Grip Tedavisi Nasıl Olur?

Yazar: Kasım 3rd, 2011 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

Gripten korunmak için özellikle temizliğe, salgın dönemlerinde kalabalık ortamlarda fazla bulunmamaya ve bağışıklık sistemi çökmüş olan hasta olan kişilerle fazla temas kurmamaya özen göstermek gerekir.
Grip Tedavisi:

Grip tedavisi için antibiyotik kullanımı etkili değildir. Bir kaç gün istirahat ile hastalık kendiliğinden geçebilir. Bol sıvı ve C Vitamini tüketimi iyileşmeyi hızlandırabilir. Ayrıca, şiddetli seyreden ve 1 hafta olmasına rağmen geçmeyen grip salgınlarında grip ilacı kullanmak gerekebilir.
Bu dönemde hasta olan kişi gribin bulaşmasını önlemek için eşyalarını başkalarıyla paylaşmamalı ve yakın temastan kaçınmalıdır. Özellikle yüksek risk grubunda olanlar mutlaka bir hekime danışmalıdırlar.

Grip Aşısı Ne Zaman Yaptırılmalıdır?

Gribe neden olan çok sayıda virüs türü olduğu için, tamamen koruyan çok etkili bir grip aşısı henüz geliştirelememiştir. Sürekli yeni grip virüsleri meydana geldiği için her sene en yaygın olması beklenen virüs tipleri için aşı geliştirilir. Bu yüzden aşının koruyuculuğu en fazla %80′e ulaşır ve bulaştığı takdirde hastalığın daha hafif geçirilmesini sağlar. Grip aşısı her yıl Ekim-Kasım ayları içinde yetişkinlerde tek doz, çocuklarda yarımşar doz olmak üzere bir ay aralıkla iki sefer uygulanmalıdır.

ilaç gibi çaylar

Yazar: Ekim 16th, 2011 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

Kışı hisettiğimiz şu günlerde iyi baş gösteren soğuk algınlarına karşı evinizde alacağınzı ufak önlemler ile savunma sisteminizi kuvvetlenidirebilrsiniz. Doğamızda bulunan bir çok bitkinin bu konuda size büyük katkı sağlayacağı kesin. Aniden gelen soğuk algınlıkları vucut direnç kaybı için neler yapmanız gerektiği hakkında detaylı bilgi veren ve Sizler için derlediğimiz makaleyi dikkatlice incelemenizi tavsiye ederiz…

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, mevsim geçişlerinin olduğu bu dönemde bağışıklık sistemini desteklemek için çeşitli baharatlarla zenginleştirilmiş yeşil çay başta olmak üzere bitki çaylarından destek alınmasını önerdi.

Yeşilada, yaptığı açıklamada, havaların soğumaya başlaması, okulların açılması ve toplu taşıma araçları gibi kapalı mekanlarda geçirilen zamanın uzaması gibi durumların gribal enfeksiyonların görülme sıklığını artıracağına işaret etti.

Hastalığa yakalanmamanın öncelikli hedef olduğuna da dikkati çeken Yeşilada, şunları dile getirdi:
“Mevsim geçişlerinin olduğu bu dönemde bağışıklık istemini desteklemek için çeşitli baharatlarla zenginleştirilmiş yeşil çay başta olmak üzere bitki çaylarından destek alınmalı. Yeşil çay ile birleşen tarçın, karanfil, zencefil, kakule ve karabiber gibi baharatlar antimikrobiyal etkisi ve canlandırıcı desteği ile zinde kalmaya yardımcı oluyor.”

Yeşil çayın antioksidan bileşikler bakımından zengin olduğunu belirten Yeşilada, tarçının da uçucu bileşenlerinin mikroorganizmalar üzerinde etkisi nedeniyle soğuk algınlığında çay olarak içilmesi ya da yoğun derişimli çayının gargara olarak uygulanmasının yararlı olduğunu kaydetti.

Karanfilin içerisinde bulunan uçucu özellikteki bileşenlerin de ağız ve boğaz mukozası iltihaplarında, bakteri, mikromantar veya virüslerin yol açtığı ağız ve boğaz enfeksiyonlarında antiseptik ve ağrı hissini hafifletici etki gösterdiğini de belirten Yeşilada, zencefil içerisindeki bazı bileşenlerin de iltihap giderici etkisi bulunduğunu dile getirdi.

Kakulenin, bakteri ve virüsler üzerinde etkili olduğunu kaydeden Yeşilada, soğuk algınlığı, bronşit, öksürük, yüksek ateş şikayetlerinin hafifletilmesinde yararlı olduğunu, ağız ve boğaz iltihaplarının giderilmesinde etkili olduğunu anlattı.

Toz karabiberin meyveleri ile hazırlanan çayın gargara şeklinde boğaz enfeksiyonlarında yararlı olduğunu ifade eden Yeşilada, özellikle boğazda soğuk algınlığı belirtilerinin ilk hissedildiği süreçte uygulanması durumunda daha etkili olabildiğini kaydetti.

İSTANBUL (A.A)

Bruelloz

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

Hayır. Hayvanları etkiler, özellikle büyükbaş hayvanları, domuzlan ve keçileri. Brusella olarak adlandırılan bir mikropla gelir. İnsanlara bu hastalanmış hayvanların sütüyle, bu hayvanlarla ve bunların dışkılarına temasla gelir.

Bruselloz insandan insana bulaşır mı ?
Hayır.

Bruselloza yakalanma ihtimalleri olanlar kimlerdir ?
Bu hastalığa genellikle veterinerlerde, et ambalajcılarında, kasaplarda, süt hayvanı yetiştiricilerinde ve büyükbaş hayvan besleyenlerde rastlanmaktadır.

Brusellezun belirtileri nelerdir ?
Yüksek ateş, titreme, vücut rahatsızlıkları ve sancıları, çok fazla terleme ve kilo kaybı. Ateş genellikle gelip gidicidir ve arada uzun süre normal ateş olmaktadır. Bu belirtiler bir yıl veya daha uzun süreler devam edebilir. Bruselloz kronik olur ve tedavi edilmezse bu belirtiler daha birçok yıl devam edebilir.

Bu hastalığın akut bir türü var mıdır ?
Evet. Bu tür iki veya üç hafta süreli olur ve tifo, sıtma veya veremle karıştırılmamalıdır.

İnsanda bruselloz nasıl önlenebilir ?
Sütün pastörize edilmesiyle. Ayrıca etle uğraşmak zorunda olan kişilerin eldiven giymeleri gereklidir. Bu gibi kişilerde bütün deri yara ve bereleri derhal tedavi edilmelidir. Hasta olduğu teşhis edilen hayvanlar hemen ayrılmalıdır.

Veba

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

veba
Veba nedir ?
Eski zamanlarda ve Ortaçağ’da, Avrupa’da ve Asya’da feci salgınlar halinde gelmiş olan çok vahim bir hastalıktır. O zamanlarda bu hastalık «Kara Ölüm» olarak tanınmaktaydı. Son büyük veba salgını 1900′de Hindistan’da olmuştu.

Veba günümüzde yaygın bir hastalık mıdır ?
Hayır. Vebanın ortadan kaldırılması için girişilen geniş çaptaki mücadelelerden sonra büyük salgınlara rastlanmamıştır.

Veba nasıl bulaşır ?
Vebayı getiren bakteriler fareler üzerindeki pirelerde bulunur. Bu hastalığı insanlara bu pireler bulaştırmaktadırlar.

Veba nasıl önlenir ?
Fareleri ortadan kaldırmakla.

Vebanın belirtileri nedir ?
Nöbet, ciddî titremeler, kusmak, büyük ölçüde susamak, sabahları gelen ishal, deride kan lekeleri ve lenf bezlerinin büyümeleri.

Hıyarcıklı vebası nedir ?
Bu ciğerlere tesir eden bir veba türüdür. Bu hastalık «droplet» enfeksiyonu ile insandan insana geçebilir.

Veba ciddî bir hastalık mıdır ?
Evet. Geçmiş yıllarda en öldürücü hastalıklardan biriydi. Ancak günümüzde geliştirilen streptomisin ve sulfa ilaçlarıyla eskiden % 90 oranında olan öldürücü tesiri % 20′ye indirilmiştir.

Cüzzam

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

Cüzzam neden ileri gelir ?
Hansen basili diye adlandırılmış olan bir mikroptan ileri gelir.

Cüzzam çok bulaşıcı mıdır ?
Hayır. Cüzzam çok az bulaşıcı bir hastalıktır ve nasıl bulaştığı da kesin olarak bilinmemektedir.

Cüzzamın belirtileri nelerdir ?
Deri kalmlaşabilir ve deride yumrulara rastlanılabilinir. Saçların dökülmesi, kemiklerde ve eklemlerde meydana gelen şekil bozuklukları sinirlere tesirinden vücudun bazı yerlerinde his eksikliği, cüzzamın belirtileri arasında gelmektedir.

Cüzzamdan iyileşme imkânları var mıdır ?
Bu hastalığın cinsine ve ilerleme oranına bağlıdır. Bazı hallerde bir kısım tahribat olduktan sonra belirtiler kendiliklerinden kaybolur ve sonradan yeniden kendilerini gösterirler. Bazı hallerde hastalık yirmi yıl ve bazen de daha uzun süre devam eder.

Cüzzamı tesirli şekilde tedavi etmek yolları var mıdır ?
Evet. Birçok sulfone ilâçlarıyle çok iyi sonuçlar elde edilmiştir. Tedavi özel hastanelerde ve kesimlerde yapılmaktadır. Günümüzde çabuk teşhis ve iyi plânlanmış tedavi yöntemleriyle cüzzamın tahribatının durdurulması ve tedavi edilmesi şansları yüksektir.

Kuduz

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

Hala günümüz bile son yıllar da da görmeye başladığımız,  bu çok tehlikeli olan konuyu inceleme altına alıp sizleri de bilgilendirmek için yazdığımız yazımızı dikkatlice inceleyip başınıza böyle bir sorun geldiğinde en azından neler yapanileceğiniz konusunda bilgilenmiş olup gerekli önlemleri almanızı sağlamak amacımız..

kuduz
Kuduz nedir ve nasıl bulaşır ?
Kuduz sinir sistemini etkileyen ve çoğunlukla kedi ve köpeklerde olan akut bulaşıcı bir hastalıktır. Virüs hasta olan hayvanın tükürüğünde bulunmaktadır ve başka bir hayvanı veya bir insanı ısırdığı takdirde hastalık, ısırdığı hayvan veya insana bulaşmaktadır.

Hastalığın oluşma süresi ne kadardır ?
Genellikle iki hafta kadar. Ancak bazı nadir vakalarda kuduz, bir hayvan tarafından ısırıldıktan iki yıl kadar geç bir süre sonra meydana çıkmıştır.

Kuduzun belirtileri neleridir ?
Ateş, sinirlilik, depresyon. Sinirlilik hali kontrolsüz heyecana ve izpazmozlara dönüşür. Tükürük akışı boldur ve boğaz eklemlerinde şiddetli sancılı spazmlar olagelmektedir. Ölüm üç ile beş gün arasında gelir. Boğaz eklemlerindeki spazmlardan su ve yutkunma korkusu gelmektedir. «Hidrofobi = Sudan korku» adı buradan gelmektedir.

Bir insanı ısıran köpeğe veya başka bir hayvana ne yapılmalıdır ?
İki hafta kadar bir süre müşahede altında tutulmalıdır. Eğer bu süre içerisinde hayvan hastalanmaz veya ölmezse, hayvanın hasta olmadığına kanaat getirilir ve sahibine geri verilir. Eğer hayvan hastalanırsa öldürülmemeli fakat ölmesi beklenmelidir. Bu şekilde teşhis daha kolay elde edilmektedir. Hayvana otopsi yapılıp beyni muayene edilince bu hayvanda kuduz olup olmadığı kesin şekilde tespit edilmiş olur.

Kuduz önlenebilir ve kontrol altına alınabilinir mi ?
Evet. Başıboş kedi ve köpekleri imha etmekle, sahibi olan kedi ve köpeklere kuduz aşıları yaptırmakla.

Bir kedi ve köpek ısırığı nasıl tedavi edilmelidir ?
Beş ilâ on dakika süreyle su ve sabunla yıkamak yeterlidir. Eskiden tatbik edilen dağlama usulü günümüzde iyi bir tedavi metodu sayılmamaktadır.

Kuduza karşı tesirli bir aşı var mıdır ve ne zaman kullanılmalıdır ?
Evet. Kuduza karşı ve önleyici gayet tesirli bir aşı vardır. Ancak bazı hallerde zehirleyici yan tesirler icra edebileceğinden çok dikkatli kullanılması gerekmektedir. İnsanı ısıran hayvanda kuduz olduğu bilinmekteyse veya ısıran hayvan kaçmış olup bulunma-maktaysa derhal kuduz aşısı yapılmalıdır. Eğer insanı ısıran köpeğin sağlıklı olduğu tahmin edilmekteyse ve onu müşahede etme imkânları varsa, o zaman bu hayvan on dört gün müşahede altında tutulmalıdır. Eğer bu süre içerisinde hayvanda herhangi bir hastalık arazı görülmezse ısırdığı kişiye aşı yapmak lüzumu kalmayacaktır. Köpek hastalanıp ölürse ışınlan insanın muafiyet metoduna derhal başlanmalıdır. Veterinerler, posta taşıyıcıları, çobanlar, arazide tatbikata çıkacak askerler ve izciler gibi yüksek risk grubuna giren kişilerin bağışıklık kazanmaları için son aylarda yapılan tecrübeler çok başarılı sonuçlar vermiştir. Bunlara bu bağışıklık temini için ördek embriyonundan geliştirilmiş bir önleyici aşı yapılmaktadır.

Isırılmadan sonra birkaç gün açı yapılmadan beklendiği takdirde kuduz sirayeti önlenebilir mi ?
Evet. Isıran hayvana ne olacağı görülünceye kadar kuduz aşısının yapılmasını ertelemekte bir tehlike yoktur.

Bir insan kuduza yakalandığı takdirde sonuç ne olacaktır ?
Kuduz yüzde yüz öldürücü bir hastalıktır ve kuduran bir insanı kurtarmak için belli bir metot mevcut değildir.

Tetanos

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

tetanos
Tetanos nedir ve nasıl meydana gelir ?
Kas kasılmaları ve izpazmozlar meydana getiren akut bir enfeksiyondan ileri gelen bir/hastalıktır. Çene kaslarının kilitlenmesinden bazen bu hastalığa çene kilitlenmesi de denir. Hastalık aşırı soğuk ve aşırı sıcakta yıllarca süreyle yaşayabilen bir basilden ileri gelmektedir. Bu basil hareketsiz «sporlar» meydana getirmekte ve bunlar insan vücuduna girdikten sonra canlanmaktadırlar.

Tetanos insana nasıl bulaşır ?
Bu mikrop dünyanın her tarafında, özellikle hayvan veya insan dışkılarıyla karışmış topraklarda bulunmaktadır. Yaralar, özellikle delinmiş yaralar, tetanosun gelişmesi için en elverişli yerlerdir. Mikrop beyin ve omuriliğe tesir eden bir zehir geliştirmektedir. Bu zehir kas ve eklem kasılmalarına, izpazmoz hallerine neden olmaktadır.

Tetanosun gelişme süresi ne kadardır ?
Beş ile on gün arası, ama bazı hallerde iki gün ile iki ay arası da sürebilmektedir.

Tetanos teşhisi nasıl konur ?
Yaralanma veya ameliyat hali inceden inceye gözden geçirilir. Yara cerahatlidir ve cerahatin kültürü teste tâbi tutulduğu zaman tetanos mikrobu bulunur. Belirtiler menenjit, kuduz ve başka hastalıklarla benzerlik taşıdığından bunlardan ayırt edilmesi gereklidir.

Tetanos nasıl önlenebilinir ?
Şunların yapılmasiyle:
a. Tetanos toksoid – Yaralanmaları muhtemel olan bahçıvanlar,
çiftçiler, askerler, makinistler, çocuklar ve atletlere bağışıklık
kazanmaları için yapılır.
b. Tetanos antitoksini (TAT) — Pasif bağışıklık temini için. Bir yaralanma olduğu zaman bu kısa bir süre için korunmayı temin edecektir.

Tetanos gelişmişse durum neyi gösterecektir ?
Tedaviye başlamanın çabukluğuna bağlıdır. Çok gençlerde ve çok yaşlılarda ölüm oranı oldukça yüksektir. Ötekilerinde ölüm oranı yüzde 50 ile yüzde 100 arasında değişir. Eğer hasta ilk dokuz ilâ on günü atlatırsa iyileşme şansları artmış demektir.

Tetanos tedavisi nasıl yapılır ?
a. Büyük dozajlarda antibiyotik verilmesi.
b. Büyük dozajlarda tetanos anti-toksini verilmesi.

Antraks

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

Antraks nedir ve nasıl gelişir ?
Antraks basilleri yoluyla çok bulaşıcı bir hayvan hastalığı olup insanlara doğrudan doğruya veya vasıtalı şekilde bulaşabilir. Genellikle keçilerde, koyunlarda, atlarda ve domuzlarda olur. Böylece, bu gibi hayvanlarla temasları olan insanların bu hastalığa tutulma oranları daha fazla olur.

Antraks insanlarda nasıl gelişir ?
Yukarıda adı geçen hayvanlarla günlük temasları olan insanların ellerinde çizik, yara bere olursa antraks mikrobu buralardan insanın derisine girer. Ayrıca nefes alınca solunum yoluyla da antraks mikropları akciğere girebilir. Veya bu hasta hayvanlardan mikroplanmış materyal yutulursa bu kez bağırsaklar etkilenmiş olur.

Antraksın tedavisi nasıl yapılır ?
Lokal yaralara antiseptik bandajlar ve antibiyotikler konmalıdır. Bununla birlikte büyük dozajlarda anti-antraks serumları verilmelidir.

Antraks gelişmişse iyileşme oranları nedir ?
İyi tedavi yöntemleri tatbik edildiği takdirde beş hastadan dördü kurtarılabilir.

Antraks yaygın bir hastalık mıdır ?
Artık değil. Günümüzde hayvanlarla uğraşan kişiler bu enfeksiyonu yakalanma tehlikesini bildiklerinden hayvanlarda böyle belirtiler gördükleri zaman alınması gereken korunma tedbirlerine başvurmasını bilmektedirler. Hasta hayvanlarla temasları olan insanlar için koruyucu bir aşı henüz geliştirilmemiştir.

Echo virüsü

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

ECHO virüsü hastalığı nedir ?
Bağırsaklar, solunum yolu ve sinir sistemine etkisi olan bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Bazen gelişmiş insinlarda görülmekteyse de çoğunlukla çocuklarda rastlanmaktadır. Çok kez salgın hal almaktadır.

ECHO virüsü hastalığının belirtileri ve gelişmesi nedir ?
Ateş, baş ağrısı, boyun ve sırtta sancı ve katılık (eğrilmezlik) kusma, boğaz ağrıları, karın krampları ve ishal. Kendi kendiliğine gelen hastalık kendi kendiliğinden de üç ile beş gün arasında geçmektedir.

ECHO virüsü hastalığının tedavisi için özel ilâçlar gerekli midir ?
Hayır. Genellikle ağrı ve sancıların giderilmesi için aspirin, kusma ve ishal için müsekkinler yeterli olmaktadır. Antibiyotiklerin alınması tavsiye edilmektedir.

ECHO virüsü hastalığı ciddî bir hastalık mıdır ?
Hayır. Ancak bazen bu hastalığa yanlışlıkla çocuk felci ve menenjit teşhisi konmakta ve aile telaşlandırılmaktadır.

Kolera

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Bulaşıcı ve Virüs Hastalıkları by admin

Kolera nedir ?
Genellikle dışkı ile mikroplanmış suların getirdiği ve bağırsakları etkileyen bir hastalıktır.
116

Bu hastalığa nerelerde rastlanılır ?
Çoğunlukla Afrika’da Asya’da ve burada da genellikle Hindistan ve Doğu Pakistan’da.

Koleranın belirtileri nedir ?
Ciddî ishaller, pirinç tanesini andıran dışkılar ve bunların peşinden gelen büyük ölçüde su kaybı.

Bu hastalık ne derecede ciddîdir ?
Ölüm oranı % 30 ile 60 arasındadır. Damardan verilen sıvılarla tedavi metotları hastanın iyileşme umutlarını artırmaktadır.

Tedavide işe yarayacak antibiyotikler var mıdır ?
Kloramfenikol, bazı sulfamitler.

Kolerayı en iyi önleme yolları nelerdir ?
a. Bilinilen hastaları sıkı bir karantina altına almak .
b. Kullanılan suların mikroplanmaması için bütün gerekli sıhhî tedbirlerin tatbiki ve genel temizlik işlerine büyük önem verilmesi.
c. Bölgesel veya salgın kolera olan kesimlerden seyahat nedeniyle geçecek bütün kişilerin koleraya karşı aşılanması.

Salk ve Tp