Akupunktur Tedavisi

Yazar: Nisan 17th, 2010 in Akupunktur by kartal

Ülkemize 1980’li yıllarda gelen ve süratle yaygınlaşan akupunktur Çin’de çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Uzun yıllar batı da şüpheyle karşılanan akupunktur 1950’ li yıllardan günümüze ilmi bir tedavi metodu olarak kullanılmaktadır.
akupunktur
Akupunktur yöntemi; vücutta meydana gelen enerji dolaşım engelini ortadan kaldırmak ve dengeyi sağlamak amacıyla vücudun belli noktalarına altın gümüş, çelik veya platin iğneler batırılarak uyarılması esasına dayanır. Vücutta belirli noktalara yapılan uyarılar sinir sistemi yoluyla beyne ulaşır. Bu beyne yeni bir emir iletmektir. Böylece vücudun kendini onarma gücü harekete geçirilmiş olur. Vücudumuzda bu gücü harekete geçiren işte bu uyarı noktalarına “akupunktur noktaları” denir.

Bu noktalar uyarılarak vücudumuzdaki enerji dolaşımı normale döndürülür ve hastalık hali ortadan kaldırılır. Böylece ilaç tedavisine gerek kalmadan, organizmada istenilen değişiklik yapılmış olur. Bu tedavi yöntemi hastalığın belirtilerine değil, nedenine yönelik bir tedavi metodudur.

Bu tedavi yönteminin en önemli özelliği yan etkisinin olmamasıdır. Bu sebeple bazı hastalılar için vücuda yan etkisi olan ilaçların alınmasındansa akupunkturun daha faydalı olacağı düşünülür.

Günümüzde akupunkturun belli hastalıklara kesin tedavi sağladığı tıp çevrelerince kabul edilmektedir. Ancak nasıl etkili olduğu tam anlaşılamamıştır. Vücutta kan dolaşımına benzer bir de enerji dolaşımı olduğu ve sağlıklı insanlarda bu dolaşımın denge halinde olduğu sağlıksız kişilerde ise dengesiz olduğu kabul edilir. İşte akupunkturda temel amaç bu dengeyi sağlamaktır.

Burada şu özellikle belirtilmelidir ki akupunktur uzman olmayan kişilerce yapılırsa faydadan çok zarar verebilir. Bu sebeple akupunktur tedavisine başlamadan önce gerekli muayene ve tetkikler yapılmalı ve uzman kişilerce tedavi yöntemi uygulanmalıdır.

Akupunkturun Tarihçesi

Akupunktur milattan önce 2600’lü yıllarda sistemleştirilmiş ve bu güne kadar sürekli geliştirilmiştir. Akupunktur Çin de çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Çin de iğne ve ısı anlamında “Chen-chin” ile adlandırılır. Bu tedavi uzun yıllar batıda şüphe ile karşılanmış sonra ilmi bir tedavi metodu olarak kabul edilmiştir. Bu 1950’li yıllara rastlar. Adını akus iğne ve punctura batırmak sözcüklerinden almıştır. Sözcükler birleştirilerek, “akupunktur” olarak adlandırılmıştır.

Akupunktur gelişim süreci içinde ilk olarak Noktaların yerleşimini gösteren şemalar 317-581 yılları arasında çizilmiştir.Ülkemize Akupunktur 1980’li yıllarda gelmiş ve gelişinden sonra sürekli yaygınlaşmıştır.

Akupunkturun Batı da popülaritesinin artması 1972’de yılında gerçekleşmiştir. ABD Başkanı Richard Nixon ile beraberindeki büyük bir heyetin Çin’de, Çinli doktorlar tarafından “akupunktur anestezisi altında yapılan cerrahi bir operasyon” izlemelerinden sonra olmuştur. Bu olay heyeti oldukça etkilemiştir. Sonra akupunkturun Batı’da popülaritesi artmış; uygulanması ve incelenmesi bütün dünyada yaygınlık kazanmıştır.Daha sonra ülkemize gelmiş ve zamanla yaygınlaşmıştır. Üzerinde her geçen gün araştırmalar yapılmakta, makaleler yazılmaktadır.

Akupunkturda Kulağın Önemi

Kulak bedenin her uzvuyla ilgili bir akupunktur noktası bulundur. Bu sebeple akupunktur uygulamalarında kulak büyük önem arz etmektedir. Örneğin, insanın böbreği karaciğeri, kalbi, bağırsağı ile ilgili noktalar kulağında mevcuttur. Bu yüzden akupunktur tedavisinde vücudun değişik bölgeleri kullanılabileceği gibi sadece ve tek başına kulaktaki noktalar kullanılabilir. İşte kulağın bu özelliği, hastalığın belirlenmesine yani hastalığın tanısına yardımcı olmaktadır.

Akupunkturun uyarı noktaları

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Akupunktur by admin

45
İnsan vücudunun kendi kendini onarım gücü çok yüksektir ve bu gücü harekete geçiren belli uyarı noktaları vardır. İnsan vücudunda bin kadar uyarı noktası vardır ve bu noktalardan 650-700 tanesi kullanılır. Her hastalık için ayrı program ve ayrı noktalar bulunmaktadır. Önemli olan doğru bir teşhisle, hangi noktaya nasıl bir uyarı yapılacağıdır (lazer, iğne ya da hangi iğne); bu çok iyi bilinmelidir. Akupunktur tedavisinde sırt, boyun, el, kulak ve vücudun diğer bölümleri kullanılır. Birçok hastalığa ilişkin en çok uyarı noktasının bulunduğu uzuvlar ise eller ve kulaklardır.
İnsan vücudundaki belirli akupunktur noktalarına iğneler sayesinde yapılan uyarılarla organizmanın hemen her yerine ulaşabilecek haberler iletilmektedir. Bu iletişim, akupunktur noktasını oluşturan hücrelerden lokal hücresel uyarıların sinir terminallerine ve son olarak da beyne ulaşır. Beyin de bu uyaranı gerekli organlara ulaştırır ve ilgili organ ve uzuvlardaki enerji dengesi düzelir. Dolayısıyla hastalık da ortadan kalkmış olur.

Akupunkturun nasıl iğne ?

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Akupunktur by admin

215
Eskiden Çinliler sivri taş parçaları kullanmaktaydı. Bangkok’ta ise bu amaçla bambu kamışının kullanıldığı biliniyor. Akupunktur yöntemi ile tedavide önceleri altın kullanılmıştır. Altının elektirik potansiyel farkını alışı ve düzeltişi çok önemlidir. Bu yüzden altınla tedavi uygulanan hasta çok daha kolay ve çabuk iyileşme göstermektedir. Ancak bütün bu olumlu özelliklerine karşın altının oldukça pahalı ve yumuşak bir madde olması dolayısıyla akupunktur sırasında vücuda uygulanması, gereken noktalara batırılması zor olmaktadır. Buna bir çözüm yolu bulmak amacıyla, altını iğne haline getirirken içine bazı metaller konmuştur. Altının pozitif bir etkisi vardır. Gümüş de çok iyi bir akupunktur iğnesi olmasına rağmen, biraz negatifliğe yönelik bir özellik göstermektedir. Günümüzde ise, dünyada altın ya da gümüş iğne kullanılmamaktadır. Elektriği altın kadar iyi ileten standart bir çeliğin üretilmesi ile bütün dünyada bu yeni metal kullanılmaya başlanmıştır.

Pratikte şişmanlığın ölçümü için kullanılan çok basit iki yöntem vardır

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Akupunktur by admin

Pratikte şişmanlığın ölçümü için kullanılan çok basit iki yöntem vardır

1. BMI (Beden Kitle İndeksi) = Vücut ağırlığı (kg.) / boy² (m²)
<19
zayıf

19-25
normal

25-30
fazla kilolu

30-40
şişman (obez)

>40
çok şişman (morbid obez)

2. Bel çevresi ölçümü: Erkeklerde 102 cm., kadınlarda 88 cm. üzeri riskli görülmektedir.
Beden kitle indeksi ve bel çevresi ölçümü arttıkça, ortaya çıkacak tıbbi sorunların en önemlileri şunlardır:
- Kalp-damar hastalıkları
- Tip II şeker hastalığı
- Hipertansiyon
- Safra taşları oluşumu
- Karaciğer yağlanması
- Uyku ve solunum problemleri
- Eklemlerde dejeneratif değişiklikler; özellikle bel, diz, kalça gibi vücut yükünü taşıyan eklemlerde kireçlenme.

Akupunktur ve zayıflama

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Akupunktur by admin

214

Bilindiği gibi akupunktur alışkanlık tedavilerinde kullanılır. Kilo verme de beslenme alışkanlıklarının ve yaşam tarzının değiştirilmesi ile mümkün olduğuna göre, bu yeni alışkanlıkların edinilmesi sırasında, akupunktur hastaya çok büyük kolaylıklar sağlar.

İştahı düzenler ve yemeklere saldırma güdüsünü ortadan kaldırır.
Mide asiditesi kontrol altına alınarak, mide kazınması, yanması gibi sorunlar engellenir.
Düşük kalorili beslenmeden dolayı yaşanabilecek halsizlik önlenir.

Metabolizma hızını düzenler. Akupunkturla tedavi gören hasta, kendi kendine yaptığı diyetlerden daha kolay kilo vermeyi başarır.

Akupunktur tedavisi sırasında, vücutta serotonin ve endorfin seviyeleri artmaktadır. Bu hormonlar diyet yapan kişiye huzur verir, sedasyon sağlar. Böylece diyet yapan kişi, eski yemek yeme zevkinin kısıtlanmasından dolayı huzursuzluk ve tedirginlik yaşamaz.

30-40 kg. fazlası olan hastaların tabii ki uzun bir zaman diyet yapmaları gerekir. Ancak, çoğu insanda böyle bir sabır olmadığı için, her pazartesi başlanan diyetler, her cumartesi sona erer. Böylece sık sık yapılan diyet denemeleri sonucu her geçen günkilo vermek daha da zorlaşır. İşte, bu gibi hastalarda akupunktur inanılmaz başarılar sağlar ve hasta 1 yıla kadar uzanan bir zaman diliminde onlarca kilo verebilir. Hastanın uzun süre diyete dayanabilmesinin nedeni, akupunkturun yarattığı sedatif ve trankilizan etkiden dolayıdır. Ayrıca hasta kilolarının eridiğini gördükçe daha çok motive olup, bu işe dört elle sarılmaktadır.

Akupunkturun ve sigara bırakma

Yazar: Haziran 25th, 2009 in Akupunktur by admin

114

Akupunkturla Sigara Bırakma Tedavisi
Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir ?
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir ?
Akupunktur ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir ?
Sigarayı Neden Bırakalım ?
Sigara neden zararlı ?
Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur ?
Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir ?
Sigarayı bırakma yolları nelerdir ?
Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadığı tipik kaygı ve sorunlar nelerdir ?

Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir?
Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.

İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin – endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması budur.

Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.
Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski otonomisini kazanır.

Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Üç gün üst üste 20 dk.lık 3 seans tedavi uygulanır. Toplam 1 saat süren bir tedavidir. Böylece 72 saatlik en zor geçen dönemde vücut kontrol altındadır. Daha sonra hastanın bağımlılık derecesiyle bağlantılı olarak ek seanslar yapılabilir, ama genellikle buna gerek kalmaz. Tedavi süresince tek bir sigara bile içilmemesi ve nikotin preparatları kullanılmaması gerekir. Aksi halde, başladığımız noktaya geri döneriz.

Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
%90 – 95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.

Salk ve Tp