DOÄžAL TATLANDIRICILAR VE ÅžEKER

Yazar: Ekim 30th, 2009 in Mehmet Öz by admin

doğal tatlandırıcı şeker

Doğal tatlandırıcılar, şekerin yerini tutmuyor

‘Kalorisi düşük’ olduÄŸu için ‘ÅŸiÅŸmanlatmaz’ zannettiÄŸiniz bitki özlü tatlandırıcılar, beynin tokluk merkezi tarafından kayda alınmıyor! Bu yüzden canınız tatlı istediÄŸinde gerçek ÅŸeker yemeniz gerekiyor.

Tatlı ihtiyacını karşılamak söz konusu olduÄŸunda; yapay tatlandırıcıların ‘ateÅŸli bir taraftarı’ olduÄŸumuz söylenemez. Kalorisiz tatlandırıcılarla ilgili sorun; beynin tokluk merkezi için görünmez olmalarıdır. Bu yüzden de tatlı ihtiyacını bastıramamaları!

Sonuç ÅŸu: Canınızın bir ÅŸey daha, bir ÅŸey daha ve bir ÅŸey daha çekmeye devam etmesi… Peki ya yeni ‘doÄŸal’ tatlandırıcılar… Onlar daha mı iyi? Yoksa sadece daha mı pahalı?

İşte bu konuda bilmeniz gerekenler:

SABIR OTU ÅžURUBU

Gerçekler: Bu tatlı ÅŸurup, Güney Amerika’da yetiÅŸen kaktüs türü bir bitkiden elde ediliyor. Tadı bala benziyor. Sabır otunun kalorisi ÅŸekerle aynı. Ama şöyle bir yönü var; sofra ÅŸekerinden çok daha tatlı olduÄŸu için, daha az kullanmanız yeterli oluyor. Böylece daha az kalori alıyorsunuz. Peki, ne kadar mı? Åžekerin çeyreÄŸi ya da sekizde biri kadar sabır otu ÅŸurubuyla, ÅŸekerden alacağınız tatlandırıcı etkisinin aynısını elde edebilirsiniz.
* Bizim kararımız: Şeker ihtiyacınızı karşılamak için şeker kullanın.

STEVIA (ŞEKER BİTKİSİ)
Gerçekler: Kalorisi sıfırdır ve ÅŸekerden 200 kat daha fazla tatlandırıcı etkisi var. Bu yüzden Stevia’nın mükemmel tatlandırıcı olduÄŸunu düşünebilirsiniz. Ama çabuk karar vermeyin. EÄŸer, bu tatlandırıcının daha düz bir karın için kısa yol olduÄŸunu düşünüyorsanız, unutmayın; beyindeki tokluk merkezi tüm yapay tatlandırıcılar gibi Stevia’yı da algılamıyor!

* Bizim kararımız: Tüm tatlandırıcılar için söylenecek söz ÅŸudur: ‘DoÄŸal’ demek ‘daha iyi’ demek deÄŸildir. Ona bakarsanız siyanür de doÄŸaldır! Åžekerin tadını çıkarmak için en iyi yol, doÄŸal halidir. Meyvelerde ve doÄŸal ÅŸeker içeren diÄŸer besinlerde olduÄŸu gibi…

Bir kaşık bal 64 kalorilik enerji veriyor
DoÄŸal tatlandırıcılardan bal; yüzyıllardır saÄŸlığa olan faydaları için takdir ediliyor. Rafine edilmiÅŸ ÅŸekerden daha fazla antioksidan etkisi olduÄŸu için yaÅŸlanmaya sebep olan serbest radikalleri de hızlandırmıyor. Aslında geçtiÄŸimiz ocak ayında, Amerikan Diyetisyenler BirliÄŸi’nin yaptığı bir çalışma; bal içeren tatlandırıcıların antioksidan etki skalasında orta sıralarda olduÄŸunu saptamış. Ama asıl ÅŸok ÅŸu: Bal ÅŸekerden yüzde 33 daha fazla kalori içeriyor. Bunun anlamı ÅŸu: Bir kaşık bal 64, bir kaşık ÅŸeker ise 48 kalori.

* Bizim kararımız: Çayınıza katacağınız bir çay kaşığı bal iyidir. Ancak kalori hesabı ve kan şekeri kontrolü açısından şekerden kötüdür.

MEHMET ÖZ BESLENME ÖNERİLERİ

Yazar: Ekim 30th, 2009 in Mehmet Öz by admin

MEHMET ÖZ BESLENME ÖNERİLERİ

Yaz ayları yaklaştıkça kilo ile ilgili kaygılar da artmaya başlıyor. Bayanlar sağlıklı kilolarına kavuşmak ve güzel görünmek için çeşitli yollar deniyorlar. Bunun en temel şartı elbette ki beslenmeyi düzene sokmak. Sağlıklı beslenme yalnızca kilonuzun normale dönmesini sağlamakla kalmaz ayrıca sizi birkaç yaş gençleştirir.

Mehmet Öz tarafından hazırlanan beslenme kurallarını yalnızca yaz ayları yaklaşırken değil tüm yıl boyunca uyguladığınızda hem kilonuzu daha kolay yönetecek hem de beslenmenizi düzene sokacaksınız.

1. Yalnızca acıktığınızda yemek yiyin. Her zaman söylendiği gibi az ve sık yediğinizde hiçbir zaman aç kalmamış olursunuz. Yemek aralarında hafif ve sağlıklı besinler atıştırmak da öğünlerde tıka basa yemeyerek kilonuzu düzenlemenin ilk adımını atmanızı sağlar. Ayrıca akşam yemeğinizi yatmadan en az 3 saat önce yemeniz sizin için çok faydalı olacak.

2. Tabaklarınızı değiştirin. Yemeklerinizde kullandığınız büyük boy yemek tabaklarını küçük boylarıyla değiştirin. Tabi bunun anlamı daha küçük bir tabakla iki tabak yemek yiyerek eşit miktarda yemek değildir. Unutmayın, daha küçük tabak kullanmak porsiyonu azaltmak için size yardımcı olacaktır.

3. Mehmet Öz her gün aşağıdaki yiyeceklerden yemenizi öneriyor:
a. Toplamda 9 avuç kadar meyve ve sebze,
b. En az 20gram fındık(bir avuç kadar),
c. Özellikle sabahları yüksek oranda lif içeren tam tahıllı ekmek ya da kahvaltılık gevrek.

4. Haftada en az 3 kez balık yiyin. Omega 3 adı verilen yağ asitleri içeren balık sağlığınıza önemli katkılar sağlayacak bir besindir. Balık yiyerek hem sağlıklı hem de ince kalabileceksiniz. Doktorumuz Mehmet Öz’ün özellikle somon, sardalya, uskumru ve ton balığını öneriyor.

5. Domates yiyin. Haftada en az 10 kaşık pişmiş domates ürünü yiyerek prostat ve diğer kanserlerin riskini azaltan antioksidan likopen elde edebilirsiniz. Bir haftada 10 kaşık ketçap(katkı maddesi içermeyen) ya da kendi hazırladığınız domates sosu sağlıklı dozu almanızı sağlayacaktır.

6. Doktorunuz Mehmet Öz sıcak patatesten kaçınmanın yanında aşağıdaki besinlerden de kaçınmanızı öneriyor:
a. Trans ve/veya doymuş yağ içeren bütün yiyecekler
b. Beyaz yiyecekler; beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz makarna, krema sosları. Beyaz yiyecekler yüksek oranda işlenmiş ve yağ içeren besinlerle birlikte alınmaktadır ve bunlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
c. İçindekiler bölümünde yüksek fruktozlu mısır şurubu(high fructose corn syrup (HFCS)) içeren basit şekerler bulunan ürünler. Bunlar kan şekerinizi arttırarak yüksek kalorili yiyeceklerle beslenme arzunuzu arttırır.

7. Yemek yemeden önce su için. Her yemekten önce 1 ya da 2 bardak su içmeniz biraz doymanızı ve böylece fazla yemek yememenizi sağlar. Bu da sağlıklı kiloya kavuşmanın kolay bir yoludur.

8. Mehmet Öz’e göre aşağıda saydığımız besin destek ürünlerinden her gün almalısınız: a. En az 800 mikrogram folat, 400 IU D vitamini, 1,200 miligram kalsiyum ve 400 miligram magnezyum içeren vitamin ve mineraller b. Eğer balık yemiyorsanız, kalbe yararlı olan bu yağ asitlerinden 2gram içeren omega 3 besin destek ürünü.

mehmet öz ile EV YAPIMI KETÇAP yapımı

Yazar: Ekim 30th, 2009 in Mehmet Öz by admin

ketçap

Ev yapımı ketçap çok sağlıklı
Makarnaya ya da sosisli sandviçe koyduğunuz ketçap aslında bir sağlık deposu. İçindeki likopenin daha yararlı hale gelmesini isteyenler ketçabı evlerinde yapmalı.

Ketçap ÅŸiÅŸenizden daha çok yarar saÄŸlayabilirsiniz. Bunun tek yolu, eski ÅŸiÅŸeyi ters çevirip içinde kalan birkaç damlayı yeni ÅŸiÅŸeye aktarmak deÄŸil! Organik ketçap tüketerek, kalp hastalıkları riskini düşüren likopen alımını artırabilirsiniz. Son araÅŸtırmalar, organik ketçabın diÄŸerlerine oranla üç kat fazla likopen içerdiÄŸini gösteriyor. Organik ketçabın her gramında 183 mikrogram likopen var. DiÄŸerlerinde ise 59 mikrogram…

YAĞLA BİRLİKTE YİYİN

Peki bu maddeye niçin ihtiyacınız var.

Likopenin işlerinden biri de hücrelerle kromozomlara zarar veren serbest radikalleri kelepçelemesidir. Ayrıca vücudu terk edene kadar onlara eşlik ederek, kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklara yol açmalarını da engeller. Likopen; guava meyvesi, karpuz, pembe greyfurt ve domateste bulunur ama domatesten şırıl şırıl akmaz! Onu elde etmek için uğraşmak gerekir. Bunu yapmanın üç yolu vardır.

1. Domatesi kesin, küp küp doğrayın ve püre yapın: Bu işlemler domatesten likopen elde etmeyi kolaylaştırır.
2. Bir miktar yağla yiyin: Likopen yağda çözülen bir besindir. Bağırsaklarda emilebilmesi için biraz yağa ihtiyaç vardır. Bu yüzden salatalarınızda zeytinyağı, ceviz yağı ya da kanola yağı kullanın. Karışıma biraz da avokado ekleyin.
3. Isıtın: Isı, likopeni vücudun 16 kat daha kolay emebileceği bir forma sokar.

Prof.Dr. Mehmet ÖZ ile GENÇ GÖRÜNMEK VE GENÇ KALMAK

Yazar: Ekim 30th, 2009 in Mehmet Öz by admin

genç görünmek

Genç kalmak çok zor değil!

Prof.Dr. Mehmet ÖZ Vücudunuzun saatini geri çevirmek istiyorsanız, güç ellerinizde! Bu gerçeği araştırmalar da kanıtladı. Orta yaşlı bir kişinin sahip olduğu dört alışkanlık, onu 14 yaş gençleştirmeye denk geliyor. Bu da 50 yaşındaki bir kişinin vücut yaşının aslında 36 olabileceğini gösteriyor. İşte bunun için uygulamanız gereken kolay stratejiler:

Hareket edin: Evet bunu her zaman söylüyoruz ama her hafta antiaging’e yardımcı olabilmesi için üç fiziksel aktiviteyi düzenli olarak yapmalısınız. Bu üç fiziksel aktivite ÅŸunlar; yürümek, güç egzersizleri (ağırlık kullanarak), yüzme, bisiklet, aerobik, jogging gibi kalp ritmini hızlandıran egzersizler.

SİGARAYA HAYIR
Sebze ve meyve yiyin: Her öğünde renkleri sayın. Öğünlerinizde en az üç renk olmalıdır. Ama beyaz ve kahverengiyi bu üç renge dahil etmeyin. Domatesin kırmızısı, limonun sarısı ya da marulun yeşilini tercih edin.

Alkol konusunda dikkatli davranın: Alkolü bilinçli bir şekilde tüketmek, kalp damarlarınızı üç yıl gençleştirir. Ancak, ailesinde göğüs kanseri vakası olan kadınlara içkiyi kesinlikle önermiyoruz. Ayrıca ailesinde uyuşturucu ve alkol bağımlılığı olanların da alkolden uzak durması gerer. Kadınlar için günde bir, erkekler içinse bir veya iki kadeh içki yeterlidir.

Kötü alışkanlık yok: Siz içmeseniz bile etrafınızda içilen sigaralar size çok zarar verir. Sigara içilen bir ortama girdiğinizde ve bir saat kaldığınızda siz de en az dört tane sigara içmiş gibi olursunuz. Sigara içen birisi, sigarayı bıraktıktan beş yıl sonra, sigara içilen sekiz yılın yedi yılını geri kazanmış olur.

DUYGULARINI YAZAN MUTLULUÄžU YAKALAR
Kalem, botoks’tan daha güçlü bir etkiye sahip olabilir mi? EÄŸer iliÅŸkiniz hakkında yazmak istiyorsanız, evet olabilir. Haftada üç veya dört gün 20 dakika boyunca iliÅŸkileri hakkındaki derin düşüncelerini yazan çiftlerin; sadece günlük aktivitelerini yazan kiÅŸilere oranla aylar sonra bile iliÅŸkilerinin sürdüğü saptanmıştır.

ÖZGÜR HİSSETTİRİR
Ayrıca ilişkileri hakkında yazan kişilerin diğerlerine oranla yazdıklarında çok daha pozitif kelimelere yer verdikleri saptanmıştır. Peki tüm bunlar sizin nasıl iyi görünmenizi sağlar?
Birine bağlılık hissetmek, mutluluğun anahtar noktasıdır. Mutluluk sizin kendinizi daha sağlıklı hissetmenizi sağlar ve bu sayede mutlu ve özgür hissedersiniz. Bu size güven katar ve kendinizi güzel hissedersiniz.

STRESİ AZALTIYOR
Sevgi her zaman insanı en çok tetikleyen duygudur. Söz konusu ilişkiler olduğunda da sevgi kadar kalem ve kağıda da ihtiyaç duyarsınız. Duygularınız hakkında yazmak sizin hayatınızın diğer alanlarında da açıklığa kavuşmanızı sağlar.

Kariyeriniz, aileniz, geleceğe dair planlarınız veya ne isterseniz onu yazın. Ya da bir öğretmeninize veya kardeşinize bir teşekkür mektubu yazın. Önemli konuların üzerine odaklanmanız daha az strese girip sizin daha olumlu hissetmenizi sağlayacaktır.

ŞEKER DÜŞÜRMEK İÇİN TARÇIN
Tarçın; yumurtalı ekmeğin üstüne, elmalı turtanın ve yulaf ezmesinin içine çok yakışır. Ve kan şekerinize de iyi gelebilir. Yapılan bir araştırmada, bir aydan biraz daha fazla süre boyunca günde yarım çay kaşığı tarçın alan kişilerin kan şekerleri seviyelerinin daha iyi olduğu görülmüş.

YARIM ÇAY KAŞIĞI
Siz’e günde yarım çay kaşığı tarçın yemenizi öneririz. Tarçını, ÅŸu ÅŸekillerde tüketebilirsiniz:
Elma ve haşlanmış armut dilimlerinin üstüne serpin.
Bir tarçın çubuğunu çayınıza, sıcak çikolatanıza veya sıcak soya sütüne koyun.
Keklerin ve tam tahıl ekmeğinden yapılmış tostların üzerine bol bol serpin.
Masada tuz ve karabiberliğin yanına bir de tarçın kabı koyun ve yemeklere tuz gibi ekleyin.

DOĞRU BESLENME ÖNERİLERİ MEHMET ÖZ

Yazar: Ekim 30th, 2009 in Mehmet Öz by admin

DOĞRU BESLENME ÖNERİLERİ MEHMET ÖZ

Bayanlar sağlıklı kilolarına kavuşmak ve güzel görünmek için çeşitli yollar deniyorlar. Bunun en temel şartı elbette ki beslenmeyi düzene sokmak. Sağlıklı beslenme yalnızca kilonuzun normale dönmesini sağlamakla kalmaz ayrıca sizi birkaç yaş gençleştirir.

Mehmet Öz tarafından hazırlanan beslenme kurallarını yalnızca yaz ayları yaklaşırken değil tüm yıl boyunca uyguladığınızda hem kilonuzu daha kolay yönetecek hem de beslenmenizi düzene sokacaksınız.

1. Yalnızca acıktığınızda yemek yiyin. Her zaman söylendiği gibi az ve sık yediğinizde hiçbir zaman aç kalmamış olursunuz. Yemek aralarında hafif ve sağlıklı besinler atıştırmak da öğünlerde tıka basa yemeyerek kilonuzu düzenlemenin ilk adımını atmanızı sağlar. Ayrıca akşam yemeğinizi yatmadan en az 3 saat önce yemeniz sizin için çok faydalı olacak.

2. Tabaklarınızı değiştirin. Yemeklerinizde kullandığınız büyük boy yemek tabaklarını küçük boylarıyla değiştirin. Tabi bunun anlamı daha küçük bir tabakla iki tabak yemek yiyerek eşit miktarda yemek değildir. Unutmayın, daha küçük tabak kullanmak porsiyonu azaltmak için size yardımcı olacaktır.

3. Mehmet Öz her gün aşağıdaki yiyeceklerden yemenizi öneriyor: a. Toplamda 9 avuç kadar meyve ve sebze b. En az 20gram fındık(bir avuç kadar) c. Özellikle sabahları yüksek oranda lif içeren tam tahıllı ekmek ya da kahvaltılık gevrek

4. Haftada en az 3 kez balık yiyin. Omega 3 adı verilen yağ asitleri içeren balık sağlığınıza önemli katkılar sağlayacak bir besindir. Balık yiyerek hem sağlıklı hem de ince kalabileceksiniz. Doktorumuz Mehmet Öz’ün özellikle somon, sardalya, uskumru ve ton balığını öneriyor.

5. Domates yiyin. Haftada en az 10 kaşık pişmiş domates ürünü yiyerek prostat ve diğer kanserlerin riskini azaltan antioksidan likopen elde edebilirsiniz. Bir haftada 10 kaşık ketçap(katkı maddesi içermeyen) ya da kendi hazırladığınız domates sosu sağlıklı dozu almanızı sağlayacaktır.

6. Doktorunuz Mehmet Öz sıcak patatesten kaçınmanın yanında aşağıdaki besinlerden de kaçınmanızı öneriyor:
a. Trans ve/veya doymuş yağ içeren bütün yiyecekler
b. Beyaz yiyecekler; beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz makarna, krema sosları. Beyaz yiyecekler yüksek oranda işlenmiş ve yağ içeren besinlerle birlikte alınmaktadır ve bunlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
c. İçindekiler bölümünde yüksek fruktozlu mısır şurubu(high fructose corn syrup (HFCS) ) içeren basit şekerler bulunan ürünler. Bunlar kan şekerinizi arttırarak yüksek kalorili yiyeceklerle beslenme arzunuzu arttırır.

7. Yemek yemeden önce su için. Her yemekten önce 1 ya da 2 bardak su içmeniz biraz doymanızı ve böylece fazla yemek yememenizi sağlar. Bu da sağlıklı kiloya kavuşmanın kolay bir yoludur.

8. Mehmet Öz’e göre aşağıda saydığımız besin destek ürünlerinden her gün almalısınız: a. En az 800 mikrogram folat, 400 IU D vitamini, 1,200 miligram kalsiyum ve 400 miligram magnezyum içeren vitamin ve mineraller b. Eğer balık yemiyorsanız, kalbe yararlı olan bu yağ asitlerinden 2gram içeren omega 3 besin destek ürünü.

mehmet öz ve YOĞURT İLE GÜLÜMSEYİN

Yazar: Ekim 30th, 2009 in Mehmet Öz by admin

yoÄŸurt

Elinize bir kase yoÄŸurt alın ve gülümseyin. Ama formunuzu korumanıza yardımcı olduÄŸu ya da lezzetli olduÄŸu için deÄŸil, bunların yanı sıra gülümsemenizin her zaman mükemmel kalmasını saÄŸladığı için… (Tabii yaÄŸsız ve ÅŸekersiz yoÄŸurt olduÄŸundan emin olun.)

DİŞ ETİ ÇEKİLİYOR
Araştırmalar gösteriyor ki; yoğurt yiyen insanlar, yemeyenlere göre, daha az diş eti çekilmesi sorunu ve diş kaybı yaşıyor. Diş eti çekilmesinin birçok nedeni olabilir. Hatta diş eti çekilmesine neden olan bakteri, ayrıca iltihaplanma ve damar sertliğine de yol açabilir. Diş eti çekilmesi ise, kalp krizinden kırışıklığa, hatta iktidarsızlığa kadar pek çok probleme neden olabilir. İşte burada yoğurt devreye giriyor. Yoğurdun içindeki sağlıklı bakteri, bağırsaklarınızdaki bakteriyi etkisiz hale getirip sindiriminizi kolaylaştırdığı gibi, ağzınızdaki zararlı bakteriyi de etkisiz yapıyor.

BEŞ KAŞIK YETERLİ
AÄŸzınız ve tüm saÄŸlığınızın iyiliÄŸi için, günde sadece beÅŸ-altı kaşık yoÄŸurt bile inanılmaz iÅŸe yarar. Ama unutmayın; yoÄŸurt, diÅŸ ipinin yerini tutmaz! (Üzgünüz ama gün içinde çok daha zor iÅŸler yapıyorsunuz, diÅŸlerini diÅŸ ipiyle temizlemek o kadar da zor olamaz!) SaÄŸlıklı ve gülünce güzel görünen bir ağız için ikisine de ihtiyacınız var, ayrıca doÄŸru bir diÅŸ fırçalama tekniÄŸine de…

GÜNDE 13 CEVİZLE İÇTEN DIŞA GENÇLİK
Kalbinizi ve damarlarınızı, çocukken olduğu gibi genç tutmak istiyorsanız; dört hafta boyunca günde 13-21 tane ceviz yiyin. İşte, bu kadar basit! Bir araştırmada bir grup insan, günlük diyetlerindeki, son derece sağlıklı tekli doymamış yağları (zeytinyağı ve mısıryağı gibi) günde 13 cevizle değiştirdiğinde; birkaç hafta sonra kan damarlarının genişlediği, kan akışının daha iyi olduğu görülmüş.

SİHİRLİ BİR ETKİSİ VAR
Bir araÅŸtırmada, haftanın altı günü ceviz sayısı 21′e çıkarılmış ve kötü kolesterol LDL seviyesinin yüzde 20 oranında düştüğü görülmüş. Önemli çünkü bu, kalp krizi ve felç riskinin yüzde 18 oranında düştüğü anlamına geliyor. Genel inanışa göre kalp ve damarlara (ayrıca beyin, göz ve eklemler için de faydalı) cevizdeki Omega-3 yaÄŸları iyi geliyor. Bu doÄŸru ama sadece Omega-3 tek başına LDL’yi bu kadar düşürmeyi baÅŸaramaz. Bu da cevizde bir baÅŸka etken madde olabileceÄŸini akla getiriyor. O her ne olursa olsun, adeta bir sihir etkisi taşıyor. Cevizi sadece çerez olarak deÄŸil, yemeÄŸinize ve salatanıza ekleyerek de yiyebilirsiniz.

RAHAT SİNDİRİM İÇİN YEDİKLERİNİZİ ELEYİN!
Hayatınızda birçok şey bağırsaklarınızın işleyişini etkileyebilir ama akşam yemeğinizin bu etkenlerden bir tanesi olmamalıdır. Midenizi yumuşatmak için sevdiğiniz şeylerden vazgeçmeniz gerekmez. Kesin suçluları gıda elimine testiyle belirleyin. Bu test hiç ağrılı değildir ve uygulamak için evden çıkmanıza bile gerek yoktur.

ÜÇ GÜNLÜK TEST
Üç gün için bir grup yemeği (süt ürünleri, tahıllı ürünler, şekerli veya yapay renkli gıdalar) sıralayın ve eleyin. Bu grupları yemediğinizde midenizde ve enerji seviyenizde ne gibi değişiklikler olduğunu not edin. Sonra elediğiniz bu grupları tekrar beslenme programınıza ekleyin ve değişiklikleri görün. Bu testle, hangi gıdaların sizi harika hissettirdiğini öğrenmekle kalmayacak; nelere alerjiniz olduğunu da göreceksiniz. Düşük dereceli gıda alerjilerinin belirtileri nezleye benzer ve baş ağrısı da görülür. Bu testle sadece alışkanlıktan bazı gıdalardan uzak kalabileceksiniz.

DERİN NEFES ALARAK CİLDİNİZİ RAHATLATIN
İçinize attığınız stres bir şekilde dışarı çıkmanın yolunu bulur. Stres varsa, bedelini cildiniz öder. Strese maruz kalmış ciltler sedef hastalığı ve egzama gibi cilt hastalıklarına elverişlidir. Stresten kurtulmak için yoga dersleri ve yürüyüş seansları yapıyorsanız, cildinizin iyiliği için devam edin. En azından birkaç derin nefesle rahatlayın. İçinize çektiğiniz hava bir dalga gibi belinizden vücudunuza yayılır. Soluğunuzu verirken de karnınızı içeri doğru çekin.

BELİ KALINLAŞTIRAN YEMEK EFSANELERİ
Bazı insanlar sadece kek yemeyi düşünerek bile kilo aldıklarını söyler. Aslında bir açıdan haklı olabilirler. Yediğinizi düşündüğünüz yanlış besinler, belinizin kalınlaşmasına neden olabilir. O halde yapmanız gereken; alışkanlıklarınızı ve tarzınızı değiştirmek

Yediğiniz her yağ kiloya dönüşür
Gerçek: Yediğiniz her şey, bağırsaklarınızda sindirilirken vücudunuz tarafından kullanılmazsa, kiloya dönüşme potansiyeli taşır. Burada önemli olan vücudunuzdaki iltihaplanmayı önlemek için, fındık-fıstık ve balıkta bulunan iyi yağları tüketmektir. Ayrıca doğru yağ, kendinizi tok hissetmenizi sağlar. Böylece birkaç saat sonra elinize geçeni yeme ihtiyacı duymazsınız.

Az yağlı yiyeceklerin kalorisi de azdır
Gerçek: Az yağlı yiyecekler, bazen yağlı türleri kadar kalori içerebilir. Çünkü üreticiler, yağı azalttıklarında, yiyeceğe tat vermek için şeker ve sodyum ekler. İçeriği kontrol edin!

1 büyük porsiyon 3 küçük porsiyondan iyidir
Gerçek: Araştırmalar, bütün kalorileri bir yemek türünden alan insanların, kalorilerini üç ayrı yemekten alan insanlara göre daha çok kilo aldıklarını gösteriyor. Düşünün; karnınızı büyük porsiyon bir yemekle doldurunca her seferinde daha fazlasını istersiniz. Yapıcağınız basit; küçük porsiyonlar yiyin ve yemeğe sağlıklı yağlarla başlayın.

ACAİ BİTKİSİNİN SIRRI NEDİR

Yazar: Ekim 30th, 2009 in Mehmet Öz by admin

acai bitkisi-2acai bitkisi

Acai Bitkisinin Sırrı Nedir?
Prof.Dr.Mehmet Öz, sağlıklı gençleşme için kendi uyguladığı beslenme düzenindeki en önemli besinleri, küçük bir liste yaparak açıklıyor. Her zaman antioksidanların öneminden bahseden Öz, günlük olarak 800 mikrogram folat, 400 IU D vitamini, 1,200 miligram kalsiyum ve 400 miligram magnezyum içeren vitamin ve mineraller almanın önemini vurguluyor.

Amerika’nın ünlü televizyon şovlarından Oprah Show’a katılan Dr.Öz bu vitamin ve mineralleri hangi lezzetli besinlerden alabileceğimiz konusunda bilgiler veriyor.

Mehmet Öz’ün listesindeki en favori besin böğürtlen ailesi. Bu konudaki genel tanımı, koyu renkli tüm meyvelerin antioksidan açısından zengin olmaları yönünde. Bu noktada listenin başına ise Acai böğürtleni geliyor.

Dr. Mehmet Öz’ün de katıldığı Oprah ÅŸovunda gençleÅŸtirici ve vücudu forma kavuÅŸturucu etkisinden övgüyle bahsedilen Acai ÇileÄŸi, özellikle kiÅŸinin zinde kalmasına yardım ediyor ve onu tok tutuyor.

Güney Amerika’nın yağmur ormanlarında bulununan Acai böğürtleni, metabolizma üzerinde itici güç oluşturmakta özellikle kilo verimi sırasında vücudun adaptasyonunun gerçekleşip, kilo veriminde duraksama yaşandığı durumlarda da acai tüketimi yağların yakılmasında en önemli faktör olarak değerlendiriliyor.

Acainin diğer bir özelliği zengin posa kaynağı olmasıdır. Acai bu yönüyle , bireylerin gün boyu, tokluk hissetmelerine yardımcı olarak, ara öğünlerde atıştırma isteği ve gece yemelerine engel olabilecek niteliktedir.

Oprah Show’a katılan Mehmet Öz, Acai çileğinin birçok yararından bahsediyor. Yüksek Amino asit içermesi sayesinde Acai böğürtleni (çileği), fiziksel aktivite yapan kişilerde de kasların işlevi ve gelişmesi için de çok önemli. Acai içerdiği yağ asitleri ve amino asit bileşimi de kişide yağ yakımını ve kas gelişimine destek sağlayabiliyor.

Vücudunuzda kas kitlelerindeki artış, vücudun harcadığı enerjide artış yaratacağından kilo kaybı daha hızlı bir şekilde gerçekleşecek doğal yolla ideal kilonuza ulaşmanız sandığınız kadar zor olmayabilir.

Ender SARAÇ’tan Domuz Gribinden Korunma Yolları

Yazar: Ekim 28th, 2009 in Ender Saraç by admin

Ender Saraç
Ender SARAÇ’ın aşır vurulmak istemeyen, vurulmaması gerekenler için tavsiyeleri,
Çinko Vitamini: Kabak Çekirdeğin de bulunmaktadır veya Eczanelerden vitamin hapı olarak alınabilir.
Ester-C Vitamini: C vitamini nekadar alınırsa alınsın vücut bunun ortalama 200 ml olan kısmını kullanı gerisini sıvılaştırıp atar bu yüzden gün içersinde 6 saat arayala alınmalı. Ester-C vitamini 12 saat c vitamini yüksek tutuluyor, çiğ yeşillik, kivi tüketilebilir veya yine eczanelerden hap alabilirsiniz.
Beta-glukon: Mayada çok bulunur. Ekmeğin kuru kısmında bolca bulunur. Ekmeği kurusuyla birlikte tüketin veya yine eczanelerden hap alabilirsiniz.
Ekinezya Vitami alarak tüketin. 15 gün veya 20 günden fazla kullanmalı
Umca, hap olarak alınabilir.

Soğan, Sarımsak sofranızdan ayrılmamalı.
Karanfil, ağızdan gelen mikropları dezenfekte etmede birebirdir.
Sarımsağın kokusu sevilmiyorsa Bir cezve içinde sütle beraber haşlanıp sütü atarak sarımsaklar tüketilebilir.

Solunum yolu Enfeksiyonları ve Solunum yoluya gelen riskleri azaltmak için
Aşağıdakileri birleştirip çay yapın

* Hibiskus
* Zencefil
* ıhlamur,
* ekinesya
* karanfil
* KuÅŸburnu

Aynı şekilde, Okaliptus suda kaynatarak buharını çekmelisiniz.

Diyabet hafıza kaybını yavaşlatıyor

Yazar: Ekim 28th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

Diyabet hafıza kaybını yavaşlatıyor
Hem Alzheimer hem de şeker hastası olanlarda, hafıza kaybı daha yavaş ilerliyor

Hem Alzheimer hem de şeker hastalığı bulunanlarda hafıza kaybının sadece Alzheimer hastası olanlara oranla daha yavaş ilerlediği saptandı.

Daha önceki araÅŸtırmalar, ÅŸeker hastalarının Alzheimer’a yakalanma riskinin daha yüksek olduÄŸunu gösteriyordu.

Fransa Milli SaÄŸlık ve Tıbbi AraÅŸtırma Enstitüsü’nden Dr. Caroline Sanz ile ekibi, zaten Alzheimer hastası olanların ÅŸeker hastası da olmaları halinde zihinsel kayıp oranının etkilenip etkilenmeyeceÄŸine baktı.

Ancak ÅŸaşırtıcı bir sonuçla karşılaÅŸan bilim adamları, “BaÅŸlangıçtaki hipotezimiz, Alzheimer’ı olan hastalarda ÅŸeker hastalığının zihinsel kaybı artıracağı yönündeydi” dedi.

Yaklaşık 600 hastayı kapsayan araştırmanın başında, şekeri olan ve olmayan Alzheimer hastalarının zihinsel testlerdeki ortalama skorları 20 çıktı.

Ancak daha sonra yıllık periyodik testlerde, şekeri olmayan Alzheimerlılarda bu skor ortalama 1,24 oranında azalırken, şeker hastalarında sadece 0,38 oranında azaldı.

Şekerlilerde zihinsel kayıp oranının daha yavaş olmasının nedeni açık değil ancak bilim adamları bunun şeker hastalarının kullandığı bazı ilaçlardan kaynaklanıyor olabileceğini belirtti.

Geçen şubat ayında fareler üzerinde yapılan bir araştırmada, insülinin beyni, Alzheimer ile ilgili toksik proteinlerden koruyabildiği, bazı şeker ilaçlarının da bu etkiyi artırdığı belirlenmişti.

Çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirin

Yazar: Ekim 28th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

çocuk
Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için..

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, çocukları domuz gribine bağlı influenza ve üst solunum yolu enfeksiyonlarından korumanın ilk adımının bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi olduğuna dikkat çekti.

Aşıların düzenli yapılması, saÄŸlıklı beslenme ve kaliteli uykunun; çocukların bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Bıyıklı, “YenidoÄŸanların, süt çocuklarının ve oyun çocuklarının bağışıklık sisteminin yeterince güçlenmemiÅŸ olması enfeksiyon hastalıklarına daha kolay ve sık yakalanmalarına neden olabiliyor. Bunun dışında altta yatan kronik akciÄŸer hastalığı, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, kan hastalığı, beslenme yetersizliÄŸi olan çocuklarda enfeksiyon daha ağır seyredebiliyor. Okul çocuklarının yoÄŸun sınav ve ders dönemlerinde yorgunluk, aşırı stres nedeni ile vücut dirençlerinin düştüğü biliniyor” dedi.

Doç. Dr. Bıyıklı, sonbahar ve kış aylarında sık görülen enfeksiyonlarda virüslerin etken olduğunu belirterek, bulaşıcı olan bu hastalıkların yayılma yollarıyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Hastanın kullandığı eÅŸyalara temas edilmesi sonucu mikrop vücuda giriyor. Kısa sürede solunum yollarında çoÄŸalmaya baÅŸlıyor ve 1-3 gün içinde ateÅŸ, boÄŸaz aÄŸrısı, öksürük, halsizlik, baÅŸ aÄŸrısı, kas aÄŸrısı gibi belirtilere yol açıyor. Daha nadir olarak solunum sıkıntısı, bulantı, kusma, bilinç deÄŸiÅŸikliÄŸi, havale geçirme, döküntü gibi belirtiler de görülebiliyor. Bunlar durumun ağır olduÄŸuna iÅŸaret eden belirtilerdir. Bu mevsimlerde kapalı ortamlarda bulunulması, kreÅŸ, okul gibi kalabalık mekanlarda hasta olan bir kiÅŸiden virüsün kolaylıkla ortama bulaÅŸması nedeni ile hastalık hızla yayılabiliyor.”

Doç. Dr. Bıyıklı, çocukların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

- Aşılar eksiksiz olarak yapılmalı
- Düzenli beslenmeye önem verilmeli
- Çocukların sebze ve meyve tüketimini artırın Hazır meyve suları yerine çocuklara taze sıkılmış meyve suları içirilebilir
- Yeterli ve kaliteli uyumaları sağlanmalı
- Hekim önerisi olmadan ilaç kullanılmamalı özellikle antibiyotik kullanılmamalı
- Düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli

Sonraki Sayfa »
Saðlýk ve Týp