. İnsan bağışıklık sistemi bu tür enfeksiyonları bir ya da iki yıl içinde temizliyor, ancak daha dirençli HPV türleri rahim ağzı kanseri veya genital bölgede başka kanserlere yol açabiliyor.
Nasıl bulaşıyor?
Cinsel olarak aktif kadınların yüzde 50’den fazlasında HPV’nin bir ya da daha çok tipine ait enfeksiyon izlerine rastlandı. Bu enfeksiyonların çoğu da klinik belirti vermiyor. Bulaşma şekli, çoğu zaman cinsel ya da çok yakın tensel temas olabiliyor. Kolaylaştırıcı faktörler olarak bölgenin nemliliği ve dokuda harabiyet sayılabilir. Ayrıca, gebelik, AIDS, kortizon tedavisi gibi kişinin bağışıklık sisteminin çok iyi çalışmadığı durumlarda hastalık hızla ve çok yaygın olarak seyredebiliyor.
HPV virüsü bu kadar tehlikeli mi?
Tüm dünyada kadınlar arasında kanserden kaynaklanan ölümlerin ikinci en yaygın nedeni olan rahim ağzı kanseri, her yıl yaklaşık yarım milyon teşhis ve 240 bin ölümle sonuçlanıyor. Ayrıca, düşük dereceli riske sahip belirli HPV tipleri, genital siğillere ve anormal Pap sonuçlarına yol açabiliyor. Her yıl dünya çapında yaklaşık 32 milyon genital siğil vakası ortaya çıkıyor. ABD’de, her yıl yaklaşık 15 bin kadın, rahim ağzı kanserine yakalanırken, bunlardan yaklaşık 6 bini ölüyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise bu problem çok daha büyük, çünkü kadınlar kansere yol açan ajanların gelişimini hastalığa yakalanmadan kontrol ettirmiyorlar ve bu da her yıl binlerce kadının ölümüne yol açıyor.
HPV virüs türlerinin hepsi kansere yol açıyor mu?
HPV’nin bazı türleri kansere yol açarken, diğerleriyse cinsel hastalıklara yol açıyor.
Yeni piyasaya çıkan HPV aşısı koruma amaçlı mı?
Genel olarak koruma amaçlı bir aşı olup, HPV 6, 11, 16, 18 tiplerine maruz kalmamış kadınlarda, rahim ağzı kanserine karşı yüzde 100 koruma sağlar.
Aşıyı herkes olabilecek mi?
Şu an 9 – 26 yaş grubundaki kadınlar, aşının uygulanabileceği grubu oluşturuyor. İlerleyen dönemlerde ise 26 yaş üstü kadınlar için ve erkekler için de aşının kullanılması planlanıyor.
HPV’si olan her kadına aşı önerilecek mi?
Öncelikle, aşının HPV ile temas öncesi uygulanması öneriliyor. Öte yandan çalışmalarda aşının içinde bulunan dört HPV tipinden herhangi bir tanesine maruz kalmış kişilerde aşılama sonrası aşının içinde bulunan diğer tiplere karşı koruma sağladığı gözlenmiş.
Kanserden kaçınmak için neler yapılabilir?
Rahim ağızı kanserinin ortadan kaldırılması için bir kadının yaşamı boyunca üç ayrı yaklaşımın benimsenmesi gerekir. İlki, ergenler için davranışsal eğitimdir (diğer müdahalelerin yanı sıra cinsel ilişkiden kaçınma). İkincisi, aşılanmadır. Üçüncüsü ise rahim ağızı kanserinin erken teşhisi ve önlenmesinde gerekli ve değerli bir araç olmaya devam edecek olan Pap taramasıdır.
Aşının etkili olması için kaç kere yapılması gerekiyor?
9 – 26 yaş arasındaki bayanlara 0 – 2. ve 6. aylarda 3 doz olarak uygulanıyor.
Aşı uygulandıktan ne kadar süre sonra etkisini gösteriyor?
Aşının uygulanması ile HPV’ye karşı oluşan antikor düzeyleri ölçülür.
Uzun süreli takip çalışmalarında da aşı alan gruptaki HPV enfeksiyonları ile plasebo alan gruptaki HPV enfeksiyonları kıyaslanır ve böylelikle klinik etkinlik ortaya çıkar.
Şu an eldeki verilere göre, aşı 5 yıl boyunca etkili düzeyde antikor yanıtı oluşturuyor.
Çalışmalar koruyuculuk süresi üzerinde halen devam ediyor ve ilk veriler 5 yıldan daha uzun süreli korumayı vaat ediyor.
Aşı hangi HPV tiplerine karşı koruma sağlıyor?
Aşı HPV 6, 11, 16, 18 tiplerini içeriyorr. HPV 16 ve 18 dünya üzerindeki rahim ağzı kanserlerinin yüzde 70’den fazlasına neden olurken, HPV 6 ve 11 ise dünya üzerindeki genital siğillerin yüzde 90’nından fazlasında sorumlu tutuluyor.
Türkiye’de rahim ağzı kanseri görülme sıklığı nedir?
Dünya çapında toplanan GLOBOCAN verilerine göre ülkemiz, rahim ağzı kanser sıklığı 100 bin’de 9,3’den düşük olan ülkeler grubunda yer alıyor. T.C. Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi verilere göre bir lokal çalışmada, rahim ağzı kanseri sıklığının yaklaşık 100 bin’de 5 olduğu tahmin ediliyor. Dünya çapında konuya bakacak olursak, yılda yaklaşık 500 bin kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konulup, yine yaklaşık 250 bin kadın bu kanser nedeni ile hayatını kaybediyor. Kabaca bir hesapla her 2 dakikada bir kadın, bu hastalıktan yaşamını yitiriyor.
Yeni MSD aşısını ne zaman yaptırabileceğiz?
MSD aşısı, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından 9 Haziran 2006 tarihinde onaylandı. Yeni MSD aşısı için yapılan başvurular halen beş kıtada, ülkelerin ruhsatlandırma kurumlarında değerlendirme aşamasında. Ruhsat başvurusu yapan ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor.