Diş fırçasındaki ciddi tehlike

Yazar: Eylül 20th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

b7

Selçuk Üniversitesi DiÅŸ HekimliÄŸi Fakültesi DiÅŸ Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin diÅŸ saÄŸlığı konusunda son yıllarda mesafe aldığını ancak henüz yeterli düzeyde olunmadığını söyledi.

Her konuda olduğu gibi diş sağlığının da insanların eğitimiyle yakından alakalı olduğunu ifade eden Ünlü, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde diş sağlığına çok önem verildiğini hatırlattı. AB ülkelerinde hükümetlerin ciddi yaptırımlar uyguladığını vurgulayan Ünlü, düzenli olarak 3 ayda bir diş muayenesini yaptırmayanların, ceza olarak sigortalarını kendilerinin ödediğini belirtti.

Ünlü, ülkemizde ise diş sağlığına insanların gereken özeni henüz göstermediğini anlatarak, ilköğretimde diş sağlığı eğitimi verilmesi ve bunun müfredata alınması gerektiği uyarısında bulundu.

ORTAK KULLANANLAR VAR

Türkiye’de özellikle 5-12 ve 35-44 yaÅŸ gruplarında çürük düzeyinin yüksek olduÄŸunu aktaran Ünlü, ”Sabah ve gece yatmadan önce günde en az iki kere diÅŸimizi fırçalamalıyız. Olması gereken günde 3 kere düzenli olarak fırçalanmasıdır. Ancak 2 kez fırçalanarak da diÅŸ saÄŸlığımızı koruyabiliriz” dedi.

Ünlü, diş fırçasının, diş sağlığında önemli bir yeri olduğununu anlatarak, şunları kaydetti:

”DiÅŸ fırçası en geç 3 ayda bir deÄŸiÅŸtirilmeli. Ancak ülkemizde en iyi ihtimalle bir yılda deÄŸiÅŸtiriliyor. Bazı aileler ise diÅŸ fırçasını ortak kullanıyor. Bu durum, fırçalama sırasında kiÅŸinin diÅŸ etinin kanamasıyla, diÅŸ fırçasında kalacak tortuların hastalık bulaÅŸtırma tehlikesini ortaya çıkarıyor. Bireylerin taşıdığı çok tehlikeli hastalıklar bu yolla yayılabilir. DiÅŸ fırçasının ortak kullanımı, AIDS, hepatit ve tüberküloz gibi ölümcül hastalıkların bulaÅŸma riskini ortaya çıkarıyor. Bu nedenle kesinlikle diÅŸ fırçası kiÅŸinin kendisine ait olmalıdır ve bir baÅŸkası tarafından kullanılmamalıdır.”

Böbrek hastaları çok su tüketmeli mi?

Yazar: Eylül 20th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

b6

Denizli Devlet Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Funda SaÄŸlam, böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiÄŸi ile ilgili yaygın bir ”yanlış anlayış” olduÄŸunu, aksine, yetmezlik bulunan hastaların susadıkça su içmelerinin yeterli olacağını kaydetti.

Sağlam, yaptığı yazılı açıklamada, böbrek rahatsızlığı ve yetmezliği olan hastaların dikkat etmeleri gereken konularla ilgili bilgi verdi.

Böbrek hastalarının beslenmelerine dikkat etmesinin önemine iÅŸaret eden SaÄŸlam, böbrek iÅŸlevleri yüzde 30′un altına inen hastaların, özellikle potasyum ve fosfor içeren gıdaları sınırlı tüketmeleri gerektiÄŸini bildirdi.

Funda Sağlam, sağlıklı insanların günde tüketmeleri önerilen su miktarının 1.5 ile 2 litre arasında bulunduğunu ifade ederek, şu bilgileri verdi:

”Yaz aylarında terleme ile oluÅŸan kayıplar nedeniyle, 2.5 ile 3 litre, bazen daha fazla su tüketimine gereksinim olabilir. Vücudun sıvı kayıplarında, beyindeki susama merkezi uyarılır ve susama hissi oluÅŸur. Dolayısıyla, beyin iÅŸlevleri normal olan gençler, su gereksinimi durumunda susamaktadırlar. Bu nedenle hiçbir hasta ya da saÄŸlıklı bireye, çok su içme konusunda uyarıda bulunmak gerekliliÄŸi yoktur.”

SaÄŸlam, böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiÄŸi ÅŸeklinde yaygın bir ”yanlış anlayış” bulunduÄŸunu belirterek, ÅŸunları kaydetti:

”Tuzlu yiyen ve çok su içen diyaliz hastalarında, seanslar sırasında tansiyon düşmesi yaÅŸanır ve kas kasılmalarına rastlanır. Bu durum, geriye kalan böbrek iÅŸlevlerinin daha da azalmasına ve uzun vadede hasta ömrünün kısalmasına neden olur.”

Böbrek taşı olan hastalara günde 3 litre su içme konusunda öneride bulunulabileceğine dikkat çeken Sağlam, bu hastaların çok su içmesi konusunda zorlanmaması gerektiğini anlattı.

AA

Bademciklere dikkat!

Yazar: Eylül 20th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

b5

Mevsim değişikliği bademcik hastalıklarını tetikliyor

Adıyaman Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Murat Kar, bademcik hastalığının küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. Mevsim değişikliği ile ortaya çıkacak bademcik hastalığı ile ilgili uyarılarda bulunan Dr. Kar, vatandaşlardan bademciğin oluşması halinde hemen hastaneye gelmelerini istedi.

Dr. Murat Kar, “Bademcik hastalığında geniz etinin büyük olması burundan solunuma engel oluÅŸturur. Ayrıca kulak ve sinüslerin boÅŸalımını bozarak deÄŸiÅŸik boyutta problemlere yol açar. Bu çocuklarda iÅŸitme kayıpları, horlama, ağızdan soluma, gece öksürükleri, burun akıntıları gözlenmekte. Kronik geniz eti iltihapları veya büyümeleri diÅŸ ve yüz geliÅŸiminde bozukluklar ile konuÅŸma bozukluÄŸuna yol açabilmekte.” dedi.

Bademcik ve geniz eti büyümelerinin üst solunum yolunu daraltacak boyuta ulaştığı anlatan Dr. Kar, önlem alınmadığı takdirde horlama ve apne (uykuda nefessiz kalma) gibi ciddi sorunlar başlayacağını dile getirdi.

Özellikle kış aylarında ve mevsim deÄŸiÅŸikliklerinde artış gösteren alışılagelmiÅŸ bademcik iltihabının aslında önemsenmesi gereken önemli bir hastalık olduÄŸunu kaydeden Dr. Kar, “Basit bir iltihaplanmanın bile halk arasında eklem romatizması veya kalp romatizması olarak bilinen çok ciddi hastalıklara neden olabilir. Bu durumlarda bir kulak burun boÄŸaz uzmanı ile görüşülmesinde yarar var.” diye konuÅŸtu.

Cihan

Beslenme başarıyı etkiliyor

Yazar: Eylül 20th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

b4

SaÄŸlık Bakanlığından, ”yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığı, algılamalarının azaldığı, öğrenmede güçlük ve davranış bozuklukları çektikleri, okulda devamsızlık sürelerinin uzadığı ve okul baÅŸarılarının düşük olduÄŸunun saptandığı” uyarısında bulunuldu.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, okul döneminde öğrencilerin okul başarısı yanında, büyüme ve gelişmeleri ile sağlıklı beslenmelerinin çok önemli olduğunu ifade etti.

Yetkililer, okul çağı döneminde, öğrencilerin bedensel ve zihinsel gelişimlerini en iyi şekilde tamamlamalarına ve ileri yaşlarda sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmalarına destek olunması gerektiğini vurguladı.

Yapılan çalışmalarda, ”yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığı, algılamalarının azaldığı, öğrenmede güçlük ve davranış bozuklukları çektikleri, okulda devamsızlık sürelerinin uzadığı ve okul baÅŸarılarının düşük olduÄŸunun saptandığını” belirten yetkililer, baÅŸarının artması için ÅŸu önerilerde bulundu:

”Aileler çocuklarının yalnızca okul baÅŸarılarıyla deÄŸil, onların büyüme ve geliÅŸmelerini izleme ve saÄŸlıklı beslenme davranışları geliÅŸtirmeleriyle de yakından ilgilenmeli ve kendi beslenme alışkanlıkları ile örnek olmalıdırlar.

Öğrencilere temel beslenme bilgilerinin verilmesi, öğrenilen bilgilerin davranışa dönüştürülmesi, yanlış beslenme alışkanlıklarına zamanında müdahale edilmesi ve beslenme davranışları ile örnek olma konusunda, velilerin yanı sıra, öğretmenlere de önemli sorumluluklar düşmektedir. Öğretmenler; öğrenciler ile birlikte yeterli ve dengeli beslenme konusunda çeşitli etkinlikler (bilgi yarışması, sınıf gazetesi, beslenme köşesi gibi) düzenlemeli ve bu konunun öğrenciler arasında tartışılmasına zemin hazırlamalı.

Öğrencilerin kahvaltı yapıp, yapmadıklarını sorgulamalı ve dışarıda açıkta satılan yiyecekleri tüketmemeleri konusunda sık sık uyarıda bulunmalı. Öğrencilerin boy ve ağırlık artışlarını takip etmeli ve deÄŸerlendirmeli.”

-”GÜNDE 2-3 SU BARDAÄžI SÜT”-

Çocukların beslenme çantası içeriğinin, daha önce okullara Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen menü örneklerine göre hazırlanmasının sağlanması ve içeriklerinin sıklıkla kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden yetkililer, menü hakkında şu bilgileri verdi:

”Beslenme saatlerinde; peynir, yumurta, taze sebze ve meyve gibi besinler, gazlı ve diÄŸer hazır içecekler yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyunun tercih edilmesi konusunda çocukları uyarmalı ve bu konuda veliler ile iÅŸbirliÄŸi yapmalı.

Çocukların sağlıklı beslenmesi için dört besin grubunda bulunan çeşitli besinlerden yeterli miktarlarda ve dengeli bir şekilde tüketmeleri gerekmektedir. Süt grubunda yer alan süt, yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta, kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ve tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç gibi besinlerin her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmeli.

Çocukların özellikle kemik ve diÅŸ geliÅŸimi için günde 2-3 su bardağı kadar süt veya yoÄŸurt, 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir tüketmeleri önemlidir. Ayrıca, hastalıklara karşı daha dirençli olmaları, göz, cilt ve sindirim sistemlerinin saÄŸlıklı olması için her gün en az 5 porsiyon taze sebze veya meyve tüketmeleri önerilmektedir.”

-”GÜNE KAHVALTI İLE BAÅžLANMALI”-

Öğrenciler için en önemli öğünün kahvaltı olduğunu vurgulayan yetkililer, kahvaltı yapılmadığında, dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma olduğunu bildirdi. Peynir, haşlanmış yumurta, taze meyve veya meyve suları, birkaç dilim ekmek, 1 bardak süt, poğaça çocuklar için yeterli ve dengeli bir kahvaltı örneği olduğunu belirten yetkililer, beslenme programı hakkında şu bilgileri verdi:

”Gün boyu fiziksel ve zihinsel performansın en üst düzeyde tutulabilmesi için öğün atlanmamalı. Günlük tüketilecek besinlerin 3 ana, 2 ara öğünde alınması en uygun olanıdır.

Okulda veya evde dinlenirken ve ders çalışırken açlık hissedildiğinde, şeker ve şekerli besinler, cips gibi yağlı ve tuzlu besinler veya gazlı içecekler yerine süt, yoğurt, sütlü tatlılar, ekmek arası peynir, taze sıkılmış meyve suları ve kuru meyveler tüketilmeli.

Özellikle okul çevresinde açıkta satılan besinler kesinlikle satın alınmamalı.”

Yetkililer, çocukların okul kantinleri, büfe gibi yerlerden satın aldıkları besinlerin seçiminde de dikkatli olması gerektiÄŸine dikkati çekerek, ”Süt, ayran gibi ambalajlı besinleri satın alırken etiket bilgisinde Tarım ve KöyiÅŸleri Bakanlığından üretim izninin bulunmasına ve son kullanım tarihinin geçmemiÅŸ olmasına, ambalajsız satılan tost, simit, poÄŸaça gibi yiyeceklerin de temiz ve güvenilir ÅŸekilde hazırlanmış olmasına dikkat edilmesini” önerdiler.

Yetkililer, vücudun düzenli çalışması, tüketilen besinlerin vücuda yararlılığının artırılması, çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerine olumlu katkı sağlamaları açısından fiziksel aktivitenin artırılmasına önem verilmesi gerektiğini de belirtti.

SaÄŸlıklı yaÅŸam için çocuklara el yıkama ve diÅŸ fırçalama alışkanlığının kazandırılması gerektiÄŸini de vurgulayan yetkililer, ”Kirli eller, basit bir soÄŸuk algınlığından ölümcül hastane enfeksiyonlarına kadar pek çok hastalığın nedeni olabilmektedir. Bu nedenle çocuklara, özellikle yemek yemeden önce ve sonra, tuvalete girdikten sonra, dışarıda oyun oynadıktan sonra, dışarıdan eve gelince ellerini, ılık akan su altında sabun ile iyice ovuÅŸturarak yıkamaları konusunda alışkanlık kazandırılması gerekmektedir” uyarısında bulundu.

Çocuğunuz okula gitmek istemiyor mu?

Yazar: Eylül 20th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

b3
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Bölüm Başkanı Prof.Dr. Kurtman Ersanlı, okula yeni başlayan çocuklarda görülen okul korkusunun giderilmesinde aile desteğinin önemli olduğunu söyledi.

Ersanlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okula yeni başlayan bazı çocukların, okula başlamadan önce çok istekli göründüklerini, ancak okul zamanı geldiğinde ise okula gitmek istemediklerini hatırlattı.

Okul korkusu olarak bilinen bu durumun, sıklıkla okula yeni baÅŸlayan çocuklarda görüldüğünü ifade eden Ersanlı, ”Ancak daha ileri yaÅŸlarda görülme olasılığı da var. Her sabah okula gitmek için evden çıkmak büyük sorun olur. Çocuk çeÅŸitli bahaneler ile evde kalmak ister. Okula gitmesi konusundaki zorlamalar ise, çocuÄŸun var olan sıkıntısını daha da artırır. Bu nedenle okul korkusunun giderilmesinde aile desteÄŸi önemlidir” dedi.

Okul korkusunun daha çok anaokuluna ve ilköğretim 1. sınıfa giden çocuklarda görüldüğünü ifade eden Ersanlı, şunları söyledi:

”Bazı çocuklar okula gitmek istemeyebiliyor. Okul korkuları oluÅŸuyor. Okula gitmesi konusunda ailesince zorlandığı takdirde mide bulantısı, kusma, aÄŸlama gibi ÅŸikayetler gösterebiliyor. Bu dönemlerde çocuklar neÅŸesiz, iÅŸtahı kesilip, ödevlere karşı ilgisi azalıyor. Başı, karnı aÄŸrır, midesi bulanır. Bir gün okula gitmek istemediÄŸini bildirir. Neden olarak, öğretmenden korktuÄŸunu ya da arkadaşının kendisini rahatsız ettiÄŸini söylerler. Bu nedenle aileler, çocuÄŸun her ne ÅŸekilde olursa olsun okula gitmesi gerektiÄŸini orada birçok yeni arkadaÅŸ edinerek oyunlar oynayabileceÄŸini anlatılmalıdır.”

Böyle durumlarda ailelerin çocuÄŸun okula gidiÅŸ ve çıkışlarında yanında olması önerisinde bulunan Ersanlı, ”ÇocuÄŸa sürekli yanında olduÄŸu hissi aşılanarak güven verilmelidir. ÇocuÄŸun okula gitmesi için zorlama yapılmamalıdır. Aksi taktirde ters etki yaparak çocuÄŸun kiÅŸiliÄŸinin geliÅŸmesi olumsuz yönde etkilenir”dedi.

Gıda zehirlenmelerine dikkat!

Yazar: Eylül 20th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

b2

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda MühendisliÄŸi Bölüm BaÅŸkanı Prof. Dr. Mehmet Demirci, ”Bayramlarda bol miktarda yemek yapılması ve bu yemeklerin uygun ÅŸartlarda muhafaza edilmemesi sonucunda gıda zehirlenmeleri meydana gelebilmektedir” dedi.

Demirci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ramazandaki sınırlı beslenmenin ardından bayramda genellikle aşırı yemek yendiğini hatırlattı.

Bir aylık orucun ardından fazladan alınan gıdaların vücudun dengesini bozduğunu ifade eden Demirci, bunun sonucunda hazımsızlık, mide yanması, gaz şikayetleri, mide-bağırsak hastalıkları, kusma, ishal, kabızlık, reflü gibi şikayetlerin ortaya çıkabildiğini belirtti.

Özellikle bayramlarda bol miktarda yemek yapıldığını ifade eden Demirci, bu yemeklerin uygun şartlarda muhafaza edilmemesi sonucu gıdaların bozulmasıyla gıda zehirlenmeleri meydana gelebildiğini söyledi. Pişmiş gıdalar ile çiğ gıdaların aynı ortamda muhafaza edilmesi sonucunda da gıda zehirlenmesi oluşabildiğini anlatan Demirci, şöyle konuştu:

”ÇiÄŸ gıdaların, bilhassa çiÄŸ etlerin piÅŸirilmek üzere parçalanması, doÄŸranması ve kıyılması gibi iÅŸlemler, kullanılan araç-gereçlerle çalışılan yerlerin temiz olmaması, bu iÅŸlerle uÄŸraÅŸan kiÅŸilerin kiÅŸisel temizlik kurallarına uymamaları gibi durumlar, gıdaların bu mikroorganizma ile kirlenmesini ve mikroorganizmanın üremesini kolaylaÅŸtırır.

Gıdalarda zararlı bakterilerin üremelerini kolaylaÅŸtıracak diÄŸer bir nokta da gıdanın saklandığı ortamın ısı derecesidir. Oda sıcaklığında gıdaların hazırlanması sırasındaki aÅŸamalarda bekletilme süresi ya da oda sıcaklığında unutulmuÅŸ olmaları veya kendi kendilerine soÄŸumaya terk edilmeleri, bakteri çoÄŸalması ve toksin üretimine yardımcı olur. Sıcak, yani hemen servisi yapılacak piÅŸmiÅŸ gıdaları sıcak, soÄŸuk gıdaları ise soÄŸuk olarak saklamalıdır. Hemen servisi yapılmayacak veya artan piÅŸmiÅŸ gıdaları süratli bir ÅŸekilde güvenli ısı derecesine kadar soÄŸutmak gerekir.”

-RAMAZANDAN SONRA BESLENME-Demirci, bayramda beslenmeye çok dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, öğün aralarında meyve tüketilerek fazla yemek yenmesinin engellenmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle ağır olabilecek, yaÄŸlı, tuzlu ve kızartma türlerinden kaçınılması gerektiÄŸini anlatan Demirci, ”Sebze yemekleri, yoÄŸurt ve meyve gibi ürünler tercih edilmelidir. Dost ve akraba ziyaretlerinde tatlı ikramlarında ısrar edilmemelidir. Kafein alımı sınırlı olmalı, özellikle ilk gün çay ve kahve alımına dikkat edilmelidir. Bol su içilmesi ve yürüyüş gibi egzersizler sindirimi kolaylaÅŸtıracaktır” diye konuÅŸtu.

AA

Sihirli mineral Kalsiyum

Yazar: Eylül 20th, 2009 in Sağlık Haberleri by admin

b1
Günlük kalsiyum alımınıza dikkat etmeniz iştahınızı kontrol etmenize ve kilo kaybetmenize büyük ölçüde yardımcı olabilir.

British Journal of Nutrition’da yayınlanan bir araÅŸtırmada kalsiyum eksikliÄŸi yaÅŸayan kadınlardan günlük takviye alanlar almayanlardan 4 kat daha fazla kilo kaybetmiÅŸler.

Araştırmacıların vardığı sonuca göre beynimiz kalsiyum eksikliği durumunda açlık sinyali göndererek bizi zengin mineralli yiyecekler yemeye yönetlmeye çalışıyor. Bu açlık sinyalini yüksek kalorili yiyeceklerle kapatmaya çalışanlar da elbette kilo alıyor. Ayrıca sık sık acıkan ve çok iştahlı kişilerde de kalsiyum eksikliği olma ihtimali var.

Uzmanların tavsiyesi günlük önerilen dozda kalsiyum takviyesi almak ama eğer hap yutmaktan rahatsız oluyorsanız düşük yağlı veya yağsız yoğurt ve süt tüketilmesi ayrıca fasulye ve koyu yeşil yapraklı sebzelere sofrada yer verilmesi de vücudunuzun kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır.

Selin Kunt Tütüncü
Kaynak: haberturk

Kronik Yorgunluk Sendromu

Yazar: Eylül 19th, 2009 in Sağlık Haberleri by Root

kronik  yorgunluk
Kronik yorgunluk sendromu (CFS) nedir?
Kronik yorgunluk sendromu, bazen CFS denir, ki bu sayede tüm normal, günlük faaliyetlerini yapamaz yorgun hissettiren bir durumdur. Başka belirtiler de, ama en azından 6 ay için yorgun olan ana olanıdır.

Birçok kişi bir yıl ya da iki ve geliştirmek bir relaps yok. Bazı insanlar uzun yıllar ağır yorgunluk ve diğer belirtiler devam etmektedir.

Hastalık iyi anlaşılmış değildir. Çoğu uzman şimdi bu belirtilerin kendi dizi ayrı bir hastalık olduğuna inanıyorum. Ancak bazı doktorlar bu inanmıyorum.

Orada CFS için testlerdir. Bu nedenle, birçok kişi sorun da onların hastalığını kabul ya da bunu yapmak için onların arkadaşları ve aile çektin. Inanan bir toplum olması için tanı ve çok önemli destek. Güvenebileceğiniz bir doktor olması önemlidir.

Senin yorgunluk gerçek. Bu senin kafanda deÄŸil “var.” Bu duygusal ve fiziksel faktörlerin bir kombinasyonu için vücudunuzun reaksiyondur.

CFS ne sebep olur?
Doktorlar ne CFS neden bilmiyorum. Bazen grip gibi bir hastalıktan sonra, ancak başlar herhangi bir bağlantı yok kanıtıdır. Bu faktörlerin bir numara veya tetikler birlikte CFS neden gelmek olasıdır.

belirtileri nelerdir?
Aşırı yorgunluk, veya yorgunluk, ana belirtisidir. Eğer CFS var:

• tümünü veya çok zaman yorgun hissedebilirsiniz.
• Sen Uyku sorunları olabilir veya olabilir uyan veya dinlenmiş yorgun hissediyorum.
• BT için net düşünmeye, konsantre ve daha zor olabilir hatirlatma.
• Ayrıca, ve boyun ya da koltukaltı içinde ihale bezleri baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, boğaz ağrısı olabilir.
Belirtileriniz • bir zihinsel ya da fiziksel aktivite sizin için sorun olarak kullanılan sonra alevlenmek olabilir.
Depresyon CFS ile ortak olduğunu ve diğer belirtiler kötü yapabilirsiniz. Antidepresan ilaçlar daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir.

Nasıl teşhis CFS nedir?
Orada CFS için testlerdir. Doktorlar sadece yorgunluk diğer olası nedenleri dışarı iktidar bunu teşhis edebilir. Diğer pek çok sağlık sorunları ve yorgunluk ile çoğu insan yorgunluğa neden bir şey kronik yorgunluk sendromu dışında var.

Nasıl tedavi edilir?
Orada CFS kendisi için hiçbir tedavi, ancak onun belirtileri çoğu tedavi edilebilir. Çünkü ikiniz birlikte çalışmak için ilaç ve davranış değişiklikleri size daha iyi yardımcı olacak bir kombinasyon bulmak gerekecektir doktorunuzla iyi bir ilişki önemlidir. Çünkü tedavilerin tek kombinasyonu herkes için çalışır Bazı deneme yanılma, gerekli olabilir.

Home tedavi çok önemlidir. Bu, günlük programını değiştirmek daha iyi uyku alışkanlıkları öğrenmek, gerekebilir düzenli ve hafif egzersiz alma başlar.

Danışmanlık ve KYS’lu egzersiz yardım kiÅŸilerde kademeli bir artış daha iyi olsun.

Olsa bile kolay olmayabilir, iyi bir tutum tutmak gerçekten yardımcı olur. Hayal kırıklığı, öfke döngüsüdür ve depresyon yakalanmış almak için çalışın. Öğrenme için belirtiler ile baş edebilme ve sizi iyi bir tutum tutmanıza yardımcı olabilir aynı hastalığı olanlara konuşuyorum.

Serviks Kanseri

Yazar: Eylül 18th, 2009 in Sağlık Haberleri by Root

rahimagzikanser
Serviks kanseri nedir?
Serviks kanseri oluşur rahim kontrolü dışında büyümesi üzerine anormal hücreler. Rahim boynu rahim olan vajina içine açılır alt parçasıdır. Serviks kanseri genellikle erken buldu iyileştirilebilir. Genellikle çok erken bir aşamada Pap testi bulunur.

Ne serviks kanseri neden olur?
En serviks kanseri bir virüs HPV, veya HPV denilen neden olmaktadır. Sen kim sahip biriyle cinsel ilişki olmasından HPV alabilirsiniz. Orada HPV virüsü birçok türü vardır. HPV serviks kanseri nedeni tüm türleri. Bazıları, ama genital siğiller neden başka tür bir belirtilere neden olmayabilir.

Sen HPV yıl değil, bunun farkında olabilir. Bu vücudunuzda kalır ve sonra enfekte olmuş servikal kanser yıl yol açabilir. Bunun için düzenli Pap testleri için neden önemlidir. Önce kansere dönüşme bir Pap testi rahim ağzı hücrelerinde değişiklik bulabilirsiniz. Eğer bu hücre değişiklikleri tedavi, sen serviks kanseri engelleyebilir.

belirtileri nelerdir?
Anormal servikal hücre değişiklikleri nadiren belirtilere neden. Eğer bu hücre değişiklikleri serviks kanseri olarak büyümeye Ama belirtiler olabilir. Serviks kanseri belirtileri şunlardır:

• Kanama normal değil vajina veya adet döngüsü içinde bu açıklamıyor bir değişikliği seçin.
• Kanama bir şey temas gibi cinsel ilişki sırasında ya da ne zaman bir diyafram koymak için rahim ile geliyor.
• cinsel ilişki sırasında ağrı.
• Vajinal akıntı kan ile tinged olduğunu.

Serviks kanseri nasıl teşhis edilir?
Düzenli pelvik sınavı bir parçası olarak, bir Pap testi olmalıdır. Doktor rahim boynu yüzeyinden hücre değişiklikleri aramaya hücrelerin küçük bir örnek Scrapes Pap testi sırasında. Eğer bir Pap testi anormal hücre değişiklikleri gösterir, doktorunuz aramak için başka testler yapabilir veya kanser hücreleri üzerinde olabilir.

Doktorunuz ayrıca bir Pap testi yapabilir ve doku (biyopsi) eğer böyle Seksten sonra kanama gibi serviks kanseri, belirtileri varsa bir örnek alır.

Nasıl tedavi edilir?
Erken genellikle tedavi edilebilir yakalanır Serviks kanseri. Eğer kanser çok erken yakalanır, hala tedavi sonrasında çocuk sahibi olabilir.

Servikal kanserin en aşamaları için tedavi kanser kaldırır ve çocuk sahibi olmayı mümkün kılar. Bu tedaviler şunlardır:

Ile veya her iki yumurtalık ve fallop tüpleri kaldırılmasını olmayan bir histerektomi ve pelvik lenf nodlarının çıkarılması •.
• Radyasyon tedavisi.
• Kemoterapi.
Bağlı olarak ne kadar kanser, bir veya daha fazla tedavi olabilir büyüdü. Ve tedavilerin bir kombinasyonu olabilir.

Bu korkmuş, üzgün hissediyorsanız veya kızgın sizin servikal kanser varsa dışarı bulduktan sonra yaygındır. Size daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir hastalığı vardı olanlara gör. Bölgenizdeki destek grupları hakkında doktorunuza danışın. Ayrıca, insanlar sizinle deneyimlerini paylaşacak online bulabilirsiniz.

Serviks kanseri önlenebilir mi?
Pap testi servikal kansere yol açabilir servikal hücre değişiklikleri bulmak için en iyi yoldur. Önce kansere dönüşme hemen hemen her zaman bu hücre değişiklikleri göstermek Düzenli Pap testleri. Bunu doktorunuzla anormal hücre değişiklikleri tedavisi için herhangi bir anormal Pap test sonucu sonra takip etmek önemlidir. Bu serviks kanseri önlemeye yardımcı olabilir.

A aşısı Gardasil HPV olarak adlandırılan bir araya serviks kanseri ve genital siğiller çoğu durumda neden dört türlerine karşı korur. Sen 6 ay içinde üç çekim olsun. Aşı 12 yaşında kızlar 11 için önerilir. Ayrıca 26 yaşında olan aşı zaman gençti alamadım eski için 13 kadın için önerilir.

Virüs neden olan rahim ağzı kanseri, cinsel temas yoluyla yayılır. Cinsel yolla bulaşan bir hastalığı önlemek için en iyi yolu seks yok etmektir.

Bipolar Disorder

Yazar: Eylül 17th, 2009 in Sağlık Haberleri by Root

Bipolar Disorder

Bipolar bozuklukluÄŸu neye sebep olur?
Bipolar bozukluğun nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Bunun aileler çalışan biliyorum. Ayrıca yaşam ortamı veya aile durumdan etkilenebilir. Olası bir neden beyindeki kimyasal bir dengesizlik olduğunu.

belirtileri nelerdir?
Belirtileri, mizaç dalgalanmaları bağlıdır. Bir manik olarak, çok enerjik, mutlu ya da kenarına hissedebilirsiniz. Sizin gibi çok az uyku ihtiyacı hissedebilirsiniz. Bu aşırı kendine güvenen hissedebilirsiniz. Bazı kişi veya çok para harcamak tehlikeli aktivitelere zaman manik vardır get involved.

Bir manik sonra, normal veya ruh ters yönde üzüntü, depresyon duyguları salıncak olabilir, döndürebilir ve umutsuzluk. Ne zaman Depresyonda olan, sorun düşünme ve karar verme olabilir. Bellek sorunları olabilir. Size geçmişte keyif aldık şeyler ilgi kaybedebilirsiniz. Kendiniz de öldürmekle ilgili düşünceler olabilir.

Bipolar bozukluğun ruh hali hafif ya da aşırı. Bunlar birkaç gün veya hafta veya aniden birkaç dakika veya saat içinde yavaş yavaş yere gelebilir. Ruh hali birkaç saat sürebilir veya birkaç ay.

bozukluk tanısı?
Bipolar bozukluk teşhis etmek zordur. Bunun hiçbir laboratuvar testleri uygulanır. Bunun yerine, doktor veya terapist size ve ne kadar da son var belirtilerden ne tür hakkında detaylı sorular soracaktır. Bipolar I bozukluğu tanısı olmak için) bir manik en az bir hafta (eğer hastaneye gerekiyordu daha kalıcı olmalıydı. Bu sırada, böyle daha az uyku ihtiyacı olarak, daha konuşkan olma çılgınca davranmak veya sorumsuzca faaliyetlere ciddi sonuçlar, ya da duygu olabilir mani üç veya daha fazla belirtiler olmalı eğer düşüncelerinizi yarış olarak. Bipolar II bozuklukta, manik daha şiddetli olabilir ve daha kısa.

Idrar ve kan diğer sorunlar için semptomlar neden olabilir ekarte etmek için test edilebilir.

Nasıl tedavi edilir?
Er bipolar bozukluk tespit ve tedavi, kontrol altına alma şansınızı iyi. Bir manik atak ile başa en önemli parçaları böylece erken ilaç tedavisi başlayabilirsiniz erken uyarı işaretlerini fark olduğunu özellikle manik faz için.

Ilaçların çeşitli bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır. Denemek gerekebilir önce doğru kombinasyonunu bulmak çok sizin için çalışır.

Bipolar bozukluğu olan • Çoğu kişi bir tıp bir duygudurum her gün olarak almak gerekir.
• İlaçlar antipsikotikler kontrolü altındaki bir manik faz yardımcı olarak da bilinir.
Çünkü bazı insanlar bir manik faz taşınmak neden dikkatli • Antidepresanlar depresyon bölüm için kullanılır.
İnsanlar genelde ne onlar için çalışıyor bulana kadar birkaç farklı ilaç denemeliyim. Düzenli kontrolleri nedenle eğer tedavi çalıştığını doktorunuz söyleyebilir önemlidir.

Sizin için Rehberlik ve ailenizin de önemli bir tedavi yöntemidir. Bu bazı iş ve ilişki konuları ile hastalığa neden olan baş olabilir yardımcı olabilir.

Ruh halinize Grafik sizin desen ve belirtileri görmeye başlayabilirsiniz bir yoludur. Duygularını bir defter tutun ve ne onları getirdi. Eğer ne ruh hali tetikler öğrenmek, bazen bunları önlemek mümkün olabilir.

Çünkü iyi hissediyorum İnsanlar genellikle manik faz sırasında ilaç durdurmak. Ama bu bir hata. Düzenli olarak bile daha iyi hissediyorsun ilacınızı almak zorundadır.

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »
Saðlýk ve Týp