Şeker Hastalığı İçin Faydalı Çay

Yazar: Ocak 20th, 2012 in Şifalı bitkiler by admin

Şevki güngör, namı diğer, Ege Lokmanı. Doğanın şifalı elini, şeker hastaları için çok faydalı bilgiler verdi. Şevki Güngörün, şeker hastalığı için oldukça fayda sağlayan altınotu çayı tarifi siz değerli ziyaretçileirmiz için söyle ;

GEREKLİ MALZEMELER :
- 1 bardak su,
- 3-4 çiçek altın otu,
- 1 tatlı kaşığı bal,

HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ:

Suyu kaynatın. Altın otunu içine atıp, 5 dak demlendirin. Günde 2 defa aç karnına için.

TOPUK ÇATLAKLARINA ELVEDA

Yazar: Ocak 20th, 2012 in Şifalı Bitkilerle Bakım by admin

Vücutdaki sıvı eksikliğinden veya ayaga tabanına aşırı yük binmesinden de kaynaklabilen topukçatlaklarına veya dirsek sertleşmesine karşı aşağıda sıraladığımız önlemleri aldığınız da büyük bir oranda iyileşme göreceksiniz.

Bunun için büyük bir kaba koyduğunuz sıcak suya 1 çorba kaşığı giliserin ve deniz tuzu ekleyin ayaklarınızı bu karışımda yarım saat bekletin sonra ponza taşıyla topuklarınızı ovun.
bu uygulamaan sonra 10 aspirini dövün ve vazelinle karıştırarak krem haline getirip ayaklarınıza sürün. yünlü çorap giyin
DİRSEK BAKIMI
Dirsekleriniz sertleşmeye başladı. Ne yapacağınızı bilemiyor ve paniğe kapılıyorsunuz. Ama buna hiç gerek yok. Yapmanız gereken çok basit bir şey var. Bir parça pamuğu sütle ıslatın ve dirseklerinize sürün. 15 dakika bekletin. Bu işlemi bir hafta boyunca her gün tekrar edin. İpek gibi pürüzsüz dirseklere kavuşun
Derinin, vücudun diğer kısımlarına kıyasla, dirseklerde daha kuru olması normaldir. Ama, eğer dirsekleriniz fazla kalınsa, yediklerinize dikkat etmeniz gerekir. Bu yüzden yeterli A vitamini almalısınız. Yumurta sarısı, havuç, kabak ve tereyağı A vitamini açısıdan zengindir.
MAYDANOZ İYİ GELİYOR
Haftada iki kez, doğal yollardan elde edeceğiniz yumuşatıcı bir kimyasal aşındırma uygulayabilirsiniz. Ilık badem yağı batırılmış bezi, diseklerinize sarın. Bu uygulamanın ardından, üzerine bol miktarda sofra tuzu döktüğünüz yarım limonla dirseklerinizi ovun. Duruladıktan sonra, bolca krem sürün. Dirsekleriniz çatlayacak kadar sertleşmişse, maydanoza başvurun. 50 gr maydanoz üzerine 100 gr kaynar su dökün. 2 hafta boyunca her gün, bu suya batırılmış bezleri dirseğinize sarabilirsiniz. Çok iyi bir sonuca ulaşacaksınız.
Dirsekleriniz, sizi rahatsız edecek şekilde koyu renkteyse bu durumu hafifletmek için işe limonla ovarak başlayabilirsiniz…
Dirseklere, banyo ya da duş sırasında, lif eldiven, sert ve doğal kıllardan yapılmış bir banyo fırçası ya da bitkisel liflerden bir sünger ile masaj yapabilirsiniz. Böylece, renkleri açılacak ve yumuşayacaklardır; tabii ki, krem ya da bonya sonrası yağı ile nemlendirmek de gerekli.
Haftada iki kez, doğal yollardan elde edeceğiniz yumuşatıcı bir kimyasal aşındırma uygulayabilirsiniz. Ilık badem yağı batırılmış bezi diseklerinize sarın (dirseklerinizi direk olarak yağın içerisine de batırabilirsiniz). Bu uygulamanın ardından, üzerine bol miktarda bol miktarda sofra tuzu döktüğünüz yarım limonla dirseklerinizi ovun. Duruladıktan sonra, bolca krem sürün.
Aynı miktarda krem ve baldan oluşan bir karışıma bir kaç damla zeytinyağı ilave edin. Dirseklerinize masaj yapabileceğiniz besleyici bir krem elde edeceksiniz.
Zeytinyağı dirsek ve tırnaklar içinde yararlıdır

AĞRILARI İÇİN ŞİFALI YAĞLAR

Yazar: Ocak 6th, 2012 in Ahmet Maranki by admin

Pek çok insanın ortak sağlık sorunu olan ağrılara, Prof.Dr.Ahmet Maranki boyun,bel,eklem ağrı çekenlerin şifalı yağlarla yapacakları masaj sonrasında ağrılarının zamanla azalacağını ve 2-3 tekrardan sonra tamaman geçeceğini belirtti. Aşağıdaki verdiğimiz listedeki yağlar ile eklemleriniz deki ağrılarınıza şifa bulabileceksiniz.

Boyun bel ve eklem ağrıları için şifalı yağlar
-Biberiye yağı
-Hardal yağı
-Kekik yağı
-Ceviz yağı
-Zeytin yağı
-Badem yağı

Eşit miktarlarda bir kapta karıştırarak ağrıyan yerlerinize sürün. Streç filmle sarın.ve sabaha kadar bekletin sabah kalktığınızda ağrılarınızın hafiflediğini fark edeceksiniz.Ağrılarınz geçene kadar tekrarlayın.
Uyarı:biberiye,Hardal ve kekik yağları yakıcı yağlardır.zeytinyağı,badem ve ceviz yağı gibi yumuşatıcı yağlar ile karıştırılmadan sürüldüğünde cildinizi yakar,zarar verir.

Pürüzsüz bir Ten için..!

Yazar: Aralık 28th, 2011 in Suna Dumankaya by admin

Kadınlar için oldukça önemlidir prüzsüz bir tene sahip olmak. Yumuşacık kadife gibi görünen ve ışıl ışıl sağlıklı bir cilt rengine kavuşabilmek için uygulayabileceğiniz, Suna Dumankaya’dan teninizi pürüzsüz kılacak losyon tarifi şöyle;
1 portakalın, 1 limonun ve 1 salatalığın suyunu, 2 çorba kaşığı gül suyu ve 2 çorba kaşığı alkolle karıştrırın. Bu karışımı pamuk aracılığıyla cildinize kompres yaparak yayın. Mümkün olduğunca beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Karışımı 4 gün kullanın. Mutlaka soğuk yerde muhafaza edin.

Saçla ilgili gerçekler..!

Yazar: Aralık 24th, 2011 in Şifalı bitkiler by admin

Saçlarınız hakkında bildiğiniz doğrular acaba doğrumu? pekiya yanlış bildikleriniz gerçekten yanlış mı? Bu konu üzerine bir çok bilmek istediğiniz doğruları öğreneceğiniz faydalı bilgilere ulaşacağınız makalemiz sizlerle…

- Sık saç taramak saçları daha sağlıklı yapar. Saç taramak köklerine masaj etkisi yapar, kan akımını hızlandırır ve saçlarınız daha hızlı, sağlıklı büyür.
-Jelatin yemek saçları ve tırnakları güçlendirir.
- Jelatin protein bakımından zengindir ve kollajenden yapıldığı için saçı besler ve uzamasını sağlar.
- Soğuk saçlarınızın daha parlak görünmesini sağlar. Ilık ya da soğuk su ile yıkanan saçlar daha parlak görünür, saç derisinin kepeklenmesini önler.

Saçla ilgili yanlış bilinenler

- Beyaz saçı kopardığınızda yerine iki tane çıkar. Bu doğru değil ama beyazlaşma gördüğünüzde bundan sonra bu saç telinin beyaz çıkacağından emin olabilirsiniz.
-Sık saç kestirmek ya da kestirmemek saçların daha hızlı büyümesini sağlamaz.
- Saçlarınızı düzenli olarak uçlarından kestirmek saç dökülmesini önlemez.

Çocukta Ateşin Yükselmesi Belirtileri Tedavisi

Yazar: Aralık 14th, 2011 in Çocuk Sağlığı by admin

Çocukalrın hastalıkları herzamn ebebeynlerini çok telaşa sokmuştur ve  o an ne yapılması gerektiği hakkında tecrubeli olan anne babalar bile ne yapacaklarını şaşırıp büyük bir tedirginlik içine girerler. Bu konuda geniş bir açıklama bulup korkularınızı giderebilmek için yayınladığımız makalemize geçiyoruz;

Çocuklarda yüksek ateş şikayeti genellikle ateş yapan bir hastalık nedeniyle, normalde 36.5°C olan vücut sıcaklığının bilinen değeri aşmasıdır. Normalde vücut ısısı sabahtan 36.5°C, öğleden sonra ve akşamları 37.2°C olarak saptanabilir. Ateş, vücudun gösterdiği fonksiyonlar için çok önemlidir. Vücut ısısının 38°C’nln üstüne çıkmasma “ATEŞ” adı verilir.

Ateş, vücuttaki ısı düzeninin bozuldugunu gösterir. Bulaşıcı hastalıklar dediğimiz Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Sıtma, Verem, Çocuk felci. Boğmaca. Difteri, Tetanoz, Kolera, Tifo, Dizanteri, Menenjit, Zatüne, Anjin, Şarbon, Bel soğukluğu gibi ve daha bir çok bulaşıcı hastalıklarla; iltihaplanma, sıcak çarpması ve bazı urlar ateşi yükselten nedenler arasında sayılabilir. Ayrıca, fazla yemek yedikten sonra, çok sıcak ve nemli havalarda, uzun ve yorucu idman sonrası vücut ısısı yükselir. Öte yandan, kadınlarda, vücut ısısı bir adet devresi boyunca değişkenlik göstermekte ve yumurtlamadan önce normalin en yüksek noktasma ulaşmaktadır.
Buna göre, ateş bir hastalık değil, hastalığa karşı vücudun gösterdiği bir reaksiyondur. Bu reaksiyon sırasında, kandaki gıda alışverişinin artmasıyle vücut ısısı doğru orantılı olarak yükselir.
Ateş, hücrelerin ürünleri olan ateş yapıcı maddeler (pirojenler) nedeniyle yükselir. Bu maddeler beyinde ısı yapım merkezi olan hipotalamustaki ısı düzenleme merkezinin eşik değerini değiştirirler. Ateş sürekli, aralıklı ya da tekrarlayan cinsten olabilir.

Yüksek ateşin oluşmasını haber veren belli başlı belirtiler, üşüme duygusu ve vücudun kontrol edilemeyecek şekilde titremesidir. Bu dönem ateşin “SOĞUK DÖNEMΔ diye adlandırılır. Çünkü, deri soğuk ve nemlidir, ancak gerçekte vücut ısısı yükselmiştir ve çocuklarda havale adı verilen çırpınma hali (konvülsüyonlar) bu dönemde belirir. Ateş bütün vücuda yayılıp yerleşince, sıcak dönem başlamıştır ve burada deri, sıcak ve kurudur.

ÇOCUKTA ATEŞ

Çocuklar, çok kolay ateşlenir ve çoğu kez de ateşleri erişkinlerinkine göre daha yüksektir. Kuşkusuz, ateş daima bir hastalık belirtisini ya da vücut ısı düzeninin bozuldugunu gösterir. Bebekler susuz kaldıkları zamanda ateşlenirler (susuzluk ateşi, bu durumda çocuk susuz bırakılmamalıdır). Vücut ısısının günlerce 39 derecenin üzerinde kalması, çoğu kez ciddi bir hastalık belirtisidir.
Ateşin yüksek oluşu çocuğun ya da ilgili bireyin sağlık durumunu bozar. Ateşli durumlarda iştahsızlık, halsizlik ve yorgunluk, kalp atışlarmda hızlanma, baş ağnsı ve durgunuk, huzursuzluk ve uyku bozukluğu, üşüme, titreme ve terleme gibi yan belirtiler vardır.
Her anne, çocuğun ateşi olup olmadığım hemen anlayabilir. Çünkü, ateşi olan çocuğun vücudu sıcaktır, rengi soluktur, titrer, meme almaz ve davranışları tamamen değişir.
Buna göre, ateşin çıkmasını ya da neden olduğu hastalıkları nasıl önleyebilir ve ne tür önlemler alabiliriz? Bulaşıcı hastalıklara neden olan mikroplar bizim çevremizdeki havada, toprakta ve suda , yani yaşadığımız her ortamda vardır. Bu mikropları biz soluk aldığımız hava ile burundan ve mikroplarla bulaşmış olan yiyecek ve içecekler ile ağızdan almaktayız. Ayrıca mikroplar, yaralandığımız zaman, böcekler soktuğu zaman ve köpek ısırdığı zaman deri yolu île vucudumuza girerler.
O halde her bireyin bu mikroplara karşı kendisin! koruyabilmesi için aşağıdaki önlemleri yerine getirmesi gerekir. Bu önlemler şunlardır:
1. Başta gebeler, emzikliler, bebekler ve yaşlılar olmak üzere her birey yeterli ve dengeli beslenmelidir.
2. Gebe, bebek ve çocuklar aşısı olan hastalıklara karşı aşılanmalıdır.
3. Yiyecekler pişirilmeden önce temizce yıkanmalıdır.
4. Su ya da diğer içilecek sulu şeylerin temiz olmasına özen gösterilmelidir.
5. Klorlanmayan sular, kaynatılıp soğutulduktan sonra içilmelidir.
6. Taze ve temiz yiyecekler yenilmelidir.
7. Herhangi bir yiyecek, ellerin bol su île yıkanmasından sonra ellenmeli ve yenilmelidir.
8. Küçük ve büyük abdestten sonra eller mutlaka ve zamanında bol sabunlu su ile yıkanmalıdır.
9. Yaralanmalar, böcek sokmaları ve köpek ısırmalarına karşı duyarlı olunmalıdır.
10. Yiyecek ve içecekler buz dolabında saklanmalıdır.

Evimizdeki Bir Bireyin Ateşi Çıkmosı Halinde Ne Yapmalıyız?
1. Ateşi var kabul edilen kişilerde ateş, büyüklerde beden derecesi ile koltuk altından ve bebek-çocuklarda ise makattan ölçülmelidir. Şayet ateş 37-38 derece civarında ise aspirin verilebilir. Sıkı giyinmesi önlenir ve alnı ile dizden aşağı kısımları soğuk su île ıslatılmış bezlerle serinletilir. Çocuk ya da herhangi bir kişide başka belirtiler ishal, kusma, kanama, kendinden geçme ve benzeri şikayetler yoksa, bir-lki gün ateşin seyri kendi halme bırakılabilir. Eğer ateş, değişik belirtilerle birlikte seyrediyorsa, derhal hasta sağlık evi ebesi ya da sağlık ocağına götürülmelidir. Çünkü, ateş herhangi önemli bir hastalığın bir belirtisi olabilir.
2. tik ölçümde ateş 38 derecenin üstünde olursa hiç zaman kaybetmeden hasta sağlık evi ebesi ya da sağlık ocağına götürülmelidir. Çünkü, normalin üstündeki ateş büyük olasılıkla anormal bir durumun ya da hastalığın göstergesi olarak kabul edilmelidir.

kaynak

Ceviz maskesi

Yazar: Aralık 12th, 2011 in Cilt Bakımı by admin

Cevizin cilde olan yararlarını öğreneceğiz bu yazımız da. Cevizin yararları sağlık açısından gerçekten önemlidir. Geçen zamana karşı koyamayan cilt esnekliği ilerleyen yıllarda özellikle kadınlarda oluşan telaşa sebep olabilmekte. Sizlere önereceğimiz ceviz maskesi cilt te oluşan bir takım sorunlara çözüm olabilmekte.Cevizli maske ise cildinizdeki ölü hücreleri temizler.Şimdi maskenin yapımına gelelim…

Hazırlanış şekli: Cevizleri iyice un haline gelecek şekilde dövün.Sonra 1 tatlı kaşığı bal, 1 tatlıcevizmaskesi.jpg kaşığı portakal suyu ve 4 kaşıkda süt ekleyin.Daha sonra bu karışımı yüzünüze masaj yaparak uygulayın.. Yaklaşık onbeş dakika kadar bekledinden sonra temizleyin sonra ılık suyla yıkayın.
You might also like:

Meme Kanserini Önleyen Şifalı Bitkliler

Yazar: Aralık 12th, 2011 in Kanser by admin

Bir çok kadınımızı tehtif eden bu sağlık sorunu ciddi boyutlara ulaşmış durumda son yıllarda . Malesefki bana bişey olmaz mantığı ile hareket eden türk insanımız gelen b u büyük tehlikeyi iş işten geçtikten sonra farkedebilmekteler. Bu yüzden sizlere önerimiz mutlaka doktorunuza gidip rutin kontrollerinizi yaptırmanız. Ayrıca sizlere sunacağımız meme kanserini önlemede yardımcı olabilecek şifalı bitkileri mutlaka araştırıp güvendiğiniz aktarlardan temin edip kullanmanızdır.

KEFİR:

Kefir, tümör oluşumunu engellemekte ya da var olanın ilerlemesini azaltmaktadır.

ZEYTİNYAĞI:

Zeytinyağında bulunan oleik asit, meme kanserine karşı koruyucu özellikler taşımaktadır.

ÜZÜM KABUĞU ve ÇEKİRDEĞİ:

Özellikle üzüm kabuğunda bulunan resveratrol, kanser önleyici özelliğe sahiptir.

BROKOLİ:

A, C, E ve karotenden oldukça zengindir. Brokolinin, yapılan klinik çalışmalarda, özellikle meme kanseri üzerinde olumlu etkileri kanıtlanmıştır.

SOYA:

Meme kanserinin oluşumunda östrojenin seviyesi ve etkisi önemlidir. Östrojen seviyesinde yapılacak yüzde 15’ik azalma, riski 4 kat azalmaktadır. Soya fasulyesindeki genistein, östrojenin etkisini azaltmaktadır. Soya kanda östrojen bağlayan maddelerin artmasını sağlamaktadır.

Kaynak:http://cosmoturk.com/

Ses Kısıklığı İçin Bitki Çay

Yazar: Aralık 11th, 2011 in Ahmet Maranki by admin

Son günlerde soğuk havanın da etkisi ile çok sık takrarlayan hastalıklar ve drenci düşen vücudun kendini toparlayamama süresince orataya çıkan ses kısıklığı problemine şifalı bitkilerden çözüm var.Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin Ses kısılmasını önlemek, ses kısılmasını tedavi etmek, ve sesi de güzelleştirmek için bitki çayı önerisi.

Malzemeler:
-Zencefil
- Nar çiçeği
-Hibiskus
- Adaçayı

Hazırlanışı: Bitkilerden eşit miktarda karıştırarak cam kavanozda saklayın. Bu karışımdan bir tutam alarak 1 su bardağı kaynar suyun içine koyup kısık ateşte 5 dakika demlendirdikten sonra yudum yudum için.

Dr.Mehmet Öz Sağlıklı ve Uzun Yaşama Formulu

Yazar: Aralık 11th, 2011 in Mehmet Öz by admin

Sağlıklı yaşam konusunda bir çok makale ve tv programları yapan mehmet öz’den uzun yaşamanın sırrına erişebileceğiniz mükemmel bir içecek tarifi.Dr öz’ün genç , sağlıklı ,uzun ömürlü ve kaliteli bir ömür sürmek için yeşil mucize diye adlandırdığı içeceği.

Malzemeler:
-1tutma ıspanak
-onun yarısı akadar 10-12 dal maydanoz
-3 sap kerevizin yaprakları
-1 tane salatalık
-1tane yeşil elma
-1 adet yeşil limon
Yapılışı :bütün malzemeler blandıra koyuluyor yeşil limonu üzerine sıkıyorsunuz ve blandırı çalıştırıp sıvı hale getirip sabah ,akşam içiyorsunuz…

Sonraki Sayfa »
Salk ve Tp