Şişmanlık bulaşıcı

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
sismanlik-bulasici
ABD’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, şişman arkadaşı olan gençlerin kendilerinde de bir süre sonra kilo problemi görülüyor.
Ankara- Ekonomi ve İnsan Biyolojisi adlı dergide çıkan araştırmanın sonuçlarına göre, gençlerin kendi kiloları ile en yakın arkadaşlarının kiloları arasında bağlantı bulundu. 5 bin genç üzerinde 2 yıl boyunca yapılan araştırmada, bu durum “taklitçi şişmanlık” olarak adlandırıldı ve sorunun yakın arkadaşların birbirlerinin alışkanlıklarını taklit etmesinden kaynaklandığı kaydedildi.

Hawaii Üniversitesi’nden araştırmayı yapan uzmanlar, gençler arasındaki dostlukların, şişmanların birlikte takılması gibi, kiloya göre kurulma eğilimi gösterdiğini de belirttiler.

Uzmanlar, bu çalışmalarına bakarak, şişman gençlerin kilo almalarında arkadaşlarını etkileyip etkilemediği ya da gerçekten şişman gençlerin birlikte takıldığına dair sonuca varamayacaklarını kaydettiler.

Papatya ve şifa verici etkileri

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
papatya
Nefes darlığına, sarılığa, sivilce arpacık çıkmasına ve göz ağrımasına iyi geliyor.

Sarı, beyaz, kırmızı çiçekleri olan bir ottur. Yaprakları ve çiçekleri kurutulur, tablet yapılıp saklanır. Kökü de aynı şekilde toplanıp, saklanır. Galen, papatyanın yumuşatma özelliğinin güle yakın olduğunu, ancak papatyanın sıcak olduğunu ve onun sıcaklığının zeytinyağı gibi normal olduğunu söylemiştir. Papatya, yol kenarlarında, kıraç arazide yetişen bir bitkidir; bahar aylarında toplanır. Birinci derecede sıcak ve kurudur.

PAPATYANIN ŞiFA VERiCi ETKiLERi
YARARLARI: Açıcı ve yumuşatıcı yoğunluğu, çözücü etkisi yanında, hafif çekici özelliği de vardır. Muhtemelen, böyle çekici özelliği olmadan çözücü özelliği olması papatyaya hastır.

ŞiŞLER: Sıcak şişleri teskin eder ve onları soğutur. Çok sert olan şişlikleri yumuşatır, çözer. Eğer suyu içilirse, karnın iç organlarındaki yoğun şişleri yumuşatır, çözer.

HAREKET ORGANLARI: Gerilmiş, sertleşmiş eklemleri rahatlatır ve sinirleri güçlendirir; sinir sistemini takviye eder. O, güç kaybını önleyen ilaçların hepsinden daha etkilidir; çünkü onun sıcaklığı hayvan sıcaklığına benzer.

BAŞ ORGANLARI: Beyini güçlendirir; soğuk baş ağrısına iyi gelir ve beyindeki fazlalık maddelerin çözülüp atılmasını sağlar. Çünkü o, çekmeksizin çözücüdür. Bu ona ait bir özelliktir. Ağızda oluşan aft üzerinde etkilidir.

GÖRME: Gözün fazla gözyaşı salgılamasına, çapaklanmaya, sivilce ve arpacık çıkmasına, göz ağrımasına iyi gelir.

SOLUNUM: Nefes darlığına iyi gelir.

BESLENME ORGANLARI: Saraya iyi gelir.

DIŞARI ATAN ORGANLAR: İdrar söktürür, taşı atar ve özellikle, kırmızı çiçekleri olanın bu etkisi vardır. Papatya, mesanenin soğuk ve sıcak ağrılarına iyi gelir ve regl kanını söktürür. Onun suyunda parlatma etkisi vardır ve placentaya faydalıdır.

HUMMALAR: Onun yağı dört günde bir gelen nöbetleri olan hummaya yararlı olur; hastayı onun yağı ile ovmalıdır. Çok şiddetli olmayan, fakat kronik ateşli hastalıklara iyi gelir. Ayrıca, bağırsaklardaki ve diğer bölgelerdeki ateşli yaralara iyi gelir; onlara merhem şeklinde tatbik edilir.

bugün

Prostat düşmanı nar

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
nars
Prof. Dr. Halim Hattat prostat kanserini önleyen besinlerin listesini verdi. Nar suyu bu listenin başında..
“Prostat kanseri ya da prostat iltihaplanmaları; idrar problemlerine yol açarak sadece fiziksel yakınmalara neden olmaz, erkekleri psikolojik ve sosyal yönden de etkiler” diyen Prof.Halim Hattat yaşam stilinin prostat kanseri ile yakından ilişkili olduğunu belirtti.

Kanser riskini azaltan beslenme
“Prostat kanseri riskini azaltmak için et, margarin, yağda kızartılmış gıdalar, yağlı süt ürünleri tüketimi azaltılmalı ve aşırı kalsiyum alımından kaçınılmalı” diyen Hattat şu açıklamaları yaptı: ”Prostat kanserini önlemek için sebzeler, likopen içeren besinler, deniz ürünleri, tahıllar, E vitamini kabuklu kuruyemişler, soya fasulyesi, tatlı patates ve avakado, yeşil çay, soya ve nar suyu tüketilmelidir.

Neden nar suyu?
Nar suyunun kalbe faydalı olduğu birçok araştırma ile gösterildi. İçindeki “tanin” ve “antosiyanidin” lerle yüksek bir antioksidan güce sahip olan nar suyu kan akımını olumlu yönde etkilediği, kötü kolesterol LDL seviyelerini azalttığı biliniyor. Nar suyunun çok bilinmeyen bir başka faydası da son dönemde konuşulmaya başlandı.

Milyon dolarlık poz

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
milyon
Hamile poz verdi, 1 milyon dolar aldı..
Dünyanın en çok kazanan mankeni Brezilyalı Gisele Bundchen’in karnı burnunda. Ama sporcu eşinden hamile kalmadan önce bir palto markasıyla sözleşme imzalayan ünlü top model, tazminat ödememek için objektif karşısına geçmek zorunda kaldı. Çekimler için 1 milyon dolar alan ünlü top modelin karnındaki şişlik ‘photoshop’ yöntemiyle yok edildi.
ensonhaber

Ergenlikte bulaşıcı hastalıklar

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
ergenlikte
Ergenelik dönemimde cinsel yolla bulaşan hastalıklar…
Her yıl 15-19 yaş grubunda 15 milyon genç kadın doğum yapıyor. Genç yaştaki bu gebeliklerde annenin ölüm olasılığı daha geç yaşta olan gebeliklere göre iki üç kat daha yüksek oluyor.
Bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, henüz bedensel korunma sistemlerinin gelişmediği bu dönemde daha sık görülüyor.

Her yıl, 20 gençten birisi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yakalanıyor ve bu hastalıkların çoğu tedavi edilebilir olduğu halde tedavi edilmiyor.

Yüz milyon genç kız cinsel yolla bulaşan enfeksiyon nedeniyle tedavi alıyor.

Dünyada salgın halinde seyreden HIV/AIDS enfeksiyonlarının ise yüzde 40′ı 15-24 yaş grubunda görülüyor. Bu da her yıl 2 milyona yakın genç anlamına geliyor.

Uzmanlar, ergenlik döneminde yaşıtlarına göre erken ya da geç olgunlaşan çocukların “herkesin kendi vücudu için uygun olan zamanda” büyümeye başlayacağını bilmesi ve endişe yaratacak bir durum olmadığını fark etmesinin önemini vurguluyor.

Solaryum sigaradan daha tehlikeli

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
solaryum-ve-sigara
Sağlık Bakanlığı’ndan solaryum uyarısı

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, ultraviyole ışınlarının sigarada olduğu gibi vücutta birikerek kansere yol açtığını belirterek, zararlı ışınlar daha tehlikeli bir şekilde vücuda direkt olarak verildiği için solaryumları sağlık açısından önermediklerini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın (IARC), solaryumun da sigara, arsenik ve asbest gibi büyük kanser tehdidi yarattığı yönündeki uyarısını değerlendiren Tuncer, ajansın belirli dönemlerde kanserojenlerin listesini yayımlandığını kaydetti.

Şapkasız çıkmayın

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
sapka
Prof. Dr. Betül Baykan ‘tatile çıkacak migren hastalarına şapka ve gözlük kullanımı öneriyoruz’ dedi
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Baykan, migren hastalarının güneş ışığına karşı duyarlı olduklarını belirterek ‘İşi gereği dışarıda olanlara, tatile çıkacak migren hastalarına şapka ve gözlük kullanımı öneriyoruz’ dedi.

İ.E Ulagay-Menarini Group’un desteği ile Türk Nöroloji Derneği Başağrısı Çalışma Grubu’nun yürüttüğü çalışmaya göre hastaların yüzde 89.3′ü migrenin hayatını engellediğini belirtiyor. Baykan, güneş ışığının beyin sapını etkileyerek ağrı oluşturan maddelerin salınmasına ortam hazırladığını söyledi.
ensonhaber

Siz uyuyorsunuz peki ya gözleriniz

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
uyku
Uyurken gözlerimiz neler yapıyor?
Popular Science dergisinde yayınlanan haberde, psikolog Michael Breus, gözlerimizin karanlığa karşı sadece aydınlığı hissettiklerini söyledi. Bu durum, parlak ışığın ya da güneşin doğuşunun niçin bizi uyandırdığını açıklıyor.

GÖZ VE BEYİN ARASINDAKİ İLİŞKİ
Uyku süresince gözler, beyine bilgi gönderiyor. Gerçekte gözleriniz ve beyniniz arasındaki ilişkinin uyandığınızda yeniden yüklenmeye ihtiyacı var. Beynin sizin uyandığınızın farkına varmasının 30 saniye aldığını söyleyen Breus, “Bu da niçin gözlerinizi açtığınızda görüntüleri eksiksiz olarak hemen göremediğinizi açıklıyor” dedi.

Myomlar ilaçla yok edilemez

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
my
Her dört kadından birinde görülen myomlar ilaçla yok edilemez
Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Cihat Ünlü, “Myom ilaçla küçültülemez ve yok edilemez. Tek tedavisi cerrahidir. Myom tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar myomların sadece büzüşüp küçülmesini sağlayarak damarlanmasına engel olabilir” dedi.
Prof. Dr. Ünlü, önceden ilaç verilerek küçültülen ve damarlanması önlenen myomların cerrahi operasyonu kolaylaştırdığını, ancak “bir ilaç içeyim myomlarımdan kurtulayım” şeklindeki bir yaklaşımın gerçek olmadığını belirtti.

Myomun başlıca belirtileri
* Adet kanamasının fazla ve sık olması.
* Alt karın bölgesinde ağrılar görülmesi.
* Çok sık idrara çıkmak.
* Alt karın bölgesinde baskı hissi.
* Kabızlık ve gaz sorunu görülmesi.

Büyük ve kanamaya neden olanları alıyoruz
Myomların yol açtığı belirtilere göre ameliyat edilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Cihat Ünlü, “Myom büyükse, ciddi baskı ve şiddetli kanamalar varsa ameliyat ediliyor. Rahmin iç boşluğunda yerleşen myomlar var. Âdetle dökülen endometrium tabakasına komşu myomları da ameliyat ediyoruz. Rahim tabakasında olduğundan, rahim iç zarına baskı yaptığından ciddi kanama oluyor, kısırlığa neden olabiliyor” diyor. Günümüzde pek çok myom karın hiç açılmadan göbek çukurundan girilerek yani laporoskopik yöntemle ameliyat ediliyor.

Lösemiyi davet etmeyin

Yazar: Temmuz 31st, 2009 in Sağlık Haberleri by Root
lo
Çocuklarınızı temizlik amaçlı kullanılan kimyasal ürünlerden uzak tutun..
Amerikalı bilim adamları, evlerde temizlik amaçlı kullanılan kimyasal ürünler ile oda spreylerinin çocuklarda lösemi görülmesinin nedenlerinden biri olabileceğini bildirdi.

İtalyan La Stampa gazetesinin haberine göre, Georgetown Üniversitesindeki Lombardi Kapsamlı Kanser Merkezinde görev yapan bir grup bilim adamı, daha çok 3 ila 7 yaşlarındaki çocuklarda görülen akut lenfoblastik lösemi (ALL) ile evlerde temizlik için kullanılan kimyasal ürünlerin arasında bağlantı olabileceğini ortaya koydu.

Bilim adamları, araştırmada, ALL hastası 41 çocuk ve anneleri ile 41 sağlıklı çocuk ve annelerinin idrar örneklerini inceledi. Araştırmanın sonucunda hasta çocuklarda ve annelerinde, evde kullanılan birçok kimyasal üründe mevcut olan toksin maddelerin yüksek seviyede bulunduğu tespit edildi.

“Therapeutic Drug Monitoring” dergisinde yayımlanan araştırmada, bazı sağlıklı deneklerin tahlillerinde de rastlanılan bu maddelerin, ALL hastalarında ise daha yüksek miktarda bulunduğu vurgulandı.

Sonraki Sayfa »
Salk ve Tp