anne karnında bebek gelişimi

YAZI ZAMANI: Ağustos 22nd, 2010 in Gebelik by admin

Az zaman değil, tam tamına 9 ay 10 gün… Bir kadının hayatındaki en özel ve aslında en güzel dönem… Kadının kadınlığını taçlandıran, değiştiren, dönüştüren ve yeni bir yaşam şekline kapılar açan, eşsiz hamilelik süreci… Evet, yaşamınızın bu en özel, kendine özgü zorlukları olan, bilginin çok fazla öne çıktığı hamilelik sürecinde sizlere rehberlik edeceğiz. Hamilelikle ilgili bilmek istediğiniz her şeyi, en taze bilgilerle ve uzmanlarla yaptığımız çalışmalar ışığında sizlere sunacağız.
ANNE KARNINDA BEBEĞİN HAFTA HAFTA GELİŞİMİ
BİRİNCİ TRİMESTER (1-13. HAFTA)

Birinci trimester; yani ilk üç aylık dönem, bebeğin organ gelişiminin başladığı ve tamamlandığı ve anne adayının hamileliğe uyum sağlama sürecidir. Bulantılar, karın ağrıları, sık sık idrara çıkma gibi anne adayının hayatının yavaş yavaş değiştiğine dikkat çeken belirtiler bu dönemde görülmeye başlar. İşte, Birinci Trimester döneminde hafta hafta bebek ve annedeki değişimler…

1. HAFTA
Bilinenin aksine hamileliğinizin başlangıcı, ilişkinizin gününe göre değil son adet tarihinizin ilk gününe göre hesaplanır. Tıbbi olarak gebeliğinizin başlangıcı son adet tarihinizin ilk günü olarak kabul edilir.

Bu hesaplamaya göre gebeliğiniz 40 hafta sürer (9 ay 10 gün) ve bu süreci takip ederken, hafta olarak ifade etmeniz sizin için daha yararlı olacaktır.

Ortalama olarak 28 günde bir adet gören kadınlar için yumurtlama zamanı kanamanın başlangıcından itibaren 14. gündür. Bazı kadınlarda bu süreç daha farklı olabilir (daha uzun ya da daha kısa). Hekiminiz size buna göre bir tarih verecektir. Yumurtlama zamanında yumurta kesesi çatlayarak yumurta kanallarına atılır. Bu yumurta hücresinin hafta olarak yaşı gebelik haftası olarak kabul edilir.

Bu dönem artık sizin için yeni bir başlangıçtır. Artık kötü alışkanlıklardan vazgeçmenin zamanı gelmiştir. İdeal bir hamilelik dönemi geçirmek ve bebeğiniz için iyi bir ebeveyn olmak istiyorsanız, iyi bir başlangıç yapmanız gerekir. Örneğin; sigarayı bırakın ve alkol almamaya özen gösterin. Özellikle de ilaç alırken mutlaka doktora danışın. Bebeğinizin sağlıklı gelişebilmesi için beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Bol bol sebze ve meyve tüketin. Katkılı besinlerden uzak durun. Mümkün olduğu kadar doğal gıdalarla beslenin. Doktorunuzun kontrolünde vitamin almaya da başlayabilirsiniz.

Yine bu hafta da bol bol su için ve sıvı tüketiminizi artırın. Egzersiz yapmaya başlayabilirsiniz. En azından kısa yürüyüşlere başlayabilirsiniz. Fiziki durumunuzun dışında sizi üzebilecek, stresli ve gergin ortamlardan uzak durmalısınız. Pozitif düşünmeye ve pozitif davranmaya çalışın. Böyle bir başlangıç bebeğiniz için çok önemlidir.

Ailenizden gelen kalıtsal durumlar varsa, bir doktora başvurarak tespit edilmesi ve bebeğinizi etkileyebilecek olası koşulların ortadan kaldırılmaya çalışılması da gerekir.

2. HAFTA
Artık hormonlar hızla çalışmaya başlamıştır. Döllenmiş yumurtanızın gelişimi devam etmektedir.

Yumurtanın yerleşeceği tabaka, (rahim içindeki endometrium bölgesi) hamileliğe uygun bir şekilde kalınlaşır. Bu kalınlaşma embiryonun rahim içinde rahatlıkla tutunmasını sağlar. Bu haftanın sonunda gelişen yumurta çatlayarak yumurtalıktan atılır. Yani yumurtlama meydana gelir. Bir adet döneminde kadında sadece 1 yumurta üretilir ve çatlar.

İkizlerde ve üçüzlerde farklı olarak bir yumurta değil, birden fazla yumurta atılır. Bu yumurtaların hepsi döllenir ise çoğul gebelik olur.

Yumurtlama günlerinizi sağ ya da sol kasıklarınızdaki ağrılardan ya da bir doktor yardımı ile tespit edebilirsiniz.

Her ay adet kanaması olmasının nedeni olabilecek bir gebelik için rahmin iç tabakasının yenilenmesidir.

Gebe kalabilmenin en ideal yolu, eşlerin düzenli olarak haftada en az iki kez ilişkiye girmeleridir.

3. HAFTA
Artık yeni bir hayat başlıyor. Bu haftada yumurta hücresi ile sperm follop tüplerinde karşılaşır. Yaklaşık olarak bin adet spermin yumurtanın etrafını sarmasına rağmen içlerinden sadece bir tanesi içeri girmeyi başarır. Spermin yumurta içine girmesi yaklaşık olarak 20 dakika sürer ve artık diğer spermler içeri giremez. Artık döllenme ile birlikte yeni bir yaşam başlamıştır.

Hamileliğin gerçekleşmesi için yumurtlamadan sonraki yumurta hücresinin spermle döllenmesi gerekir. Yumurtanın etrafını çok sayıda sperm hücresi sarar; fakat bunlardan yalnızca bir tanesi ve en iyi özelliklere sahip olanı içeri girmeyi başarabilir.

Sperm yumurtanın içine girdikten sonra, spermin 23’er kromozomluk genetik materyalleri birleşir ve 46 kromozomluk bir hücre oluşur. Eğer yumurtaya giren sperm X kromozomu taşıyorsa oluşacak bebeğin cinsiyeti kız, Y taşıyorsa oluşacak bebeğin cinsiyeti erkek olur.

Döllenme yaklaşık olarak 24 saat sürer. İlişki sırasında yaklaşık olarak 300 milyon sperm bırakılır. Fakat spermlerin sadece yüzde 1’i rahmin içine kadar gidebilir. İçeri giren spermler yaklaşık olarak 10 saatlik bir yolculuğun ardından yumurta hücresinin içine girmeye çalışırlar. İçlerinden yalnızca 1 tanesi bunu başarır ve savaşı kazanır. Sperm ve yumurta hücrelerinin çekirdeklerinin birleşmesiyle “zigot” meydana gelir ve döllenme süreci sona erer.

Döllenmeden 1,5 – 3 gün sonra tek hücreli olan zigot bölünmeye başlar. Yaklaşık olarak her 20 saatte bir hücre sayısı iki katına çıkar. Hücre sayısı 16’ya ulaştığında artık bu canlının adı “morula”dır. Bu gelişimler sırasında morula haline gelen zigot, rahim boşluğuna doğru yol almaktadır. Morula 4 gün sonra uterusa ulaşır. Bu sırada hücre bölünmesi hızlı bir şekilde devam ederken, morulanın merkezinde bir boşluk oluşmaya başlar. Morula artık “blastokist” olmuştur. Bu aşamada artık hücreler farklılaşmaya başlamıştır.

Döllenmeden 5-6 gün kadar sonra bebek adayınız rahim içine yerleşmeye (implantasyon) başlar. Bu dönemde bazı anne adaylarında az da olsa lekelenme tarzında bir kanama olabilir. Buna implantasyon kanaması denir. Bu aşamada rahim içi zarında kanama artar ve hamileliğin devam edebilmesi için gerekli olan kan dolaşımı başlar.

Bebeğin anne rahmine yerleşmesinden sonra gebelik hormonu (beta HCG) salgılanmaya başlar. Bu aşamada yapılacak kan tahlili ile gebeliğin varlığı tespit edilebilir.

4. HAFTA
Adet görmeniz gerekiyordu, fakat geciktiniz. Korku, merak, heyacan gibi karmaşık duygular yaşıyorsunuz. Ne olacak şimdi? Belki de hala hamile olduğunuzdan haberdar değilsiniz. Yapmanız gereken en doğru tercih bir jinekoloğa gitmektir. Yapılacak bir kan tahliliyle kesin sonuçlar alabilirsiniz.

Artık sizde de fiziksel ve ruhsal değişiklikler meydana gelir. Adet öncesi yaşadığınız değişikliklere yakın belirtiler olur. Örneğin; halsizlik, yorgunluk hissi ve göğüslerinizde dolgunluk. Bunlara rağmen gebelik belirtileri daha ortaya çıkmamıştır.

Neler olduğunu bilmiyorsunuz, ama içinizdeki minik canlının temel dokuları gelişmeye başladı bile. Bunlar; endoderm (bu dokudan akciğerler ve karaciğer, sindirim sistemi ve pankreas), mezoderm (iskelet, kas sistemi, böbrekler, kan damarları ve kalp), ektoderm (cilt, saç, göz bebekleri ve sinir sistemi).

Dördüncü haftanın sonlarına doğru minik canlınızın göbek kordonunun temeli de atılır.

5. HAFTA
Bu hafta başından itibaren gebelik belirtilerini hissetmeye başlarsınız. Göğüsleriniz hassaslaşmaya başlar ve dolgunlaşır. Çünkü artık süt bezeleriniz uyarılmaya başlamıştır. Sık acıkabilirsiniz ve bulantılar artar. Yine bu haftada rahminizin büyümesi nedeni ile idrar kesenize baskı yapar ve sık sık idrara çıkma ihtiyacı duyabilirsiniz. Bu belirtilere rağmen doktora başvurmadıysanız, acele etmelisiniz. Vajinal ultrasonografi ile minik canlınızı görebilirsiniz.

Artık içinizdeki yaşamın gelişimi iyice hızlanmıştır. Organlar gelişmeye ve değişmeye başlamıştır. Bebeğiniz bu haftalarda ters “c” harfi şeklindedir.

Bebeğin baş kısmından en ucuna kadar kıvrımlı bir yapı oluşmasına “Nöral tüp” denilir. Bu aşamada beyin ve omurilik dokusu gelişir. Bu arada oluşan balon şeklindeki yapıya da “yolk kesesi” denir. Yolk kesesi bebeğin gelişiminden sorumludur ve plasentanın (bebeğin eşi) gelişmesiyle ortadan kalkar.

Artık önceki haftalarda oluşmuş olan ilkel kalp, damarlara kanı pompalayarak dokuların kanlanmasını sağlamaya başlamıştır.

6. HAFTA
Gebelik hormonlarının artması nedeniyle artık sizde daha belirgin değişimler meydana gelir ve şikayetleriniz artar. Sabah kalktığınızda mideniz bulanabilir ve kusabilirsiniz. Çok sevdiğiniz bir parfüm kokusu sizi eskisi kadar etkilemiyordur ve mideniz bulanmaya başlar. Yemek kokuları dayanılmaz bir hal alır. Bazı yemekleri düşünmek bile midenizin bulanmasına neden olabilir. Bunun yanında bazılarını da çok canınız çekebilir. Bu şikayetler normaldir ve geçicidir.

Birinci Trimester’de, yani bu dönemde bebeğinizin organ gelişimi devam ettiği için kendinize, yediklerine ve içtiklerinize çok dikkat etmelisiniz. Kötü alışkanlıklardan kurtulmanın zamanı geldi de geçiyor bile…

Temizlik ve bakım da daha önemli bir hal alır; fakat manikür, pedikür ve saç boyasından kaçının.

Dikkat etmeniz gereken bir diğer konu da vajinal kanamalar ve kramplardır. Bu bulgular bir düşük habercisi olabilir. Bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız.

Bu haftada bebeğinizin boyu 5mm kadardır. Geçen her gün bebeğiniz daha da hızla gelişir. Göbek kordonu, gözleri, göz kapakları, kulakları, ağzı, burun delikleri, parmakları belirginleşmeye başlar. Bebeğinizin kol ve bacak oluşumları belirgin hale gelir. Artık ilkel kalbi atmaya başlar, fakat tam bir kan dolaşımı gerçekleşmez.

7. HAFTA
Bu haftada dış görünüşünüzde pek bir değişim olmazken içerideki çalışmalar hızla devam eder. Bebeğinizin boyu yaklaşık olarak 8-10 mm kadar olmuştur.

Bebeğinizi görebilme imkanınız olsaydı, yüzünü ve göz bebeklerini siyah birer nokta şeklinde fark edebilirdiniz. Ağzı, burnu ve burun delikleri, kulakları, göbek kordonu, iyice belirginleşmeye başlamıştır. Kolları, bacakları, parmakları, dizleri, dirsekleri tomurcuk halinde gelişmeye devam eder. Beyni 3 ana bölüme ayrılır. Kan dolaşımı başlar ve kalbi dakikada 150 defa atar. Yine bu dönemde sindirim sistemi ve akciğerleri de gelişimine devam eder.

Hamileliğiniz boyunca minik bebeğiniz “amniyos kesesi” denilen sıvının içinde gelişmektedir. Bu kese bebeğinizi dışarıdan gelebilecek darbelere ve sıcaklık değişikliklerine karşı korur. Bu sıvı dolu kese aynı zamanda içinizdeki yaşamın en rahat şekilde gelişmesi için uygun ortamı yaratır.

Bu dönemde bulantı ve kusma yüzünden kilo kaybedebilirsiniz. Bulantılarınız 16. haftaya kadar devam edebilir. Bulantılarınızı sık ve az öğünler yiyerek hafifletebilirsiniz.

Bulantıları azaltmak için yataktan kalkmadan önce kraker ve galeta tarzı besinler tüketebilirsiniz. Sıvıları ise yemek arlarında almanız daha uygun olabilir.

8. HAFTA
Hamileliğe alışma zamanı… Bebeğinizin boyu artık 15 – 20 mm kadardır. Minik çiçeğiniz yaşlaşık olarak 3 gr ağırlığındadır ve hareketlenmeye başlamıştır. Her ne kadar o hareket etmeye başlasa da, siz bunu ancak 16. ve 20. haftalar arasında fark edebilirsiniz.

Bu haftada bebeğinizin dili, dudakları iyice gelişir. Dişetlerinin altında dişlerinin oluşumu başlar. Yemek borusu nefes borusundan ayrılır. Akciğerlerin gelişimi bu hafta daha da hızlanır. Kalp kapakçıkları ve 4 odacık fark edilir. Bağırsakları, pankreası ve bronşları da belirgin hale gelmeye başlamıştır. Göz kapakları kıvrım şeklinde belirmeye başlar ve gözleri hala kafasının iki yanındadır.

Bebeğinizin kıkırdak halindeki iskeleti artık sertleşmeye başlayacaktır ve parmakları daha belirgin ama perdelidir.

Bu dönemde rahminiz bir portakal kadar büyümüştür ve bunun sonucunda kasılmalar olabilir.
Cildinizde de değişiklikler meydana gelebilir. Cilt problemleri yaşayabilirsiniz. Sivilcelenme ve yağlanma olabilir. Bu değişimler genellikle Birinci Trimester’in sonunda ortadan kaybolur.

9. HAFTA
Artık bebeğinizin boyu 22 – 33 mm kadardır ve ağırlığı da 4 gram civarındadır. Minik yavrunuzun yüzü artık iyice belirginleşmeye başlamıştır. Dudakları gelişmeye devam ederken, ağzını açıp kapatmaya başlar. Kulakları belirginleşmektedir. Gözleri hala yüzünün iki tarafındadır. Göz kapaklarındaki gelişim hızlanmıştır. Burun delikleri belirginleşir ve koku sinirleri oluşmaya başlar. Bağırsakları göbek kordonu içinden çıkarak karın boşluğuna doğru yol alır. Kalbi iki ayrı yönde kanı pompalar.

Basit cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar, fakat henüz cinsiyeti belli değildir.

Sizde de gözle görülen bir farklılık olmasa da göğüsleriniz iyice dolgunlaşmaya başlar. Rahminizdeki genişlemeden dolayı midenizde yanma ve hazımsızlık problemleri yaşayabilirsiniz. Bu şikayetlerinizi azaltmak için yediklerinize dikkat edin. Tıka basa yemek yemeyin, her zamanki gibi az az ve sık sık yiyin.

10. HAFTA
Bebeğinizin bu haftaki en önemli gelişimi idrar üretmeye başlamasıdır. Böbrekleri artık daha iyi çalışıyordur. Üretilen idrar, amniyos sıvısı içine boşalır ve sıvının devamlılığını sağlar.

Yine bu dönemde beyin gelişimi de hızla devam etmektedir. İç kulakta dengeyi sağlayan sinirler gelişmiştir. Dudakların ve kalbin oluşumu tamamlanmıştır. Dizleri, ayakları, parmakları ve tırnakları belirginleşir. Kasları güçlenir. Eklem ve kas oluşumları neredeyse tamamlanmıştır ve bebeğiniz daha da hareketlenmeye başlar. Cinsel organlar henüz dışarıdan görülmez, ama erkek bebeklerde testisler testosteron üretmeye başlamıştır. Göz kapakları bu haftanın sonunda gelişimini tamamlar, fakat uzun süre kapalı kalacaklardır.

Şikayetleriniz biraz artabilir. Ayaklarınızda şişme, varis gibi rahatsızlıklar baş gösterebilir. Bunları minimuma indirmek için çok uzun süre oturur durumda ve de ayakta kalmayın; küçük küçük 10’ar dakikalık yürüyüşler yapın. Hamilelikte vücuttaki kan miktarı arttığı için cildinizde, yakın olan damarlarınızda koyulaşmalar görebilirsiniz. Yine bu süreçte duygusal çalkantılar yaşayabilirsiniz.

Hormonlarınızın etkisiyle sinirlilik, huzursuzluk, sıkıntı hali ya da tam tersi olarak kendinizi aşırı mutlu hissedebilirsiniz. Artık kilonuz artmaya başlar. Hamilelik boyunca alınmanız gereken ideal kilo kişisel özelliklerinize bağlı olarak, 12 – 17 kilo arasıdır. Gebeliğiniz süresince kesinlikle diyet yapmamalısınız.

11. HAFTA
Bebeğinizin organlarının en hızlı geliştiği haftadır. Embiryo gelişimini tamamlamıştır ve artık “fetus”tur.
Tebrikler! Gebeliğinizin en kritik dönemlerini atlatmak üzeresiniz. Bebeğinizin kulakları gelişmiştir. Kafası boyunun yarısı kadardır ve beyni gelişimini devam ettirmektedir. Gözleri hala kapalıdır ve iris tabakası olgunlaşmaktadır.

Rahminizin genişlemesi nedeniyle vücudunuzun ağırlık merkezi öne doğru kayar. Bu da bel ağrılarına neden olabilir.

11 ve 12. haftalar arasında kanınızdan ölçülen değerler ile bebeğinizde oluşabilecek doğuştan kromozomal bozukluklar hakkında risk hesaplamaları yapılır.

12. HAFTA
Artık bebeğinizin bütün organları gelişimini tamamlamış ve hacim olarak büyümeye başlamışlardır. Boyu yaklaşık olarak 70 mm’dir ve ağırlığı da 9 – 14 gram kadardır. Yüzü artık daha insani bir şekil almıştır. Oldukça hareketlidir, fakat henüz hareketlerini kontrol edemez.

Tırnakları ortaya çıkar. Saçları ve tırnakları uzamaya başlar.

Bağırsakları karnının içine girmiştir ve hareketlenmeye başlar. Dış genital organlar gelişimini tamamlamamıştır; fakat kızlarda dudaklar, erkeklerde ise penis ayırt edilebilir.

İyi haber… Büyüyen rahminiz sizi eskisi kadar rahatsız etmeyecektir. Böylelikle sık sık idrara çıkma ve midenizdeki yanma hissi şikayetleri azalır. Fakat ilerleyen zamanlarda, gebeliğinizin son döneminde bu şikayetler tekrar ortaya çıkacaktır.

Yine bu haftada kan hacminizin artmasından dolayı baş dönmeleri, baş ağrıları gibi şikayetleriniz olabilir. Buna karşılık bulantı ve yorgunluk şikayetleriniz azalacaktır.

13. HAFTA
Bu haftada bebeğinizin yüzü giderek daha da insana benzemektedir. Gözleri kafasının iki tarafındayken ortaya doğru kaymaya başlar. Kulakları hemen hemen dudaklarının hizasındayken, yukarıya doğru çıkar. Ultrasonla cinsiyet belirlemek için erkendir, ama dışarıdan bakıldığında cinsiyet belirlenebilir. Minik yavrunuzun boyu biraz daha uzar.

Yine bu hafta, Birinci Trimester’in son haftasıdır. Artık bulantı, kusma şikayetleriniz yok denecek kadar azdır. Bu haftadan itibaren kendinizi fazla yormamanız ve dinlenmeniz gerekir. Rahminiz giderek büyüdüğü için etrafındaki zar gerilir ve bunun sonucunda hafif bir kasık ağrısı hissedebilirsiniz. Eski kıyafetleriniz dar gelmeye başlayabilir.

Bu süreçte gebelik belirtileri ve düşük yapma riskiniz de azalır. Hamileliğe iyice alışmışsınızdır.
Salgılanan gebelik hormonları nedeniyle cildinizde lekelenme problemleri yaşayabilirsiniz. Özellikle de yüz ve boyun bölgesinde. Korkmayın! Bu lekeker geçicidir, doğumdan sonra geçer.

İKİNCİ TRİMESTER (14-26. HAFTA)

Gebeliğin en rahat dönemi olan İkinci Trimester’a hoş geldiniz. Artık bebeğiniz tamamen bir insan görünümünde. Kaslardaki güç gelişimine bağlı olarak kafası öne eğik değil… İkinci Trimester; yani ikinci üç aylık dönem, bebeğin hızla gelişimini sürdürdüğü, hamilelik döneminizde en çok rahat edeceğiniz dönemdir. Bu dönemde gebeliğin erken dönemlerinde ortaya çıkan şikayetler önemli ölçüde kaybolur ve vücut gebeliğe uyum sağlar. İşte, hafta hafta İkinci Trimester dönemi.

14. HAFTA
İkinci döneme yani İkinci Trimester’e hoş geldiniz.

Yeni bir dönem başladı. Bebeğiniz solunum yapma çalışmalarını hızlandırdı. Yüzü daha fazla gelişti, yanakları ve burnu daha belirgin. Kas gelişiminin hızlanmasına bağlı olarak kafasını dik tutabiliyor, ellerini ve kollarını hareket ettirebiliyor.

Bebeğiniz farkını ortaya koydu çünkü parmak izleri ortaya çıkıyor.

Bu hafta bebeğiniz için dönüm noktalarından biridir. Troid bezleri hormon üretmeye başlar. Erkeklerda prostat bezi, kızlarda ise yumurtalıklar oluşmaya başlar. Minik bebeğinizin boyu yaklaşık olarak 10 cm kadardır.

Bu dönem artık rahat bir nefes alabilirsiniz. Keyifli zamanlar başlıyor. Yorgunluk hissi azalacak ve kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz.

Hamileliğin ilk döneminde kaybettiğiniz cinsel dürtüleriniz yeniden harekete geçer.

Rahminizin daha da büyümesi ve progesteron hormonunun gevşetici etkisi nedeniyle mide sıvınız, yemek borunuza kaçarak yanmalara yol açabilir.

15. HAFTA
Müjde! Bebeğinizin saçları çıkıyor. Lanugo adı verilen bu tüyler 26. haftaya kadar kaybolurlar. Bu dönemde bebeğinizin cildi oldukça incedir. Dışarıdan bakıldığında damarları görülebilir. Kas gelişimi hızlanır. Ellerini yumruk yapabilir, parmağını emebilir.

Alış-veriş zamanı! Artık hamile kıyafetleri almanın zamanı geldi. Eski kıyafetlerinizle vedalaşın. Karnınız büyümüştür ve rahminizi bir top gibi hissedebilirsiniz. Yine bu dönemde göğüslerinizden sıvı gelebilir. Endişelenmenize gerek yok, bu normal bir durumdur.

16. HAFTA
Bebeğiniz dünyaya göz kırmaya başladı! Yüz kasları geliştiği için ağzını açıp kapatır, göz kapaklarını hareket ettirir. Yüz daha da normal bir hal almıştır, gözleri ve kulakları yerli yerindedir. Bağırsaklarında fetal denilen dışkı birikmeye başlar. Dolaşım sistemi tam işlevini yapmaya başlamıştır. Göbek kordonu olgunlaşmıştır ve bebeğin eşi olan plasenta bebeğinizle aynı büyüklüktedir. Bebeğiniz artık avucunuza sığacak büyüklüğe ulaşmıştır. Bebeğiniz solunuma ve ışığa karşı reflekse başlar.

Anne ve babaların en çok merak ettiği konuya açıklık getirelim. Bu haftanın sonuna doğru ultrason yaptırdığınızda bebeğinizin cinsiyetini öğrenebilirsiniz.

Bebeğiniz bu haftada daha da hareketlenir ve tecrübeli anne adayları bu hareketleri hissedebilir.

Bu hafta yapmanız gereken üçlü tarama testini ihmal etmeyin! Down sendromu açısından önemli olan bu testi yaptırmak için en uygun zaman aralığı 16 ve 20. haftalar arasıdır

17. HAFTA
Bebeğiniz yağ depolarını doldurmaya başladı. Bu da bebeğinizin yeni ve hızlı bir büyüme dönemine girdiğini gösterir. Artık bütün organ sistemleri çalışıyordur. Minik çiçeğiniz içinde bulunduğu sıvıyı ciğerlerine çekip dışarıya vererek solunum sisteminin temellerini sağlamlaştırır.

Yine bu haftada bebeğinizin minik kalbi inanılmaz bir hızla çalışır. Vücuduna günde yaklaşık olarak 25 – 30 litre kan pompalar.

Bu süreçte bebeğinizin büyümesine bağlı olarak 2 ila 4 kilo almanız normaldir. Rahminizi göbek deliğinizin 3 – 4 parmak altında hissedebilirsiniz. Yine bu dönemde birçok anne adayı endişeye kapılabilir. Bebeğin sağlığı, doğumun nasıl ve nerede olacağı gibi düşünceler yoğunlaşabilir.

Yaptıracağınız üçlü test bu endişeleri azaltmanıza yardımcı olacaktır.

18. HAFTA
Her şey yolunda!.. Bebeğiniz yaklaşık olarak 12,5 – 14 cm boyunda ve ağırlığı da 150 gram kadardır. İskeletinin gelişimi devam eder. Kemikleri daha da sertleşmeye başlar. Bu haftada bebeğiniz kendine uyku pozisyonları belirler. Artık hareketlerini daha fazla hissetmeye başlarsınız. Dışarıdan gelen uyarılara daha duyarlı olmuştur.

Bebeğinizin kemik gelişimi hızlandığından kalsiyum takviyesi almayı ihmal etmeyin

Bu haftada bebeğinizin kaşları yavaş yavaş belirmeye başlar. Kız bebeklerde ilkel yumurta hücreleri belirir. Erkek bebeklerde ise prostat bezi gelişimini tamamlar.

Artık hamile olduğunuz dışarıdan bakıldığında rahat bir şekilde fark edilir. Artan kan hacminize bağlı olarak bazı şikayetleriniz olabilir. Düz kaslarınızdaki gevşemelere bağlı olarak tansiyon düşmeleri yaşayabilirsiniz.

19. HAFTA
Bu haftada bebeğinizin vücudunu “vernix caseosa” denilen kremsi bir maddeyle kaplanır. Bu madde onun cildini uzun süre içinde kaldığı sıvın etkilerinden koruyacaktır. Ultrasonda baktığınızda bebeğinizin sürekli hareket halinde olduğunu göreceksiniz. İçinizde bir kıpırtı şeklinde hissedebilirsiniz bu hareketleri.

Kilonuzun artması nedeni ile vücudunuzda çatlaklar meydana gelmeye başlayabilir. Çatlaklar kaşıntı yapabilir. Çatlakları azaltmak ve engellemek için çeşitli kozmetik ürünlerden faydalanabilirsiniz.

Bunun yanında bol bol sıvı almanız da yararlı olacaktır. Yine bu haftada göğüs uçlarınız büyür ve kahverengi alan giderek genişler. Bu durum normaldir ve doğumdan sonraki bir yıl boyunca devam edebilir.

20. HAFTA
Hamileliğinizin ilk yarısı bitti. Bebeğinizin beynindeki hızlı gelişim devam ediyor. Cildi kalınlaşmaya başladı. Koku, tat, duyma, görme ve dokunma duyuları aktif olmaya başlar. Vücudunu kaplayan tüyler yoğun olarak baş ve boyun bölgesinde görülür. Kalp atışları hızlanır. Erkek bebeklerin testisleri karından torbaya doğru ilerler. Kız bebeklerin ise yumurta hücresi üretim süreci tamamlanmıştır.

Artık minik çiçeğinizin hareketleri daha hızlı ve kuvvetlidir. Ağırlığı yaklaşık olarak 250 – 400 gram civarındadır.

Rahminizin üst tarafı göbek hizanıza kadar gelir ve göbek deliğiniz ile kasığınız arasında koyuluk oluşmaya başlar. Buna “linea nigra” denir ve doğumdan sonra kaybolacaktır. Rahminizin genişlemesi nedeni ile midenize, böbreklerinize ve ciğerlerinize baskı artabilir. Zaman zaman nefes almakta zorlanma ve idrara sık çıkma gibi şikayetleriniz olabilir.

21. HAFTA
Bu hafta bebeğinizin kalp kası iyice güçlenir. Kırmızı kan hücreleri üretilmeye başlandı ve kanı daha etkili bir biçimde pompalar. Dilindeki tat alma duyusu gelişimine devam eder.

Kilo artışınız artık hızlanmaya başlar. Bu nedenle yediklerinize dikkat ederek çeşitli besinler tüketmeye çalışın. Mümkün olduğu kadar kilo aldırmayan gıdalar tercih edin. Bu dönemde ayaklarınızda ve bileklerinizde şişmeler olabilir. Bol bol su içmek ve çok uzun süreler ayakta kalmamanız size yardımcı olacaktır.

Eğer önceki haftalarda başlamadıysanız demir desteği almanız gerekir.

22. HAFTA
Müjde bebeğiniz artık sesinizi duyuyor. Onunla konuşabilir, ona şarkılar söyleyebilirsiniz. Sizden gelecek seslere tepkiler vermeye başlamıştır. Ona müzik dinletebilirsiniz. Özellikle de klasik müziğin, ruhsal gelişimde olumlu etkileri olduğuna dair çalışmalar yapılmıştır. Dokunma duyusunun gelişmesi ve beynindeki gelişim sonucunda vücudunu ve çevresini öğrenmeye başlar.

Bu süreçte artan kan miktarınızdaki sıvılaşmadan dolayı fizyolojik anemi oluşabilir. Kan sayımı yaptırarak bu durumu tespit edebilirsiniz. Bu durum normaldir ve demir alımınızı düzenleyerek korunabilirsiniz. Yine bu gelişmeler olurken dengenizi sağlamakta zorlanabilirsiniz. Bunun nedeni karnınızdaki büyümeye bağlı olarak beliniz içeri doğru genişleyebilir ve denge merkeziniz kayabilir, bel ağrıları hissedebilirsiniz. Bu dönemlerde topuklu ayakkabı giymekten kaçının ve ortopedik düz ayakkabıları tercih edin.

23. HAFTA
Bebeğiniz artık küçük bir insan görüntüsündedir. Sizi daha iyi duyabilir.

Bu haftada bebeğinizin gözleri tamamen gelişmiştir fakat göz rengi halen belli değildir. Pankreası insülin salgılamaya başlamıştır.

Sizde ise kilo artışı devam eder. Ağırlığınızın artması ile kramp şikayetleri yaşayabilirsiniz. Kalsiyum ve magnezyum alarak bu sorunu çözebilirsiniz.

Babalar sıra sizde! Artık bebeğinizin hareketlerini dışarıdan görebilirsiniz.

Elinizi karnınıza koyduğunuzda onun hareketlerini hissedebilirsiniz. Bebeğinizin hareket alanı genişlemiştir ve takla atıyormuş gibi hareket eder. Bu hareketler bebeğinizin kas gelişimi için çok önemlidir.

Bu haftalarda doğan bebekler düşük değil “erken doğum” olarak adlandırılır.

24. HAFTA
Bu hafta bebeğinizin dönüm noktalarından biridir. Bu haftadan sonra bebek annesinden bağımsız, annesinin vücudu dışında yaşamını devam ettirebilecek hale gelir. Fakat erken doğum bir çok sorunu da beraberinde getirir. Erken doğan bebekler yoğun bakım ortamında yaşatılabilir. Önemli olan kalıcı herhangi bir hasarın oluşmamasıdır. Örneğin; görme, duyma, solunum ve zihinsel gelişimin nasıl etkilendiği bilinmemektedir.

Bu haftada bebeğinizin akciğerlerindeki damar yapıları olgunlaşır ve neredeyse bütün organları işlevlerini yerine getirmeye başlar.

Hormonlarınızın etkisi ile bu dönemde diş eti kanamaları yaşayabilirsiniz. Diş etlerinizde çekilmeler, hatta ileri safhalarında diş dökülmeleri meydana gelebilir. Bu tarz şikayetleriniz olduğunda yapmanız gereken bir diş hekimine başvurmaktır. Yine bu haftada hamileliğe bağlı olarak gelişen şeker hastalığını kontrol ettirmeniz gerekir. Doktorunuzun yapacağı glukoz tarama testi ile sonuç alabilirsiniz.

Bu haftalarda erken doğum hakkında doktorunuzdan bilgi alın ve belirtilerini öğrenin.

25. HAFTA
Güzel haberler geliyor! Doppler ultrason ve steteskop ile bebeğinizin kalp atışlarını duyabilirsiniz. Artık cinsiyeti ile ilgili gelişimleri de tamamlandığı için cinsiyetini öğrenebilirsiniz. Erkek bebeklerin testisleri skrotum içine yerlerini aldı, kız bebeklerin ise vajinası oluştu. İskeleti, kemikleri, eklemleri tam şeklini aldı. Bebeğinizin tat alma duyusu tamamen gelişti. Bunun yanında solunum sistemi gelişimini sürdürmektedir.

Bebeğiniz giderek büyüyor. Artık hareketlerini daha sert hissedebilirsiniz.

Rahminizin giderek büyümesi nedeni ile bel ağrılarınız daha da şiddetlenebilir. Bu normal bir durumdur. Midenize baskı giderek arttığından, buna bağlı olarak midenizde yanma hissedebilirsiniz. Bu dönemde göz kuruluğundan rahatsız olabilirsiniz. Yapay göz yaşı kullanarak bu sorunu çözebilirsiniz.

26. HAFTA
Bebeğinizin akciğerleri gelişmekte ve doğuma kadar gelişim sürecek. Bu haftada bebeğinizin göz kapakları açılıp kapanmaya başlar. Karnınıza doğru kuvvetli bir ışık tutuğunuzda tepki verir.

Gözlerindeki retina oluşur ve diğer tabakalar oluşmaya başlar.

Bu dönemde sırt ağrıları, kramplar, belden aşağınızda baskı hissedebilirsiniz. Yine bu dönemde karnınızda ani kasılmalar hissetmenizde olasıdır. Bu kasılmalara “Braxton-Hiks” kasılmaları denir. Adet sancıları gibi ve düzensiz aralıklarla meydana gelir. Bu kasılmalar rahminizi doğuma hazırlamaktadır. Bu krampları dikkate almak gerekir, erken doğum habercisi olabilirler.

Kasılmaların düzenli olup olmadığını anlamak için avuç içinizi karnınıza koyun. Kasılmaların sıklığını ve süresini ölçün. Erken doğum belirtilerine açık olun ve kramplar sıklaşırsa doktorunuza başvurun. Erken doğum belirtisi olan kasılmalar düzenli olur ve saatte 4 kez ya da daha fazla olabilir.

ÜÇÜNCÜ TRİMESTER (27-41. HAFTA)

Üçüncü Trimester; yani hamileliğin son üç aylık bölümü, heyecanın daha da artarak doğuma hazırlığın başladığı ve tamamlandığı dönemdir. Artık anne de, bebek de doğuma yavaş yavaş hazırlanmaktadır. Bebeğin oluşumu bu dönemde tamamlanır ve artık onu kucağınıza almak için sayılı günleriniz kalmıştır. Üçüncü Trimester evresinde sizin ve bebeğinizin yaşadığı değişimleri şöyle sıralayabiliriz.

27. HAFTA
Üçüncü Trimester’e hoş geldiniz. Minik bebeğinizin boyu yaklaşık olarak 25 cm ve ağırlığı da 1000 gram civarındadır. Dışarıdan gelen seslere tepkileri artar. Beyin gelişimi hızla devam etmekte. Bu haftadan itibaren erken doğan bebeklerin yaşama şansı yüzde 85’tir. Erken doğum olması durumunda bebeğiniz biraz zayıftır ve vücut ısını koruyabilmesi için küvöze konulur.

Bu haftada solunum sorunları yaşayabilirsiniz. Nefes darlığı çekebilirsiniz. Özellikle yattığınızda şikayetiniz artabilir. Bu sorunu azaltmak için yastık sayınızı artırın ve yüksek yastıklar tercih edin. Yine bu dönemde solunum sorunu bağlı olarak uykusuzluk da çekebilirsiniz. Yatmadan önce küçük yürüyüşler yapmanız size yardımcı olabilir. Hamileliğin bu dönemindeki önemli bir diğer konu da kolesterol ve tansiyondur. Tansiyonunuzdaki değişimler bir gebelik zehirlenmesi (preeklemsi) habercisi olabilir.

28. HAFTA
Bebeğinizin büyümesi devam ediyor ve rahminizin üst noktası neredeyse kaburgalarınıza ulaşır. Beyni ve dokuları hızlı gelişimine devam eder. Saçları uzar. Kaşları gelişimini tamamlamıştır. Gözlerini açıp kapatır. Uyku ve uyanıklık evreleri geçirir. Vücudu yağ depolamaya başladı ve bu doğumdan sonra vücut ısısını ayarlamasında önemli rol oynar.

Bu haftadan itibaren tansiyonunuzu daha sıkı takip etmelisiniz. Yüksek tansiyon siz ve bebeğiniz için tehlike oluşturur

Yine bu dönemde bacaklarınızdaki kramplar, varisler, cilt kuruluğu, bel, sırt ağrısı, çarpıntı ve hazımsızlık şikayetleriniz fazlalaşabilir. Varsa hemoroid probleminiz daha da kötüleşebilir.

29. HAFTA
Doğuma giderek yaklaşıyorsunuz. Artık göğüslerinizdeki süt üretimi bebeğiniz tarafından da uyarılır. Bağışıklık sistemi gelişmeye başlar. Doğumdan sonra sütünüzün yardımıyla bağışıklık sistemi iyice gelişecektir.

Bebeğinizin vücudu artık daha orantılıdır. Kemik iliği sürekli kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) üretmeye başlar.

Bu dönemde karnınız iyice büyümüştür. Hamileliğe bağlı şikayetleriniz de artar. Cildinizde kuruluk, ağrılarınızın artması, nefes darlığı, mide yanması ve bacaklarınızda kramplar fazlalaşır. Bu şikayetler geçicidir ve sizi yıpratmasına izin vermeyin. Pozitif düşünün.

30. HAFTA
Heyecan artıyor. Bebeğinizle buluşmaya az bir zaman kaldı. Giderek büyüyor. Kilosu yaklaşık olarak 1400 gram kadar. Kilosundaki artış erken doğum olması durumunda kendi vücut ısısını ayarlayabilmesi için gereklidir. “Lanogo” isimli vücudunu kaplayan tüycükler yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Gelişen kemik iliği, kırmızı kan hücresi üretimini karaciğerden tamamen devralır. Karnınızda küçük hareketler hissedebilirsiniz, o artık hıçkırmaya başladı. Tırnakları uzuyor.

Bu dönemlerde uyku probleminiz daha da artabilir. Sol tarafınızın üzerine yatmanız sizin için faydalı olacaktır. Bu yatış şekli ana toplar damarlarınıza kanın yeterli gitmesini sağlayacaktır. Kan dolaşımınız daha sağlıklı şekilde gerçekleşir. Yatarken karnınızın altına bir yastık ile destek yapmanız sizi rahatlatacaktır. Yine bu dönemde midenizde yanma şikayetleriniz artabilir. Özellikle reflü rahatsızlığı olan anne adayları yemekten hemen sonra yatmamalı ve midelerini aşırı doldurmaktan kaçınmalılar.

31. HAFTA
Bebeğinizin beyin dokusu gelişmeye devam ediyor. Bu haftalarda bebeğiniz, içinde bulunduğu amniyo sıvısının fazlalaşmasına bağlı olarak iyice hareketlenir. Fakat 32. haftadan itibaren bu hareketlilik azalır. Daha da büyüdüğü için yeri daralmaktadır.

Bu haftada dikkat etmeniz gereken en önemli konu bebeğinizin hareket yoğunluğunu kontrol etmektir. Hareketlerinde belirgin bir azalma fark ettiğinizde, dinlenin ve bir şeyler atıştırın. Ama halen hareket etmiyorsa, yolunda gitmeyen bir durum sezerseniz hemen doktorunuza başvurun.

Yine bu hafta önemli bir diğer konuda kalsiyum alımıdır. Bebeğiniz büyümesi nedeniyle kalsiyum ihtiyacı artar ve takviye almanız gerekebilir. Bol bol süt ve süt ürünleri tüketmelisiniz.

Bebeğiniz iyice büyüdüğü için göğsünüzde sıkışmaya neden olabilir.

Rahminizin kasılmasına bağlı ağrılar hissedebilirsiniz. Bu ağrı ve kasılmaların süreleri uzayıp, sıklıkları artıyorsa erken doğum habercisi olabilir, dikkatli olun!

32. HAFTA
Minik bebeğiniz artık neredeyse 1900 gram. Dışarıdan gelen uyarıları atık daha iyi algılayabilir. Hareketleri daha da artar. Bunun yanında önceki dönemlere göre büyüme hızı azalmıştır.

Bu dönemde daha da büyüdüğü için bebeğiniz yeri daralmıştır. Bunu en iyi şekilde kullanır. Bacakları ve dizleri tam bükülmüş, ayakları çapraz, kolları ve boynu öne doğru bükülmüş bir şekilde durur. Tüm parmakları açıktır ve tırnakları da tamamen gelişmiştir.

32. haftadan sonra doktorunuz sizi 2 haftada bir görmek isteyebilir. Doğum artık yaklaşıyor ve bazı riskleri göz önünde bulundurmak gerekir. Rahminizin iyice büyümesi ve bebeğinizin baş aşağı durması nedeni ile ayakları kaburgalarınıza baskı yapabilir. Dik oturmaya dikkat ederseniz şikayetiniz azalacaktır. Yine bu haftada nasıl olsa büyüdü artık diyerek vitamin takviyelerinizi almayı ihmal etmeyin.

33. HAFTA
Bebeğinizin içinde bulunduğu amniyo geçen haftalarda en yüksek seviyelerdeydi. Bu haftadan itibaren sıvı miktarı doğuma kadar sabit kalacaktır. Amniyo sıvısı bebeğinizin gelişi açısından çok önemlidir. Onu steril bir ortam sağlayarak korur. Bebeğiniz bu sıvıyı yutar, akciğerlerinden ve cildinden emilerek kana karışır. Azalan sıvı bebeğinizin idrar yapmasıyla tamamlanır.

Yine bu dönemde bebeğinizin beyin gelişimi devam eder ve buna bağlı olarak kafasının ölçüleri de büyür.

Bebeğiniz cilt altına yağ depolamaya devam eder ve kırmızı olan rengi pembeye doğru döner.

Bu haftalarda bebeğiniz genelde uyur. Uyandığı zamanlarda ise sizi dinler, hisseder. Onunla konuşun, şarkılar söyleyin. Ara ara sizi tekmeleyip uyanık olduğunu hissettirir. Bebeğiniz artık doğum pozisyonunu almaya başlar. Eğer kafası yukarı doğru ise sezaryen doğum yapmanız olasıdır.

Siz de artık iyice kilo aldığınızı fark edebilirsiniz. Ellerinizde ve ayaklarınızda şişmeler olabilir. Bu durum normaldir. Ancak şiddetli baş ağrıları, çakan ışıklar ya da noktacıklar görüyorsanız, şişliklerde ani çoğalma, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi şikayetleriniz oluyorsa gebelik zehirlenmesi (preeklamsi) yaşıyor olabilirsiniz. Dikkatli olun ve hemen doktorunuza başvurun.

Yine bu haftalarda tedirgin edici, unutamayacağınız rüyalar görebilir ve sık sık tuvalete gidebilirsiniz.

34. HAFTA
Bebeğinizin boyu yaklaşık olarak 42 cm ve kilosu ise hemen hemen 2 kilo kadar. Bu haftadan itibaren solunum çalışmaları artar. Çünkü artık doğumdan sonraki solunumuna hazırlık yapmaktadır.

Bebeğinizin böbrek üstü bezlerinden salgılanan hormonlar süt üretiminizi başlatabilir. Saçları sık bir şekilde çıkmaya başlamıştır fakat doğumdan sonraki rengi ve yoğunluğu değişebilir.

Braxton Hicks adı verilen kasılmaları daha sık yaşayabilirsiniz. Bu kasılmalar sizi doğuma hazırlıyordur. Bazı anne adayları bu kasılmalar nedeniyle sinirli ve gergin olabilirler.

35. HAFTA
Bebeğinizin ağırlığı 2 kiloyu geçti. Tırnakları uzuyor. Yağ depolamaya devam ediyor.

Bebeğiniz bu haftadan itibaren doğsa bile risk taşımıyor. Yoğun bakıma girmeden yaşama şansı oldukça yüksektir.

Bu haftalarda yorgunluk, uykusuzluk şikayetlerinizde artış olabilir. Karnınızın giderek büyümesi ve kilo artışınız nedeni ile hareket etme güçlükleri yaşayabilirsiniz.

.

Yine bu dönemde cinsel isteksizlik ya da kaygılar yaşamanız olasıdır. Hamileliğinizde bazı özel durumlar hariç cinsel ilişkiye girmenizde bir sakınca yoktur. Fakat istemiyorsanız eşinize bu durumu izah edin, size karşı anlayışlı olacaktır

Sona doğru yaklaşırken doğumla ilgili kaygılarınız da artabilir. Endişelenmeyin. Doktorunuzla sık sık görüşün. Solunum ve yemek yemenizi etkileyebilecek kramplar yaşayabilirsiniz. Yemeklerinizi sık ve küçük lokmalar halinde tüketin. Ayaklarınızdaki şişlikleri azaltmak için sürekli aynı pozisyonda durmaktan kaçının.

36. HAFTA
Bebeğinizin yanakları, parmakları, kolları yağ depolamaya devam ettiği için daha belirginleşir. Bütün organ sistemleri gelişimini tamamladı. Artık küçük ayrıntılar tamamlanıyor. İyice büyüdüğü için hareketleri eskisi kadar kolay olmuyordur.

Bu haftanın sonundan itibaren doğsa bile erken doğuma bağlı olarak bir problem yaşama olasılığı düşüktür.

Artık doktorunuzla her hafta görüşmeniz gerekmektedir. Doktorunuz her kontrolde sizi muayene ederek rahim ağzının durumuna bakar, açıklık olup olmadığını inceler.
Yine bu haftada uykusuzluk şikayetleriniz artabilir. Bunun nedeni bebeğinizin yavaş yavaş aşağı inmesi ve mesanenize baskının artmasıdır. Geceleri sık sık tuvalete kalkma ihtiyacı duyabilirsiniz.

Bu haftadaki en önemli konulardan biri artık doğum yapacağınız yeri belirlemenizdir.

37. HAFTA
Bebeğiniz klinik olarak doğuma hazır duruma gelse de gelişimi sürüyor. Dizlerinde ve dirseklerinde yağ depolanması devam ediyor. Diş etleri gelişimini tamamladı. Kilosu yaklaşık olarak 2850 gram kadardır. Bu dönemde hızla kilo almaya devam eder.

Bu haftadan itibaren bebeğiniz nadir olarak döner, son duruş pozisyonunu almıştır artık. Yaptığı hareketler doğumdan sonra yapacağı hareketlere benzemektedir. Örneğin parmağını emebilir, irkilebilir.

Yine bu haftada dış dünyaya hazırlık için solunum hareketleri devam eder.

Mutlu sona ulaşmak için geriye sadece 4 haftanız kaldı. Bu süreçte daha hızlı kilo alabilirsiniz.
Bebeğinizin doğum kanalına doğru inmesiyle, karnınızın üst kısmında bir boşluk hissedebilirsiniz. Midenizdeki rahatlama ile iştahınız açılabilir. Akciğerlerinizdeki baskı da azalır ve daha rahat nefes alıp verebilirsiniz. Rahminizin mesanenize yaptığı basınç arttığı için idrara çıkma alışkanlığınız başlarda olduğu gibi tekrar artacaktır. Bebeğinizin hareketlerini dışarıdan fark edebilirsiniz.

Doktorunuz size “çatı muayenesi” (pelvis muayenesi) yapılmasını tavsiye edebilir. Bu muayeneyle “çatı darlığı” olup olmadığına bakılır, bu kontrol normal doğuma uygunluk açısından önemlidir.

38. HAFTA
Minik yavrunuz her gün neredeyse 25-30 gram almaya devam etmektedir. Ağırlığı 3 kilo civarındadır. Vücudu yağ depolamaya devam eder. Erkek bebekler kızlara oranla daha fazla yağ depolarlar.

Bebeğiniz, bağırsaklarında “mekonyum” adı verilen dışkısını biriktirmeye başlar. Doğumdan sonraki 24 saate bu dışkıyı çıkarır.

Bebeğinizin içinde bulunduğu amniyo sıvısına göre hacmi arttığından, hareketleri azalır.

Rahminizin içini ve bebeğinizi dışarıdan gelebilecek mikroplardan koruyan sümüksü sıvı (nişan), rahim ağzında tıkaç görevi yapmaktaydı. Fakat bu haftadan itibaren bu sıvı doğumdan birkaç hafta önce gelebilir ve aynı zamanda doğuma işaret niteliği de taşımaktadır. Bu sıvının gelmesine “nişan gelmesi” denilir.

Dikkat! Bu haftadan itibaren her an doğum sancılarınız başlayabilir. Gerçek doğum sancıları düzenli aralıklar ile gelir. Sancılar 10 dakikada 3 kere gelir ve yaklaşık olarak 50’şer saniye sürer. Bu sancılar dinlenmekle geçmez ve zaman içinde şiddeti artar. Eğer sancılarınız azalmıyor ve şiddeti daha da artıyor ise hemen doktorunuza başvurun.

39. HAFTA
Artık bebeğinizin yağ depolama işi giderek yavaşlar. Buna bağlı olarak hem bebeğiniz hem de siz daha az kilo alırsınız. Minik çiçeğiniz yaklaşık olarak 3250 grama ulaşmıştır.

Bu hafta vücudunuzda doğum hazırlıkları hızlanır. Rahim ağzı açılmaya hazırlanır ve mesaneye olan baskı artar. Şiddetli kasılmalar artabilir. Bir diğer doğum belirtisi ise gebelik kesesinin yırtılmasıyla suyun gelmesidir. Kanama, bebeğinizin hareketlerinde belirgin bir azalma gibi olağan dışı bir durum fark ettiğinizde, en yakınınızdaki sağlık kurumuna başvurun.

Eğer sezaryen doğum yapacaksanız bu haftadan itibaren herhangi bir gün doğum yapabilirsiniz.

40. HAFTA
Mutlu sona artık sayılı günler kaldı. Belki de bu hafta içinde doğumunuz gerçekleşecek. Bebeğinizin boyu yaklaşık olarak 50 cm ve ağırlığı da 3500 gram civarında. Artık rahminizin büyük bir kısmını dolduruyor. Bebek kordonunun uzunluğu 50 cm kadar ve kalınlığı da 1,3 cm’dir. Bebeğinizin cildini kaplayan verniks isimli kremsi madde ve lanugo adı verilen tüyler ortadan kaybolmaya başlar. Sizin vücudunuzdan bebeğinize geçen antikorlar doğumdan sonra bağışıklık sisteminin güçlü olmasına yardımcı olur.

Bu hafta onunla buluşma ihtimaliniz çok yüksek. Minik bebeğinizin başı yatay olarak kanal girişine yerleşir, kanal ortasına doğru geldiğinde başını 90 derecelik bir açıyla hareket ettirir ve dışarıya çıkarır. Başından sonra omuzlarının da dışarı çıkması ile doktor yardımıyla dış dünyaya merhaba diyecektir.

Bebeğiniz ilk dünyaya geldiği anda ten rengi mor ya da sarı olabilir. Endişelenmeyin, bu normal bir durumdur ve zaman içerisinde düzelecektir.

Bu hafta buluşma şansınız yüksek ama belki de sizi biraz daha bekletecek. Düzenli kontrollerinize devam edin. Doktorunuzun ve gerekli telefonların olduğu kağıdı evinizde görünür, kolay ulaşılabilecek bir yere koyun. Hamileliğinizde yaptırdığınız testlerin, tetkiklerin bulunduğu dosyayı da hazır edin.

41. HAFTA
Eğer hala doğum yapmadıysanız bu hafta size çok uzun ve sıkıcı gelebilir. Sabırlı olun muhteşem sona az kaldı. Merak etmeyin o da içeride çıkmak için sabırsızlanıyordur.

Önceden yaptırmış olduğunuz testler ve ultrason yardımıyla doğum şekliniz belirlenmiştir. Normal doğum yapmanıza engel olabilecek herhangi olağan dışı bir durumda sezaryen ya da suni sancıyla doğumunuz gerçekleşecektir.


Bir ağrı ya da rahatsızlık hissetmeseniz bile rahim ağzı yavaş yavaş açılmaya başlamıştır bile. Doğum sancılarının başlaması ile rahim ağzındaki açıklık artar. Açıklık 10 cm’ye ulaştığında doğumun ilk evresi tamamlanır ve ikinci evrede büyük buluşma gerçekleşir.

Yeni hayata merhaba! Tebrikler, artık siz de bir annesiniz!..

Post a comment

Salk ve Tp