Kalp krizi için yeni önlemler

Yazar: Ocak 19th, 2011 in Kalp Sağlığı by admin

3 milyondan fazla kişinin kalp hastası olması ve her yıl bu rakama 4 yüz bine yakın hastanın eklenmesi üzerine Sağlık Bakanlığı, kalp merkezleriyle ilgili planlamaya giderek yeni merkezler kuracak.
Açık kalp ameliyatı yapılan merkezlerin bölgesel dağılım ve erişim açısından yetersiz olması nedeniyle yeni merkezler açmayı planlayan bakanlık,

Kalbin gerçek dostu balık!

Yazar: Mart 6th, 2010 in Kalp Sağlığı by kartal

Balık içerdiği koruyucu yağ asidi ile kalp hastalarının sofralarından eksik etmemesi gereken gıdaların başında geliyor. Balıkta herkes için yararlı B, A ve D vitaminlerinden bol miktarda var…
blk
İçerdiği koruyucu yağ asidi ile balık kalp hastaları için önemli bir besindir.
A balığı kalp hastaları için kırmızı ve beyaz etten daha yararlı. Bol miktarda B, A ve D vitamini bulunan balık her yaşta insan için çok besleyicidir.

‘Balıkta doymamış yağ asitleri fazla. İçerdiği koruyucu yağ asidi ile balık, kalp hastalarının tercih etmesi gereken bir gıda. Bu özelliği ile tam bir kalp dostu. Balık üstelik kolestrol açısından da fakir bir et. Bu açıdan kırmızı ve beyaz etten daha sağlıklı olan balık, sağlıklı bir kalp için düzenli olarak tüketilmelidir.
Balıktan istenen faydanın sağlanabilmesi için pişirilmesine de dikkat etmek gerekir. Balığı ızgarada ya da fırında pişirmek daha sağlıklı. Yağda kızartıldığı zaman kolestrol ve yağ oranı artıyor. Avantajını kaybediyor.

Kalp hastalıkları

Yazar: Ağustos 12th, 2009 in Kalp Sağlığı by admin

59

Kalp hastalıklarından korunmada ve tedavide beslenmenin önemli rolü vardır. Başka bir deyişle, kalp sorunlarının temel se­beplerinden biri yanlış bes­lenme alışkanlıklarıdır. Bu bağlamda alabileceğimiz tedbirleri şöyle sıralayabili­riz:
* Kolesterol seviyesi düşü­rülmelidir. Kolesterolü yük­selten faktörler arasında stres, sigara, alkol ve kafein de vardır. Bunlara dikkat et­mek şarttır. Yüksek koleste­role karşı sarımsak, yulaf,arpa, soğan, fasulye,mercimek, nohut, bezelye, elma gibi kanda bu maddenin artmasını engelleyen gıdalardan bolca tüketmek gerekir Alkolden uzak durmalıdır.
* Hayvansal yağlardan uzak durma­lı, zeytinyağı tercih edilmelidir.
* Beyaz şekerden uzak durmalıdır. Şeker, bazı insanlarda tansiyon yükselmesine sebep olabilmekte­dir.
* Fazla tuz tansiyonu yükseltebilmektedir.
* Sebze ve meyvelere ağırlık verilmelidir. Özellikle, sarımsak, so­ğan, lahana, elma, ki­raz, üzüm, limon, erik, kavun, ananas, engi­nar, tatlı biber yenme­lidir.
* Tam buğday, sızma zeytinyağı, esmer pi­rinç, kuru fasulye, bar­bunya ve ayçiçek çekir­deği gibi doğal ürünler yenmelidir.
* Düzenli ve devamlı eg­zersiz yapmalıdır.

Margarin kullanmamalıdır. Yapay olarak serteştirilen yağlar da donmuş yağlar ka­dar zararlıdır.

Yaz ve Kalp Hastalıkları

Yazar: Temmuz 20th, 2009 in Kalp Sağlığı by admin

Hazırlayan: Prof. Dr. Övsev Dörtlemez – Prof. Dr. Halis Dörtlemez
İç Hastalıkları – Kardiyoloji Uzmanı

79
Kalp Hastalarının Hastalıkları gereği yaşam boyu dikkat etmeleri gereken bazı kurallar vardır.

Bunlar çoğu kez hastalar tarafından yeni bir yaşam şekli olarak algılanır. Mümkün olduğunca da uymaya özen gösterilir

Her mevsimin kendine özgü güzelliği ve özelliği vardır. Kışın karı ve soğuğu ile yazın sıcağı ve denizi bunların başında gelir.

Kalp Hastası olan kişi yazın ve denizini çok seviyor da olsa, kendini mümkün olduğunca sıcaktan ve yaz-deniz keyfi adına yorgunluktan korumalıdır. Bu nedenle sıcağın ve koruyucu hareketlerin sakıncalarına kısaca değinmek uygun olur.

Sıcaklık ve Deri
İnsanlar içinde bulundukları ortama uyum sağlamada kendilerine yardımcı olan donanımlara sahiptirler.

Çevrenin ve kendi vücut ısınlarının durumuna uyum sağlamada deri çok önemli bir rol oynar
Deri, damarlarının durumunu ihtiyaca göre ayarlayarak damarların genişlemesi veya damarların daralmasını sağlayarak çevrenin sıcağına uyum sağlar. Kişinin sıcağa uyum göstermesinde terleme ve titremeninde önemli bir ayarlayıcı rolü vardır.

Kalbiniz çok hızlı mı atıyor?

Yazar: Temmuz 13th, 2009 in Kalp Sağlığı by admin

Görüldüğü kişilerin kalp krizi geçirme oranı normal insanlara göre çok daha yüksek olan, kalbin atım sayısının 100′ün üstünde olmasına taşikardi denilmektedir. Sigara, alkol, kafein tükemi, uykusuzluk veya stres taşikardinin oluşmasına neden olan sebeplerin başında gelmektedir.
317

Taşikardi nedir?Kalbin atım sayısının artarak, normal değerlerin üzerine çıkması haline taşikardi diyoruz. Kalbin hızı, bir dakika içindeki atım sayısıyla belirlenmektedir. Bu hızın normal değerleri, yaşa bağlı olarak değişmektedir. Yeni doğan bir çocuk için bu değerler 100 ile 140; yetişkinlerdeki normal değerlerse 60 ile 100 arasındadır. Kalbin atım sayısının 60′ın altında olmasına bradikardi, 100′ün üstünde atmasına ise taşikardi denilmektedir. Kalbin içinde uyarı üreten kalbin kendi pili diyebileceğimiz sinüs düğümü adlı bir merkez vardır. Normal atan kalpte kalp normal de atsa, taşikardik yada bradikardik de atsa ilk elektrik uyarısı bu noktadan çıkar. Bu noktadan uyarı çıkmayıp kalp içerisinde başka noktalardan elektrik uyarısı çıkması haline aritmi denir.

Kalp sağlığı sadece yağ ve kolesterole bağlı değildir

Yazar: Temmuz 12th, 2009 in Kalp Sağlığı by admin

316

Hayvansal proteinle kalp hastalığı arasında da bir ilişki vardır. Örneğin, plazma apolipoprotein B, hayvansal protein alımıyla doğru, sebze proteini (örneğin baklagiller ve yeşillikler) alı­mıyla ters orantılıdır. Apolipoprotein B seviyesi koroner kalp hastalığı ile güçlü bir biçimde ilişkilidir. Çoğu kişinin bilme­diği ise, hayvansal proteinlerin kolesterolü artırırken, bitkisel proteinlerin onu azalttığıdır.
Bilimsel araştırmalar, hayvansal proteinin kandaki koles­terol üzerindeki etkisinin Önemli olabileceğini göstermektedir. Az yağlı diyete geçiş yapanların az yağlı hayvansal ürünleri yemeyi de bırakmazlarsa, umdukları kolesterol düşüşünü ya­şamamalarının nedenlerinden biri de budur. Bu birçok kişiyi şaşırtmaktadır: Evet, az yağlı süt ürünleri ve derisi alınmış beyaz tavuk eti bile kolesterolü artırmaktadır. Bu durumla sürekli olarak

Anjioplasti

Yazar: Haziran 26th, 2009 in Kalp Sağlığı by admin

105

Balon nedir, nasıl yapılır ?
Balon yada PTCA anjionun benzeri olup tanı amaçlı değil, tedavi amaçlı yapılan bir girişimdir. Burada da aynı anjiodaki gibi hasta bayılmaz, işlem sırası aynıdır. Hastanın koroner damannın içine “guide” denilen özel tellerle girilerek, balon sönük olarak yerleştirilip darlık olan yerde şişirilerek tıkanıklık açılır. Sonra balon söndürülerek tekrar geri çekilir. İşlem vakadan vakaya, damarın yapısı ve darlığın türüne göre değişken sürelerde olur.. 15-20 dk sürebildiği gibi, daha da uzayabilir.

Kimlere yapılması gerekir ?
Balonla açılması uygun olan damar yapısı müsait olan herkese uygulanabilir.

Hasta balon öncesi hastaneye gelmeden ne yapmalı ?
* Bir gün önce banyo yapıp kasık bölgesini iyice temizlemelidir.
* Gelirken daha önceki tıbbi tetkik sonuçlarını ve bu arada koroner anjiografi rapor ve CD filmini de beraberinde getirmesi gerekir.
* Yanına pijama, terlik gibi kişisel eşyalarını da alması gerekiyor. Çünkü işlemden sonra 1 gece hastane kalması gerekebiliyor.
* Gelmeden önce sabah hafif bir kahvaltı yapması, daha sonra bir şey yememesi ve içmemesi konusunda doktorları tarafından uyarılıyor.
* Kullanmakta olduğu ilaçlar, aksi söylen mediği takdirde randevu günü de dahil olmak üzere aynen devam edebiliyor. İşlem öncesi plavix ya da ticlid adındaki ilaçları doktorun önerdiği şekilde kullanması gerekiyor.
* İşlem sırasında hasta uyanık halde oluyor, fakat rahatlamak için hemşire tarafından bir sakinleştirici ilaç uygulaması yapılıyor. İşlemin uygulanacağı kasık bölgesi veya kol temizleniyor. Hasta daha sonra katater laboratuarına alınıyor, bu sırada hastanın yakınları da bekleme odasında bekliyor.

Balon işlemi sırasında ne tür uygulamalar yapılıyor ?
Katater laboratuarına alındığında hasta üzerinde X ışını kamerası olan bir masaya yatırılıyor. Hastanın üzerinize steril bir örtü örtülüyor. Balon işlemi uygulanması sırasında doktor hastaya her basamağı anlatıp bilgilendiriyor. Kalpten alınan tüm görüntüler daha sonra incelenmek üzere bir CD’ye kaydediliyor. Dilerse hasta da bu CD kaydını evde izleyebiliyor. Kalp ritmi ve tansiyon, bu işlem sırasında sık olarak kontrol ediliyor. İşlemin bazı safhalarında doktor derin nefes almayı veya öksürmeyi yasaklıyor. Doktor işleme kasığın bir bölümünü uyuşturarak başlıyor. Eğer koldan uygulanacaksa dirsek içini uyuşturuyor. Uyuşturma işlemi sırasında kasıkta yanma veya arı sokmasına benzer bir his oluşabiliyor. Daha sonra uyuşturulan alanda bisturi ile küçük bir delik açılarak özel bir kılıf kasık atardamarına takılıyor. Rehber katater ve balon katateri daha sonra bu kılıftan içeri tıkalı damara kadar itiliyor. Rehber kataterin yerine oturabilmesi için X ışını ile görülebilen boya maddeleri kataterin içinden veriliyor ve katater tıkanma veya daralma olan damara oturtuluyor. Balon katateri daralma olan bölge içine yerleştirilerek şişiriliyor. Şişirme işle
mi esnasında hasta göğüs ağrısı hissedebiliyor. Bu ağrı, bir şeylerin ters gittiği anlamına gelmiyor. Balon şişirildiğinde halihazırda daralmış olan bölge çok kısa süreliğine tamamen tıkanıyor ve kalp kasınız, size kan akımının kesildiğini bu ağrı yoluyla anlatıyor. Ağrı oluştuğunda hastanın doktoru ağrı konusunda uyarması gerekiyor. Balon indirilir indirilmez ağrının geçmesi gerekiyor. Balon şişip damarda daralma veya tıkanmaya neden olan plağı kırıyor ve damarın daralmış kısmı ortadan kaldırılmış oluyor. Daha sonra balon indirilip balon katateri ve rehber katater çekilerek çıkartılıyor. Hastanın kasığındaki kılıf 6 saat yerinde kalıyor. Balon uygulaması damardaki darlığı ortadan kaldırarak kalp kasma daha fazla kan gitmesini sağlıyor. Bu da daha az göğüs ağrısı anlamına geliyor.

Kalp ameliyatı ve sonrası

Yazar: Haziran 26th, 2009 in Kalp Sağlığı by admin

95
Hastanedeki ilk gün nasıl geçiyor ?
Ameliyattan bir gün önce aç olarak gelen ve yatış işlemleri önceden yaptırmış hastalara kan, idrar tahlilleri, EKG, solunum fonksiyon testi ve röntgen filmi gibi tetkikler yapılır. Doktor hastayı yatağında muayene eder. Ameliyat öncesi anestezi değerlendirmesi de hastanın yatağında yapılır. Ameliyat ve yoğun bakım konusunda doktorlar hastayı bilgilendirir. Ameliyat öncesinde hasta tıraş edilir. Koroner ameliyatları için boyundan ayak ucuna kadar cinsel bölge ve kollar dahil tıraş edilirken, kapak ameliyatları için boyundan dizlere kadar tıraş edilmesi yeterlidir. Damar ameliyatları için göbekten ayak uçlarına kadar tıraş edilir. Tıraş sonrası duş yaptırılır ve hastanın vücuduna pudra veya losyon sürülür. Doktor tarafından başka şekilde belirtilmediyse ameliyattan önceki akşam saat 24′ten itibaren kesinlikle bir şey yenmemelidir. Ayrıca hastaya bağırsak temizliği için ilaç verilmesi veya lavman yapılması gerekebilir. Hastaya gece rahat uyuyabilmesi için sakinleştirici Haç verilir.

Kişi ne kadar ameliyatta kalır ?
Ameliyat süresi hastanın durumuna, seçilen cerrahi yönteme ve eşlik eden diğer cerrahi müdahalelere (kalp kapak hastalığı, tıkalı/daralmış boyun damarına müdahale gibi) göre ortalama olarak 2- 4 saat arasında değişir.

Bypass ameliyatı yapılması riskli kişiler var mı ? Kimler ?
Normal koşullarda bir bypass ameliyatında ölüm riski % 0.5-2 arasında değişir. Bazı hastalarda bu risk artar. Daha önce miyokardiyal enfarktüs (kalp krizi) geçirilmesi, daha önceden geçirilmiş kalp ameliyatı, kalbin kasılma ve gevşeme fonksiyonlarında bozukluk, çok ince çaplı ve birçok darlık içeren koroner arterler, böbrek, karaciğer, akciğer fonksiyon bozuklukları, ileri yaş, şeker hastalığı, pıhtılaşma bozuklukları gibi problemler ameliyat riskini az veya çok arttırırlar. Hastaları bu açıdan daha objektif olarak değerlendirmek amacıyla çeşitli “Risk Skorları” geliştirilmiştir. Bu skorlamalarda hastaya ait her önemli faktör bir tabloda işaretlenerek toplam ağırlıklı risk değerleri hesaplanmaktadır. Günümüzde birçok merkez, bu skorlarlamaları kullanmaktadır. Örneğin, şu anda en yaygın kullanılan skor-lama sistemi “Euroscore” dur.

Bypass’da kaç damar değiştirilebilir ?

Bazen greft olarak kullanılan tek bir damar aynı koroner arterde birkaç darlığı birden veya farklı dalları bypass etmek için kullanılabilmektedir. Bu teknik kullanıldığı takdirde 5-7 damara kadar bypass yapılabilmektedir. Ancak, genel olarak bypass yapılan damar sayısı 2-4 arasında değişmektedir.

Hasta ne kadar hastanede yatar ?
Yine kullanılan ameliyat yöntemine göre değişmek üzere hastalar ameliyattan sonra 5-7 gün içinde taburcu edilebilmektedirler (yoğun bakımda kalış süresi bir veya iki gündür).

Ağrısı, acısı olur mu ?
Ameliyata bağlı olarak keşi yerlerinde ve sırtta geçici ağrılar olabilir. Bu ağrılar genellikle ağrı kesiciye yanıt verirler. Bunun dışında, bazı hastalarda göğüsten çıkartılan damar nedeniyle göğüs kemiğinin sol veya sağ kısmında ve damar çıkartılan bacakta diz altından itibaren uyuşma, karıncalanma olabilir.

Değişen damarlar vücudun nerelerinden alınıp kalbe gidiyor ?

Bypass amacıyla kullanılacak damar vücudun değişik yerlerinden çıkartılabilir. En çok kullanılan göğüs içi arteri (internal mammariyal arter) damarlarıdır, ikinci sıklıkta bacaktan çıkartılan toplardamar (safen veni) kullanılır.

Bunların dışında koldan (radiyal arter), mideden (gastroepiploik arter), karın adalesinden (epigastrik arter) çıkartılan atardamarlar da kullanılabilir.

Seyrek olarak kullanılabilecek başka atardamarlar da vardır.
Bu damarların çıkartılması, ilgili organların beslenmesini bozmaz. Hangi vaka ve damar için hangi greftin kullanılacağına cerrah karar verir.

Ameliyat sonrası yaşam
Ameliyat sonrası yoğun bakımda kalma süresi ortalama 1-3 gün arasındadır. Hastanede kalma süresi ise hastalığın seyri ve iyileşme durumuna göre 4-10 gün arasında değişir

Ameliyat günü neler olur ?

Ameliyat saati geldiğinde hastanın eğer varsa gözlükleri, takma dişleri ve diğer protezleri, iç çamaşırları ve ziynet eşyaları çıkartılarak yakınlarına teslim edilir. Hasta özel bir gömlek giydirilerek sedyeye alınır ve ameliyathaneye götürülür. Hasta yakınları da kafeterya veya lobide bekleyerek ameliyatla ilgili bilgi alabilirler. Hastanın ameliyathanede geçirdiği sürenin tamamı ameliyat süresi olmayıp öncesi ve sonrasındaki hazırlık sürelerini de içermektedir.

Ameliyat sonrası yaşam nasıldır ?
Hasta ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesine alınır. Anestetik ilaçların etkisi altındaki hastalar uyansalar bile başlangıçta ellerini, ayaklarını oynatamayabilirler. Bu kısa sürede düzelir. Etraftaki birçok cihaz ve alarm sesleriyle hasta kendisini alışkın olmadığı bir ortamda hissedebilir. Bu aşamada hasta, hemşireler tarafından bilgilendirilir ve sakin olması yönünde telkinde bulunulur.

Kalp yetersizliği nedir ?

Yazar: Haziran 26th, 2009 in Kalp Sağlığı by admin

Kalp özel bir kas dokusundan yapılmış meka­nik pompa gibi çalışan bir organdır. Vücut doku­larına oksijen ve besin sağla­mak amacıyla günde yakla­şık 6000-7000 litre kan pompalar. Kalbin iş gücünün ciddi olarak bozulması nede­niyle; istirahatte ve normal aktiviteler sırasında, dokula­rın ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda kanı pompalaya-maz ve ortaya “kalp yetersiz­liği” tablosu çıkar.
84
Kalp yetersizliğine neden olan ana bozukluk, kalp ka­sının kasılma gücündeki azalmadır. Kalp yetersizliği arttığı zaman, vücudun bazı bölgelerinde (örn; akciğerlerde, bacaklarda, oturma yerlerinde, ka­raciğerde vb.) su toplanabilir.

Kalp yetersizliğinin nedenleri
Doğrudan doğruya kalp kasının hastalanma­sına neden olan sebepler:
• Koroner arter hastalığı,
• Kalp kasının infeksiyonu,
• Kalp kasının gücünü doğrudan etkileyen ge­netik kalp kası hastalıkları.

Kalbin genişlemesini engelleyen ve doluş sü­resini azaltan nedenler:
• Kalp zarının iltihabı,
• Taşikardi denilen çarpıntılar.

Kalbin aşırı yüklenmesine neden olarak kalp kasının kasılma gücünü azaltan nedenler:
• Romatizmal kapak hastalıkları,
• Hipertansiyon,
• Doğumsal kökenli delikler veya geçişler,
• Tiroid bezinin fazla çalışması,
• Kronik akciğer hastalıkları.

Kalp yetersizliğinin belirtileri nelerdir ?
Nefes darlığı: Başlangıçta aşırı hareket ile nefes darlığı olur. Has­talık ilerledikçe istirahatte de olmaya başlar. Bazı hastalar uykudan ani ne­fes darlığı ile uyanır ve oturma ihtiyacı duyarlar. Çoğunlukla iki yastıkla yatarlar.

Aralıklı öksürük veya hırıltılı nefes alma: Akciğerlerde suyun birik­mesine bağlıdır. Beyaz ve­ya pembe köpüklü bal­gamla birlikte bulunabilir.

Ödem (Vücut dokularında sıvı birikmesi): Ayak, topuk ve bileklerde şişmeler olur. Hastalar ayakkabılarının sıktığını ve çoraplarının iz bıraktı­ğını fark ederler.

Çarpıntı: Kalp hızında artma çar­pıntı olarak hissedilir.

Yorgunluk-halsizlik: Alışveriş yapma, merdiven çıkma, yürüyüş gibi gün­lük aktivitelerde yorgun­luk hissedilir.

İştahsızlık – bulantı: Aşırı suyun sindirim siste­minde birikmesi sonucu olur. Kişi midesinde sü­rekli dolgunluk hissi nede­niyle yemek yeme isteğini kaybeder.

Düşünce sürecinde değişme: Unutkanlık, sinirlilik ya­şanabilir. Bu gibi durum­lar aile bireylerine ve arka­daşlarına bildirilmelidir.

Kalp yetersizliğinde tedavi yaklaşımları nelerdir ?
Kalp yetersizliği uygun şekilde tedavi edilmedi­ğinde yaşam kalitesini azaltan zor bir hastalıktır. Ancak önerilen ilaçlara, yaşam şekli değişiklikleri­ne uyum sonucunda kalp yetersizliğine bağlı yakın­malarınız azalır, yaşam kaliteniz artar.

Sonuçta kalp yetersizliğinizin başarılı bir şekilde kontrolü öncelikle sizin ve ailenizin doktor ve hem­şirenizin önerileri doğrultusunda;
* Yaşam şekli değişikliklerine,
* Diyete,
* Verilen ilaçları düzenli kullanmanıza,
* Sağlık kontrollerine tam uyum sağlamanıza bağlıdır.

Tuz ve su tüketimi

Yazar: Haziran 26th, 2009 in Kalp Sağlığı by admin

Tuz/Sodyum kısıtlaması neden önemlidir ?
Tuz, sodyum ve klordan (NaCl) oluşur. Tuzun içindeki sakıncalı madde sodyumdur. Vücutta fazla miktarda sodyum olduğunda suyun da vü­cutta tutulmasına neden olur.
Normal olarak vücuda alınan ve vücuttan atı­lan tuz miktarı bazı hormonlar ve böbrekler tara­fından dengede tutulur. Kalp yetersizliğinde bu denge bozulur ve vücutta su birikir. Tansiyon yükselir ve kalbin çalışması zorlaşır.

Günlük tükettiğimiz sebze, meyve ve baklagil­ler gibi besinlerde vücudun gereksinimini karşıla­yacak kadar tuz bulunur. Bu nedenle alacağınız günlük tuz miktarını doktor ve hemşirenize soru­nuz.

Tuzu azaltmak için neler yapılabilir ?
* Yemek masanızdan tuzluğu kaldırın,
* Yiyecekleri tatlandırmak için tuz yerine baharat kullanmayı deneyin,
* Taze balık, tavuk, yağsız dana eti, kuru bak­lagiller yemeye özen gösterin,
* Konserve ve hazır gıdalar yerine taze sebze ve meyveleri tercih edin, taze dondurulmuş gıda­lar tüketmekte sakınca yoktur,
* Hazır gıdaların üzerindeki açıklamaları okumayı alışkanlık haline getirin.

Yüksek oranda tuz içerdikleri için kaçınılması gereken yiyecekler nelerdir ?
* Sodyum bikarbonat içeren kabartma tozu ve yemek sodası (1 çay kaşığı kabartma tozu 250 mg sodyum içerir),
* Kola, maden suyu ve sodası, tuzlu kuruye­miş ve yiyecekler (fındık, fıstık, mısır gevreği, pa­tates cipsi, tuzlu bisküviler),
* Salam, sosis, sucuk, pastırma,
* Hamburger gibi sos ile hazırlanmış hazır gı­dalar,
* Salamuralar, turşular, kurutulmuş, tütsülen­miş ve tuzlama yapılmış gıdalar,
* Hazır çorbalar.

Sonraki Sayfa »
Salk ve Tp