
Bitkisel tedavi metotları bilinen en eski tıp şekilleridir. Çoğu kişi hastalıkların günümüz imkanlarıyla çözümlenemediği zamanlarda bitkisel ürünlerle veya bu ürünlerle yapılan bir takım karışımlarla deva bulmaya çalışmıştır. Günümüzde hastalıkların tedavisinde ilaç dışı seçeneklerin aranması ve insanlarımıza, hastalıkların iyileştirilmesi konusundaki sunulanların sayısının artması tedavi hizmetlerinde aksamalara yol açacak duruma kadar gelmiştir. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet İsbir ilacın önemini vurguladı ve modern tıbbın insan sağlığı hizmetine sunduğu ilacı bir yana bırakarak bir takım bitkisel karışımları hastalıkların tedavisinde ön sıraya geçirmenin tedavi açısından son derece tehlikeli sonuçların ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Mehmet İsbir konuyla ilgili Haberturk.com’a şu bilgileri verdi: “İnsan ortalama yaşam yılının uzaması ve bunun yanı sıra yaşam kalitesinin artması modern tıbbın bir eseridir. Modern tıbbın bu sonuca ulaşabilmek için faydalandığı en önemli aracı ilaçtır. Bu nedenle öncelikle insanların ilacı tanımaları gerekmektedir.
İlaç fizyolojik sistemlerin veya patolojik durumları alanın yararı için değiştirmek amacıyla kullanılan veya kullanılması öngörülen bir madde veya ürün olarak tanımlanabilir.
İlacın diğer tedavi ajanlarından ayıran en önemli özelliği üretiminden ve pazarlanmasına kadar “hastaya ulaştırılması” gibi tüm kademelerinin çok sıkı denetimler ve araştırmalara dayanmasıdır ve bu denetimlerin uzman kişiler tarafından yapılmasıdır.
Başta Tıp Fakülteleri’nde yetişen hekimler, Eczacılık Fakülteleri’nde eğitilmiş eczacılar ve ilgili fakültelerde eğitilmiş diğer meslek grupları kimyagerler gibi üst düzeyde eğitilmiş uzmanlarca üretilmekte ve hastalara ulaştırılmaktadır.
Araştırmalar ve denemelerin süreci organik bir molekülün, uzman hekimler ve eczacıların denetiminde üretilmesinden, ilaç olarak isimlendirilmesine kadar yaklaşık 15 yıllık bir süreci kapsamaktadır.
Bu denetimler ilacın piyasaya çıkmasında sonra bile devam etmektedir. Tabi bu denetimler sonucu piyasadan çekilen ilaçlarda mevcuttur.
Kısaca çok uzun ve zorlu çalışmalar sonucu üretilen ilaç hekimler tarafından teşhis edilen hastalığın tedavisinde kullanılmak üzere reçete edilir ve
eczacı tarafından hastaya hekim ve eczacının denetimde uygulanır.
Buna karşın hiçbir araştırma yapılmadan bir takım söylentilere dayalı veya uzun yıllara sonucu elde edilen tecrübelere dayalı bilimsel araştırmalardan uzak sonuçlar sonucu elde edilen verilere göre bir takım karışımların ve
tekniklerin hastalıkların tedavisinde kullanmak son derece yanlıştır.
Önerilen bu teknikler veya karışımlar ancak esas tedaviye destek “hastanın moralini artırmak, rahatlatmak amacıyla” vermek için önerilebilir veya kullanılabilir. Bu amaçla kullanılmasında bile dikkat edilmesi gereken birçok husus vardır. Örneğin, bitkideki hangi kimyasal maddenin, ekili olduğunu saptanması bilmek ayrıca ayni bitkide bulunan diğer kimyasal maddelerin etkilerinin de bilinmesi gerekir. Aksi takdirde önerilen karışım eski deyimle “kocakarı” ilacından öteye geçemez.
Sonuç olarak çok zorlu bir üretim ve araştırma aşamasından geçerek bugünkü modern tıbbın insan sağlığı hizmetine sunduğu ilacı bir yana bırakarak bir takım bitkisel karışımları veya sebze, meyveleri hastalıkların tedavisinde ön sıraya geçirmek sadece tedavi açısından son derece tehlikeli sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir”
Yasemin Ateş /Haberturk.com





Sizin Düşünceleriniz: